Zincirle nedir, Zincirle ne demek

Zincirle; Televizyon alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Resim seçiciye, bir kaynaktan gelen resmi, başka bir kaynaktan gelen resme zincirlemesi için verilen komut. (Zincirleme yapılacak ikinci kaynağın sayısı belirtilerek "ikiye zincirle!, dörde zincirle!..." biçiminde söylenir).

Zincirle ile ilgili Cümleler

  • Isırmasın diye köpeği zincirlesen iyi olur.
  • O ısırmasın diye köpeği zincirlesek iyi. olur.
  • Berbat zincirleme kazalar hafta sonunu yasa boğdu.
  • Köpek zincirlenmelidir.
  • Büyük mağaza zincirlerinin gelişiyle, küçük parfümeri dükkânlarının bazı çalışanları işlerini kaybettiler.
  • Yüreğimde zincirler kırılıyor duydun mu?
  • Yoğun trafikteki zincirleme bir kazaydı.
  • Tutsak zincirle bağlıydı.
  • Köpek direğe zincirlendi.

Zincirle anlamı, tanımı

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi

Bulanık zincirleme : Zincirlemede, ilk çekimin son görüntülerinin gittikçe bulanıklaşması; ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe seçikleşmesi durumu.

Ses zincirlemesi : Bir sesin yanı sıra başka bir sesin belirerek yavaş yavaş onun yerini alması; bir sesten başka sese yavaş yavaş geçiş.

 

Üretici yönetimli değer zincirleri : Otomotiv, uçak sanayii, bilgisayar, yarı iletkenler, ağır sanayi gibi kârların ölçekten ve teknolojik ilerlemelerden kaynaklandığı sermaye ve teknoloji yoğun sanayilerde ulusötesi üreticilerin ileri ve geri bağlantıları içerecek biçimde üretim ağlarının eşgüdümünü sağlamada merkezi bir rol oynadıkları üretim ağı.

Zincirleme arama : Her bir öğenin, aramada kendisinden sonra incelenecek öğenin yerini belirten bir gösterge içerdiği arama.

Zincirleme bankacılık : En az üç veya daha fazla birbirinden bağımsız bankanın denetiminin her birinin hisse senetleri çoğunluğuna sahip tek bir kişi veya birkaç kişinin elinde bulunduğu bankacılık sistemi.

Zincirleme borçlancı : Borçlusundan farksız olarak borcu borçlusu adına alacaklısına ödemeyi yüklenen kişi.

Zincirleme borçlanım : Borçlusundan farksız olarak borcu borçlusu adına alacaklısına ödemeyi yüklenme.

Zincirleme borçlular : Alacaklısına karşı borcun tamamından sorumlu olan kişiler.

Zincirleme müşteri arayışı : Alıcının satıcıya potansiyel alıcıları önermesiyle müşteri ağının genişletilmesine dayanan pazarlama yöntemi.

Zincirleme tepkileşim : Bir kez tetiklenince etkileşimi sona dek sürdürecek tutarda erkeyi ya da özdeği kendi içinden sağlayabilen tepkileşim.

Zincirlemek : Zincirle bağlamak. Art arda, peş peşe gelmek. Zincirleme eylemi.

Zincirlenmek : Zincirle bağlanmak. Birbirine sıkıca bağlanmak. Art arda, peş peşe sıralanmak.

Zincirlenmiş liste : Öğelerin dağınık olabileceği, buna karşılık her öğede bir sonraki öğenin yerini belirten bir tanıtıcı bulunan liste.

 

Zincirleme : Zincirlemek işi. Birbirini izleyen, art arda gelen, müteselsil, teselsül.

Zincirleme ad tamlaması : Bir ad tamlamasının ikinci bir ad tamlaması kurması.

Zincirleme isim tamlaması : Zincirleme ad tamlaması.

Zincirleme kaza : Üç veya daha çok aracın trafik kazasına karışması durumu.

Zincirleme sıfat tamlaması : Bir sıfat tamlamasına çoğu kez "-li" bazen de "-siz" veya 3. kişi iyelik eki getirilerek kurulan ikinci bir sıfat tamlaması.

Zincirleme tepkime : Art arda birden fazla tepkimenin oluşması durumu.

Zincirlenme : Zincirlenmek durumu.

Diğer dillerde Zincirle anlamı nedir?

İngilizce'de Zincirle ne demek ? : mix to!..., dissolve to!..., cross-fade!, change over!