Constituting türkçesi Constituting nedir

Constituting ingilizcede ne demek, Constituting nerede nasıl kullanılır?

Reconstituting : Yeniden kurmak. Parçaları birleştirip sonuca varmak. Su katmak. Sulandırmak. Yeniden yapılandırmak. Yeniden oluşturmak. Yeniden düzenlemek.

Constitutio : Konstitüsyon. Konstitüsyo.

Constitution : Jimnastik, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Oluşum. Esas kanun. Yaradılış. Tıynet. Temel yapı (bünye). Vücudun, insana özgü olan ve başarı yeteneğini saptayan temel yapısı. Bileşim. Hayvanların morfolojik yapısı ve fizyolojik işlevlerinin karşılıklı ve uyumlu olması sonucu vücudun çevre etkilerine gösterdiği direnç ve uyum yeteneği, konstitüsyo, konstitüsyon. Karakter.

Constitutional : Bünye ile ilgili. Yapısal. Meşrutiyet. Esaslı. Anayasal. Bünyesel. Meşruti. Yasal. Sağlık için yapılan yürüyüş.

Constitutional amendment : Anayasal değişiklik.

Constitutional law : Kanunu esasiye. Anayasal hukuk. Anayasa hukuku. Kamu kurumları ve insan hakları ile ilgili olan kanunlar. Hukuku esasiye. Anayasa.

Constitutional economics : Anayasal iktisat. Bireylerin ekonomik hak ve özgürlüklerinin korunabilmesi için devletin ekonomideki rolünün, görev ve işlevlerinin yasalarca belirlenmesini, devletin güç ve yetkilerinin sınırlandırılmasını savunan ve kamu tercihi okulu tarafından temelleri atılan iktisat öğretisi.

 

Constitutional government : Vatandaşların hakları ve sorumlulukları ayrıca devlet kurumlarının belirli yetkileri (ve ihlal edilemeyen) hakkında bilgi veren anayasaya dayalı olan hükümet. Anayasal hükümet.

Constitutional dictatorship : Anayasal diktatörlük.

Constitutional charter : Anayasa. Anayasal şart.

İngilizce Constituting Türkçe anlamı, Constituting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Constituting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coopt : Sistemin parçası haline getirmek. Oybirliğiyle seçmek. Tayin etmek. Üyeliğe seçmek. Üye olarak seçmek. Benimsenmek. İçine almak. Asimile etmek. Oyla seçmek.

Being particular about : Dikkatli olmak. Seçici olmak. Titiz olmak.

Be particular about : Titizlik göstermek. Titiz olmak. Seçici olmak. Dikkatli olmak.

Commencement : Diploma töreni. Bidayet. Başlangıç. Başlama.

Build up : Büyümek. Nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. (hastalıktan sonra) kendine gelmek. Yama. Elektronun serbest kalması sonucu, soğrulan doz debisinin derinliğine artması. Negatif kurgusunda eşlemeyi sağlamak ya da çekimlerin gerçek uzunluğunu korumak amacıyla, görüntü ya da ses kuşağının eksik bölümlerinin yerine eklenen kılavuz. çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça. Göklere çıkarmak. Kuvvetlendirmek. Biriktirmek.

Fundamental law : Temel kural. Anayasa. Temel kanun. Anayasa hukuku.

 

Cockler : Kaldırmak. Zırva. Tüfek horozunu çekmek. Hazır duruma getirmek. Rüzgargülü. Dikmek. Horoz. Tabanca horozu. Vana.

Enter into forces : Yürürlüğe girmek. Geçerlilik kazanmak (yasa vb).

Collectivisation : Ortak kullanma.

Confect : İnşa etmek. Hazırlamak. Bileşik. Malzemelerden hazırlamak. İmal etmek. Malzemeleri kullanarak hazırlamak.

Constituting synonyms : communisation, accounters, colonisation, cast a vote, carve out, choose, organise, cogs, cock, construct, chuse, cog, give effect to, organic law, confecting, chews, accounter, communization, advance, constructs, assembled, constitutes, organization, appointing, cast a ballot, law, collectivization, accredit, create, start, building up, bring into being, formation.

Constituting zıt anlamlı kelimeler, Constituting kelime anlamı

Finish : Noktalamak. Yürüyüşçü ya da koşucunun, gövdesinin herhangi bir kesimi ile varış çizgisini geçmesi. Son vermek. Varış. Mükemmelleştirmek. Tamamlamak. Mahvetmek. Atletizm, gitar alanlarında kullanılır. Bitmek. Tüketmek.

Inessential : Gereksiz. Lüzumsuz. Önemsiz şey. Gereksiz şey. Önemsiz.