Accessary before the fact türkçesi Accessary before the fact nedir

  • Suç ortağı.
  • (hukuk terimi) bir suça istişare eden ancak işlendiği sırada orada olmayan kimse.

Accessary before the fact ingilizcede ne demek, Accessary before the fact nerede nasıl kullanılır?

Accessary : Suç ortağı. Suç ortağı olan. Aksesuar. Yardımcı. Suçortağı. [#yardak Yardakçı].

Before : Daha önce. -meden önce. Karşı. Huzurunda. Bundan önce. Önüne. Önünde. -den önce. İlerisinde. Nezdinde.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Fact : Vaka. Gerçek olay. Olay. Durum. Hakikat. Gerçek durum. Olmuş şey. Çarpınım. Vakıa.

Accessory before the fact : Kışkırtan kimse. Suç ortağı. Suça ön ayak olan kimse. Suçun işlenmesine teşvik suretiyle önceden iştirak eden ferifail. Kışkırtıcı. Azmettiren kimse.

Accept the fact : Gerçeği kabul etmek. Gerçekle yüzleşmek.

Accessory at the fact : Bir kanun ihlaline iştirak olmanın yasal sorumluluğu legal. İşlenmesi sırasında suça iştirak eden fer'i fail. İşlenmesi sırasında suça iştirak eden feri fail.

Accessory after the fact : Suçluya yataklık eden kimse.

Accessary after the fact : Suçun işlendiği sırada orada bulumayan. Suçluya yataklık eden. Suç işlendikten sonra suçluya yardım eden veya koruyan.

 

İngilizce Accessary before the fact Türkçe anlamı, Accessary before the fact eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accessary before the fact ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assisters : Asistan. Yardak. Yardımcı. Yardakçı. Muavin. Yaver. Yatak. Yatakçı.

Accessaries : Suçortağı. Aksesuar. Yardakçı. Suç ortağı olan. Yardımcı.

Cohort : Arkadaş. Çoğa kuşağı. Topluluk. Türküm. Kohort. Lejyonun onda biri. Destekçi. Taraftar. Grup (insanlardan oluşan).

Accomplices : Koşuntu. Şerikler. Avene. Suç ortakları.

Accomplice : Müşterek fail. Suçortağı. Şerik. Yardak. Yardakçı.

Coconspirator : Komplocu. Bir plan veya entrika veya komploda işbirlikçi veya ortak. Suikast tertipçisi. Komplo tertipleyen kimse. Komplo tertipçisi. Fesatçı. İşbirlikçi. Komplo işbirlikçisi. Suç işlemek amacıyla gizli ittifak oluşturan şahıs.

Accessary : Suç ortağı olan. Yardakçı. Aksesuar. Suçortağı. Yardımcı.

Abetter : Teşvikçi. Birisine birşeyler yapması için yardım eden ve onu cesaretlendiren kimse (özellikle yasadışı şeyler). Birisini özellikle yasadışı işler yapması konusunda kışkırtan kimse. Tahrikçi. Müşevvik. Yardakçı. Muharrik.

Bottle holder : Koç. Yardakçı. Antrenör.

Abetters : Teşvikçi. Müşevvik. Tahrikçi. Yardakçı. Birisine birşeyler yapması için yardım eden ve onu cesaretlendiren kimse (özellikle yasadışı şeyler). Birisini özellikle yasadışı işler yapması konusunda kışkırtan kimse. Muharrik.

Accessary before the fact synonyms : accessory before the fact, accessory, abettor, assister, abettors.