Abettor türkçesi Abettor nedir

Abettor ingilizcede ne demek, Abettor nerede nasıl kullanılır?

Abettors : Suç ortağı. Yardakçı. Suç ortakları. Yardakçılar.

Abetted : Kışkırtmak. Yardakçılık etmek. Suça iştirak. Suça katılmak. Kışkırtılmış. Suç ortaklığı. Suç ortaklığı yapmak. Tahrik etmek.

Abetter : Müşevvik. Teşvikçi. Tahrikçi. Birisine birşeyler yapması için yardım eden ve onu cesaretlendiren kimse (özellikle yasadışı şeyler). Birisini özellikle yasadışı işler yapması konusunda kışkırtan kimse. Muharrik. Suç ortağı. Yardakçı.

Abetters : Birisine birşeyler yapması için yardım eden ve onu cesaretlendiren kimse (özellikle yasadışı şeyler). Müşevvik. Suç ortağı. Birisini özellikle yasadışı işler yapması konusunda kışkırtan kimse. Yardakçı. Tahrikçi. Teşvikçi. Muharrik.

Abetting : Azmettiren. Suça teşvik etme. Destekleme veya cesaretlendirme durumu (genellikle yanlış şeyler için). Yataklık. Kışkırtma.

Abetment : Kışkırtma. Yardakçılık etme. Cesaretlendirme. Tahrik etme. Suça teşvik. Suça katılma. Tahrik ve teşvik. Yardımda bulunma. Suç ortaklığı.

Abet : Fitlemek. Kışkırtmak. Suç ortaklığı yapmak. Sevk etmek. Yüz vermek. Suça katılmak. Yoldan çıkarmak. Kızıştırmak. Cesaret vermek. Yardımda bulunmak.

 

Alphabetarian : Alfabe öğrencisi. Alfabeyi öğrenen kimse. Yeni başlayan. Abece öğrencisi.

Aiding and abetting : Yardakçılık etmek. Suç ortaklığı yapmak. Yardım ve yataklık.

Alphabet method : Önce harflerin, sonra ab, ac, ad gibi bileşimlerin ve en sonunda sözcüklerin tanıtılmasına dayanan bir okuma öğretimi yöntemi. Abece yöntemi.

İngilizce Abettor Türkçe anlamı, Abettor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abettor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Encouragers : Ümitlendiren. Cesaretlendiren. Umutlandıran. Cesaret veren. Himaye eden. Yüz veren. Teşci eden. Yüreklendiren. Özendiren.

Prompter : Suflör. Fısıldayıcı. Önayak olan kimse. Oyun çalışmaları ve gösteri sırasında sahnenin seyirciye görünmeyen uygun bir yerinden, betiği izleyerek unutulan tümce başlanın fısıldayarak oyuncuya anımsatan görevli.

Instigative : Neden olan. Provoke eden. Fitilleyen. Tahrik eden. Körükleyici. Başlatan.

Exhorter : Yüreklendiren. Uyaran dikkatini çeken kimse. Nasihat veren. Akıl veren. İleri süren teşvik eden kimse. İkaz eden. Şiddetle tavsiye eden kimse. Uyaran. Öğütleyen.

Assisters : Yatak. Yardımcı. Yatakçı. Asistan. Muavin. Yardak. Yaver.

Accomplices : Suç ortakları. Koşuntu. Şerikler. Avene.

Accessaries : Suç ortağı olan. Aksesuar. Yardımcı.

Factionist : Bölücü. İhtilafçı. Hizipçi. Partizan.

Factious : Hizipçi. Ara bozucu. Fitne. Münafık. Ayrımcı. Kavgacı. Fesatçı. Fesat.

 

Demagog : Hizipçi. Halk avcısı. Halkavcısı. Halk tavcısı. Sözavcısı.

Abettor synonyms : demagogue, cohort, encourager, abetter, promoter, intriguer, accessory, inciters, accessory before the fact, enticing, cohorts, coat trailing, trouble maker, fomenter, initiators, instigator, exhorters, demagogues, joint offender, prompters, abetting, accomplice, fire brand, hatemonger, complice, inciter, seditious, mischief maker, assister, setter on, instigators, provoker, intriguers.