Accessary türkçesi Accessary nedir

Accessary ingilizcede ne demek, Accessary nerede nasıl kullanılır?

Accessary after the fact : Suçluya yataklık eden. Suçun işlendiği sırada orada bulumayan. Suç işlendikten sonra suçluya yardım eden veya koruyan.

Accessary before the fact : (hukuk terimi) bir suça istişare eden ancak işlendiği sırada orada olmayan kimse. Suç ortağı.

Accessaries : Suç ortağı. Aksesuar. Yardakçı. Yardımcı. Suçortağı. Suç ortağı olan.

Access arm : Erişim kolu. Erişme kol.

Access authorization : Erişim yetkisi. Erişim yetkilendirme.

Access barred : Erişim engelli. Engellenmiş erişim.

Access control list : Erişim kontrol listesi. Acl. Erişim denetim listesi.

Access barriers : Erişim engelleri. Potansiyel müşterilerin belirli bir ürünü satın almasını önleyerek pazarı daraltan yasal engeller.

Access control key : Erişim denetim anahtarı.

Access control : Giriş kontrolü. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim. Erişim denetimi. Erişim denetim. Erişim kontrolü.

İngilizce Accessary Türkçe anlamı, Accessary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accessary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abetters : Teşvikçi. Birisine birşeyler yapması için yardım eden ve onu cesaretlendiren kimse (özellikle yasadışı şeyler). Muharrik. Birisini özellikle yasadışı işler yapması konusunda kışkırtan kimse. Müşevvik. Tahrikçi.

 

Adjoint : Sınırdaş. Eklenik. Eklenmiş. Bitişik. Mücavir. Ek. Bir işlerin ya da yöneyin tersyüz eşleniğinin alınmasıyla edinilen işler, dizey, yöney. Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Accessory : Aksesuar (kadın giysisini bütünleyen). Bir nesnenin çalıştırılması ya da işletilmesi için kendisinde bulunan ya da yardımcı niteliğindeki parçaların, gerektiğinde kırılan, bozulanların yerine konulmak üzere elde bulundurulması. Yataklık. İkinci derecede suç ortağı. Ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Yedek parça. Suç ortaklığı eden.

Fixture : Kablo. Sabit eşya (bir yapıya veya odaya ait). Demirbaş. Bağlama. Fikstür. Tamamlayıcı parça. Tamamlayan bölüm. bir bütünü tamamlayan diğer küçük eklentiler. Müştemilat.

Ornaments : Takı. Süsleme. Süs. Gurur kaynağı. Övünç kaynağı.

Abettor : Kışkırtıcı. Fitneci. Teşvik eden. Tahrikçi. Teşvikçi. Cinayet yoldaşı. Azmettiren. Müşevvik.

Acolyte : Rahip yardımcısı.

 

Accessories : Yardımcı donatım. Bir şeyin işletilmesi. Ek birimler. Donatım çantası. Donatılar. Aksesuarlar. Eklentiler. Yedek parça.

Crook : Dönemeç. Dolandırıcı. Kıvrılmak. Kanca. Piskopos asası. Hırsız. Çoban değneği. Sapı kıvrık baston. Bükmek. Sopa.

Cohort : Kalabalık. Destekçi. Taraftar. Grup (insanlardan oluşan). Arkadaş. Hempa. Türküm. Bir lejyonun onda biri. Çoğa kuşağı.

Accessary synonyms : accessory during the fact, adjuncts, attachments, accomplice, assister, knickknacks, partner in crime, accessorial, accessory after the fact, accommodating, accessaries, bottle holder, knickknack, attachment, accessorily, add on, property, malefactor, accessor, criminal, cohorts, felon, appurtenance, abetter, outlaw, fixings, accessors, confederating, adjutant, supportive, adjutants, ornament, acolytes.

Accessary zıt anlamlı kelimeler, Accessary kelime anlamı

Unsupportive : Desteksiz.

Accessary ingilizce tanımı, definition of Accessary

Accessary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, not being present, contributes as an assistant or instigator to the commission of an offense. Accessory. Accompanying, as a subordinate. Esp., uniting in, or contributing to, a crime, but not as chief actor. [Bakınız: Accessory]. Additional.