Build up türkçesi Build up nedir

  • Kurmak.
  • Biriktirmek.
  • Göklere çıkarmak.
  • Yama.
  • Geliştirmek.
  • Artırmak.
  • Birikim.
  • Güçlendirmek.
  • Oluşturmak.
  • Kuvvetlendirmek.
  • Elektronun serbest kalması sonucu, soğrulan doz debisinin derinliğine artması.
  • Nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Toparlanmak.
  • Güçlenmek.
  • Büyümek.
  • Negatif kurgusunda eşlemeyi sağlamak ya da çekimlerin gerçek uzunluğunu korumak amacıyla, görüntü ya da ses kuşağının eksik bölümlerinin yerine eklenen kılavuz. çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça.
  • Övmek.
  • (hastalıktan sonra) kendine gelmek.

Build up ile ilgili cümleler

English: Try to build up your strength.
Turkish: Gücünü toplamaya çalış.

English: Reading helps you build up your vocabulary.
Turkish: Okumak kelime dağarcığınızı geliştirmenize yardım eder.

English: I want to build up my vocabulary.
Turkish: Kelime haznemi geliştirmek istiyorum.

English: You must build up your courage.
Turkish: Cesaretini toplamalısın.

Build up ingilizcede ne demek, Build up nerede nasıl kullanılır?

Build : Geliştirmek. Yapmak. İnşaatçılık yapmak. Toplanmak. Beden yapısı. Bel bağlamak. Oluşturmak. Toplamak. Örmek. Bina etmek.

Build upon : -e dayalı olmak.

Build a barrier : Set çekmek.

 

Build a bridge : Köprü kurmak.

Build a fire : Ateş yakmak.

İngilizce Build up Türkçe anlamı, Build up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Build up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accreted : Birleşmek. Artmak. Eklemek. Katılımlarla büyümek. Yapışmak.

Bolster up : Destek olmak. Cesaretlendirmek. Yastıkla beslemek. Desteklemek.

Emblazoned : Övülmüş. Armalarla süslenmiş. Yüceltilmiş. Süslenmiş. Armalarla süslemek. Kutlamak. Yüceltmek. Göklere çıkartılmış.

Slug : Yumruklaşmak. Beysbol topuna kuvvetle vurmak. Linotip baskı harf dizisi. Sümüklüböcek. Yumruk indirmek. Kabuksuz sümüklüböcek. Jeton. İşlenmemiş metal parçası. Tembellik etmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Composes : Düzenlemek. Arabuluculuk yapmak. Meydana getirmek. Yatıştırmak. Yaratmak. Toparlamak. Bileştirmek. Bestelemek. (aralarındaki anlaşmazlıkları) gidermek. Şiir yazmak.

Enthrones : Başına taç etmek. Taç giydirmek. Tahta çıkarmak. Tahta çıkartmak. Tahta geçirmek.

Amplifies : Kuvvetlendirmek (sesini). Geniş olarak açıklamak. Genişletmek. Büyütmek. (sesi) artırmak. Yükseltmek. Daha ayrıntılı bir şekilde söylemek.

Confirming : Onaylama. Takviye etmek. Tasdik etmek. Onaylamak. Kiliseye kabul etmek. Doğrulamak. Teyit edici. Onaylayan. Tasdiklemek.

Ameliorating : İyileşmek. Islah etmek. Abat eylemek. Ondurmak. Düzeltmek. İyileştirmek. Gelişmek. Düzelmek.

Backed up : Bir aracı ters yöne doğru sürmek. Geriye doğru hareket etmek. Orijinalinin zarar görmesi veya kaybolması durumunda kullanılmak üzere bir kopyasını çıkarmak. Gerilemek. Destekli. Destek vermek. Yedeklemek. Destek sağlamak. Desteklenmiş. Yardım alan.

 

Build up synonyms : enthroned, bounce back, gain strength, basing, confects, consolidates, bring into being, brace up, accrues, stiffened, cockler, pack up, bulks, enthrone, build, convalesce, aggrandise, beef up, fortifying, pick up, become strong, accumulation, amasses, collects, cemented, reprint, dilate, confecting, amassments, amassment, appoint, emblazon, enthuse about.