Confederating türkçesi Confederating nedir

  • Bağlaşmak.
  • Suç ortağı.
  • İttifak etmek.
  • Suçortağı.
  • Konfederasyona bağlı kimse.
  • Hempa.
  • İttifak ettirmek.
  • Birleştirmek.
  • İttifak olmak.
  • Birleşmek.

Confederating ingilizcede ne demek, Confederating nerede nasıl kullanılır?

Confederation : Üstbirlik. İttifak. Devletlerin oluşturduğu birlik veya ittifak. Devletler birliği. Birlik. Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi. Konfederasyon. İttihat. Birleşik devletler.

Confederation of labour unions : İşçi sendikaları birliği. Ayrı iş kollarında kurulan aynı sendikalardan oluşan birlik.

Confederation of turkish trade union : Toplu sözleşme ve işbırakım haklarını elde etmek amacıyla türkiye’deki işçi sendikalarının 1952 yılında birleşerek kurdukları ve merkezi ankara’da olan üstbirlik. Türkiye işçi sendikaları konfederasyonu.

Confederations : Birlik. İttifak. Devletler birliği. Konfederasyon.

Confederative : Konfederasyona ait veya ilgili olan. Birlikçi.

Turkish confederation of employer associations : Türkiye’de işverenlerin hak ve çıkarlarını korumak amacıyla 1961 yılında istanbul işveren sendikaları birliği adıyla kurulan, 1962 yılında yapılan ıı. olağan genel kurul toplantısındaki tüzük değişikliğiyle bugünkü adını alan ve merkezi ankara’da olan üstbirlik. Türkiye işveren sendikaları konfederasyonu.

 

Confederate flag : Müttefik bayrak.

European trade unions confederation : Avrupa işçi sendikaları konfederasyonu.

Confederate : Suç ortağı. İttifak ettirmek. Birleşmek. Hempa. Bağlaşmak. Müttefik. İttifak etmek. Konfedere. Birleştirmek. İttifak olmak.

Labour unions confederation : İşçi sendikaları birliği. Ayrı iş kollarında kurulan aynı sendikalardan oluşan birlik.

İngilizce Confederating Türkçe anlamı, Confederating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Confederating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Am : Amerisyumun simgesi. Öğleden önce. Öö. -ım. Olmak. Üm. Amplitude modulation (genlik kiplenimi). Radyo dalgası içindeki değişimler yoluyla yayın (elektrik).

Bottle holder : Antrenör. Yardakçı. Koç.

Allying : Ticaret serbestliği. Arkadaş. Müttefik. Müttefik ülke. Katmak. Dost. Katılmak.

Confederate : Konfedere. Müttefik.

Abettor : Fitneci. Yardımda bulunan biri. Kışkırtıcı. Tahrikçi. Teşvik eden. Teşvikçi. Cinayet yoldaşı. Yardakçı.

Accrete : Büyümek. Ekli. Birleşmiş. Artmak. Yapışmak. Eklenip büyümek. Katılımlarla büyümek. Eklemek.

Assembles : Toplamak. Toplaşmak. Montaj yapmak. Çevirmek (bilgisayar). Takmak. Toplanmak. Parçaları birleştirmek. Toplantı yapmak. Çevirmek.

Aggregate : Toplaşmak. Kitlesel. Toplamak. Toplanmak. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Yekun tutmak. Ulaşmak (toplamı). Toplu. Bir araya getirmek. Bütün.

 

Amalgamating : Karışmak. Karıştırmak. Cıva ile karıştırmak.

Aggregates : Toplamak. Ulaşmak (toplamı). Toplam büyüklükler. Etmek (toplamı).

Confederating synonyms : group action, assisters, agglutinate, accomplices, cohort, joint offender, accessory before the fact, be in accord, ally oneself, ally to, accouple, accessary, accessary before the fact, coconspirator, affiliates, confederated, agree, agglutinates, amalgamated, accessory, allied, alliance, assemble, abetters, affiliate, accomplice, amalgamates, affiliating, aggregated, agrees, united, ally, accreted.

Confederating zıt anlamlı kelimeler, Confederating kelime anlamı

Divided : Munkasem. Parçalarına ayrılmış. Ayrı. Bölünmüş. Farklı. Ayrılmış. Parçalanmış.