Accomplice türkçesi Accomplice nedir
Accomplice ile ilgili cümleler
English: They thought that he was an accomplice.
Turkish: Onun bir suç ortağı olduğunu düşündüler.
English: Ali refused to tell the police who his accomplice was.
Turkish: Ali suç ortağının kim olduğunu polise söylemeyi reddetti.
English: You were Tom's accomplice, weren't you?
Turkish: Sen Tom'un suç ortağıydın, değil mi?
English: He was considered an accomplice.
Turkish: O, bir suç ortağı olarak düşünüldü.
Accomplice ingilizcede ne demek, Accomplice nerede nasıl kullanılır?
Accomplices : Suç ortakları. Koşuntu. Şerikler. Suç ortağı. Avene.
Accompliceship : Suç ortaklığı. Suça iştirak. Yardaklık.
Fait accompli : Olupbitti. Olup bitti. Emrivaki. Oldubitti. Emri vaki. Olmuş bitmiş iş. Başarıyla sonlandırılmış iş. Oldu bitti.
Accompli : Oldu bitti. Fransız ifadesi fait accomplinin bir parçası (başarılmış kahramanlık).
Accomplish : Üstesinden gelmek. Tamamlamak. Almak (yol, zaman). Başarıyla tamamlamak. Başarıyla sonuçlandırmak. Bitirmek. Yerine getirmek. Becermek. Sonunu getirmek. Başarıya ulaşmak.
Accomplishable : Gerçekleştirilebilen. Başarılabilir. Yapılabilir.
Accomplished at : Bir şeyde usta.
Accomplished : Başarıyla sonlandırılmış. Kusursuz. Mükemmel. Tam. Tamamlanan. Yetenekli. Usta. Yapılmış. Başarılmış. Becerikli.
Accomplishes : Sonuçlandırmak. Becermek. Yapmak. Başarı elde etmek. Başarıyla tamamlamak. Başarmak. Almak (yol, zaman). Tamamlamak. Başarılı olarak tamamlamak. Yerine getirmek.
Accomplished violinist : Üstad kemancı. Yetenekli kemancı. Usta kemancı.
İngilizce Accomplice Türkçe anlamı, Accomplice eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Accomplice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Steerer : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaydırma arabasını yönetmekte uzmanlaşmış kişi. Kaydırmacı.
Supporter : Arka. Lehtar. Yardımcı. Lehdar. Arka çıkan kimse. Sponsor. Taraftar. Destekçi. Haya bağı. Destek olan kimse.
Confederating : Birleştirmek. İttifak ettirmek. İttifak etmek. Hempa. İttifak olmak. Konfederasyona bağlı kimse. Bağlaşmak. Birleşmek.
Confederate : Konfederasyona bağlı kimse. Bağlaşmak. Konfedere. İttifak etmek. Birleşik. Müttefik. Birleştirmek. İttifak olmak.
Abettor : Teşvikçi. Kışkırtıcı. Tahrikçi. Fitneci. Müşevvik. Azmettiren. Cinayet yoldaşı. Yardımda bulunan biri.
Decoy : Ördek tuzağı. Yemlik. Tatbikat cephanesi. Tuzağa düşürmek. Hile. Yem. Tuzak yemi. Tuzağa düşüren kimse. Ayartıcı kimse. Çığırtkan kuş.
Abetter : Muharrik. Birisine birşeyler yapması için yardım eden ve onu cesaretlendiren kimse (özellikle yasadışı şeyler). Birisini özellikle yasadışı işler yapması konusunda kışkırtan kimse. Teşvikçi. Müşevvik. Tahrikçi.
Accomplices : Koşuntu. Avene. Suç ortakları. Şerikler.
Accessory before the fact : Suçun işlenmesine teşvik suretiyle önceden iştirak eden ferifail. Kışkırtan kimse. Kışkırtıcı. Azmettiren kimse. Suça ön ayak olan kimse.
Abettors : Suç ortakları. Yardakçılar.
Accomplice synonyms : cohorts, assisters, copartners, helper, accessor, copartner, assistant, accessaries, accessary before the fact, assister, coconspirator, accessary, accessors, accessory, help, interesteds, cohort, joint offender, complice, bottle holder, abetters.
Accomplice ingilizce tanımı, definition of Accomplice
Accomplice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cooperator.

Bu kısımda Accomplice kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Accomplice ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Accomplice anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Accomplice ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.