Confederated türkçesi Confederated nedir

Confederated ingilizcede ne demek, Confederated nerede nasıl kullanılır?

Confederate flag : Müttefik bayrak.

Confederate soldier : Müttefik asker.

Confederate states of america : 1860-61'de ayrı bir birliktelik kurmak amacıyla amerika birleşik devletleri'nden ayrılan güneyli 11 eyalet. Amerika birleşik eyaletler. Amerika müttefik devletleri. Amerika birleşik devletleri.

Confederate with : Birleştirmek.

The confederate states of america : Amerika konfedere devletleri.

Confederative : Birlikçi. Konfederasyona ait veya ilgili olan.

Confederations : Devletler birliği. İttifak. Konfederasyon. Birlik.

Hak is trade union confederation : Türkiye’den yedi ve kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti’nden de bir işçi sendikasının bir araya gelmesiyle 1976 yılında kurulan konfederasyon. Hak işçi sendikaları konfederasyonu.

Confederation : İttihat. Birlik. Birleşik devletler. Devletlerin oluşturduğu birlik veya ittifak. Devletler birliği. Üstbirlik. Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi. Konfederasyon. İttifak.

 

Confederation of labour unions : Ayrı iş kollarında kurulan aynı sendikalardan oluşan birlik. İşçi sendikaları birliği.

İngilizce Confederated Türkçe anlamı, Confederated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Confederated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assemble : Çevirmek (bilgisayar). Toplantı yapmak. Parçaları birleştirmek. Düzenlemek. Çevirmek. Toplamak. Bir araya toplamak. Bir araya koymak.

Affiliating : Üye olarak almak. Bağlamak. Üye olmak. Evlat edinmek. Kabul etmek. Üyeliğe kabul etmek. Yakınlaşmak. Katmak.

Conflated : Birleşik (iki yazı vb). Bir araya getirmek. Bir noktada bağlamak. Birleşmiş.

Ally : Ticaret serbestliği. Arkadaş. Müttefik ülke. Dost. Katılmak. Müttefik. Katmak.

Confederating : Suçortağı. İttifak olmak. Hempa. Konfederasyona bağlı kimse. Bağlaşmak. Suç ortağı.

Associated : Bağlantılı. İlgili. Birleşmiş. İlişkili. Ortak. Ortak olan.

Coupled : Akuple. Birleşmiş. İki parçanın, aracın vb. birbirine eklenmiş olma durumu. Birleştirilmiş. Bağlanmış. Çiftleşmiş. Bağlı.

Composite : Muhtelif. Terkip. Alaşım. Bileşik. Muhtelit. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Bileşikgillerden bitki. Bileşikgillerden olan (botanik terimi). Çeşitli.

Confederate : Müttefik. Suç ortağı. Suçortağı. Bağlaşmak. İttifak olmak.

Compound : Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Bileşik. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Birkaç elementden yapılmış madde. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek.

 

Confederated synonyms : assembles, conflate, amalgamate, ally to, coalesced, accrete, cogitative, assoc, accretes, be in accord, protagonist, am, unanimous, affiliates, collugative, friend, amalgamated, aggregated, affiliate, supporter, agree, allying, agglutinates, ally oneself, combinate, champion, accreted, colligative, agrees, allied, amalgamating, booster, conflates.

Confederated zıt anlamlı kelimeler, Confederated kelime anlamı

Northern : Kuzeyli. Kuzeye ait. Kuzey. Kuzeyde meydana gelen veya yaşayan. Kuzeyden gelen.

Divide : Paylaştırmak. Ayrılmak. Sınıflandırmak. İkiye ayırmak. Ayırmak. Kırışmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Bölüştürmek. Kesmek. Araları açık olmak.