Abetter türkçesi Abetter nedir

  • Teşvikçi.
  • Birisine birşeyler yapması için yardım eden ve onu cesaretlendiren kimse (özellikle yasadışı şeyler).
  • Suç ortağı.
  • Muharrik.
  • Birisini özellikle yasadışı işler yapması konusunda kışkırtan kimse.
  • Yardakçı.
  • Tahrikçi.
  • Müşevvik.

Abetter ingilizcede ne demek, Abetter nerede nasıl kullanılır?

Abetters : Müşevvik. Teşvikçi. Tahrikçi. Yardakçı. Birisini özellikle yasadışı işler yapması konusunda kışkırtan kimse. Muharrik. Birisine birşeyler yapması için yardım eden ve onu cesaretlendiren kimse (özellikle yasadışı şeyler). Suç ortağı.

Abetted : Suça iştirak. Yardakçılık etmek. Suç ortaklığı yapmak. Kışkırtılmış. Tahrik etmek. Suç ortaklığı. Kışkırtmak. Suça katılmak.

Abetting : Destekleme veya cesaretlendirme durumu (genellikle yanlış şeyler için). Kışkırtma. Yataklık. Suça teşvik etme. Azmettiren.

Abettor : Suçortağı. Fitneci. Teşvikçi. Kışkırtıcı. Azmettiren. Suç ortağı. Yardımda bulunan biri. Müşevvik. Cinayet yoldaşı. Yardakçı.

Abettors : Yardakçı. Yardakçılar. Suç ortakları. Suç ortağı.

Abetment : Yardakçılık etme. Suç ortaklığı. Suça katılma. Kışkırtma. Azmettirme. (suça) yardımda bolunmak. Tahrik etme. Yardımda bulunma. Tahrik ve teşvik.

Aiding and abetting : Suç ortaklığı yapmak. Yardım ve yataklık. Yardakçılık etmek.

 

Abets : Yardakçılık etmek. Kızıştırmak. Yardımda bulunmak. Özendirmek (suç). Yoldan çıkarmak. Suça katılmak. Cesaret vermek. Suç ortaklığı yapmak. Yardım etmek. Tahrik etmek.

Alphabet method : Abece yöntemi. Önce harflerin, sonra ab, ac, ad gibi bileşimlerin ve en sonunda sözcüklerin tanıtılmasına dayanan bir okuma öğretimi yöntemi.

Abetalipoproteinemia : Lipoprotein üretiminin bozulması, yağın ve yağda eriyen vitaminlerin emilim bozukluğu, retina dejenerasyonu, hipokolesterolemi ve kanda akantositlerin varlığıyla belirgin, otozomal çekinik geçişli genetik hastalık. plazma lipoproteinlerinden betalipoproteinin tamamının yokluğu, akantositozis. Abetalipoproteinemi. Nadir görülen genetik düşük yoğunluklu beta lipoprotein yokluğu ve kanda akantosit varlığı ve olağanüstü derecede düşük kolestrol seviyeleri bozukluğu.

İngilizce Abetter Türkçe anlamı, Abetter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abetter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accomplice : Müşterek fail. Yardak. Şerik. Suçortağı.

Provoker : Teşvik eden. Provokatör. Kışkırtıcı. Kışkırtan kişi. Fitçi.

Cohorts : Eski romada bir alayın onda biri. Taraftar. Yandaş. Arkadaş. Hempa. Kohort. Kalabalık.

Setter on : Kışkırtıcı.

Accessary : Suç ortağı olan. Suçortağı. Aksesuar. Yardımcı.

Instigating : Kışkırtıcı.

Abettors : Yardakçılar. Suç ortakları.

Assisters : Yardımcı. Yatak. Yaver. Muavin. Yardak. Yatakçı. Asistan.

Prompters : Suflör. Önayak olan kimse. Fısıldayıcı.

Motor : Çeşitli biçimlerdeki erkeyi mekanik erkeye çeviren aygıt. (daha çok elektrik motoru anlamına kullanılır). Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Taşıt. Makine. Motor. Otomobil. Araba. Başka tür erkeyi işleyim erkesine çeviren işlerge. Otomobille gitmek. Araç.

 

Abetter synonyms : prime mover, abetters, accessors, abettor, agitators, fomenter, accessor, hellraiser, moving, accessory before the fact, bottle holder, coconspirator, promoter, agitator, stimulant, urger, provocateurs, agitating, complice, provokers, fomenters, accessory, accomplices, assister, prompter, cohort, encouragers, instigator, encourager, instigators, accessaries, motored, accessary before the fact.

Abetter ingilizce tanımı, definition of Abetter

Abetter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An instigator of an offense or an offender. One who abets.