Supporter türkçesi Supporter nedir

Supporter ile ilgili cümleler

English: He has a wealthy supporter behind him.
Turkish: Arkasında zengin bir destekleyicisi var.

English: Rev. King and his supporters were threatened.
Turkish: Muhterem kral ve onun destekçileri tehdit edildi.

English: Cesar Chavez asked that strikers remain non-violent even though farm owners and their supporters sometimes used violence.
Turkish: Cesar Chavez çiftlik sahipleri ve onların destekçileri bazen şiddet kullansalar bile greve katılanların sessiz kalmalarını istedi.

English: Not only Esperantists, but also supporters of Esperanto may participate in the Congress.
Turkish: Sadece Esperantist'ler değil fakat aynı zamanda Esperanto destekçileri de kongreye katılabilirler.

English: His supporters were afraid.
Turkish: Taraftarları korkuyorlardı.

Supporter ingilizcede ne demek, Supporter nerede nasıl kullanılır?

Ardent supporter : Gayretli takipçi. Coşkulu taraftar. Ateşli destekçi. Sadık yandaş. Ateşli savunucu.

Athletic supporter : Suspansuvar. Cinsel organları destekleyen ve koruyan elastik kemer (erkek sporcular tarafından giyilen). Sporcu çamaşırı. Atletik destekçisi.

 

Supporters : Destekçi. Lehdar. Korse. Arka çıkan kimse. Arka. Bileklik. Taraftar. Haya bağı. Suspansuvar. Destek.

Supported : Desteklenen. Desteklenmiş. Destekli. Mesnetli. Destekleniyor.

Being supported : Desteklenmiş olma. Finansal olarak destekte bulunulma. Yardım edilme. Destekli olma. Desteklenme.

Unsupported configuration : Desteklenmeyen yapılandırma.

Unsupported ladder act : Desteksiz merdiven gösterisi. Hiçbir yere dayanmayan merdiven üzerinde yapılan denge hareketlerinden tümü.

Computer supported cooperative work : Bilgisayar destekli kooperatif çalışma. Bilgisayar destekli ortak çalışma.

Unsupported bitmap type : Desteklenmeyen bit eşlem türü.

Unsupported character : Desteklenmeyen karakter.

İngilizce Supporter Türkçe anlamı, Supporter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supporter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asserters : İleri süren kimse. İddia eden kimse.

Wristlet : Saat bileziği. Bilek sargısı. Kelepçe. Bilezik.

Anchorages : Demirleme. Güven kaynağı. Demirleme yeri. Dayanak.

Adjuvant : Destekleyici. Kolaylaştırıcı. Yardımcı olan. Yardım eden. Katma. Bir hastalığın ek tedavisi olarak kullanılan (tıp veya medikal terimi). Arttırıcı. Cerrahi sonrası mikrometastazları yok etmeye yönelik yardımcı tedavi.

Accessoriness : Suç ortaklığı. Yardım. Yardımcı olma durumu.

Exponent : Bir niceliğin sağ üst köşesine, kaçıncı kuvvete yükseltileceğini göstermek için yazılan sayı. Kuvvet (matematik terimi). Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Sembol. Katsayı. Üst. Kuvvet. Örnek. Bir kayan ayrımlı gösterimde, gerçek sayı elde edilmek üzere, değişmez ayrımlı parça ile çarpılmadan önce, belirtilmemiş kayan ayrım tabanının yükseltileceği gücü gösteren sayıt. örn. 0,0001234 sayısının kayan ayrımlı gösterimi şudur: 0,1234 -3. burada -3. üst'tür. Yorumcu.

 

Driving force : İtme kuvveti. İtici güç. Olayın arkasındaki insan. Sürücü kuvvet. İtici kuvvet. Yürütücü kuvvet. Sürükleyici kuvvet. Bir nesneyi ya da bir dizgeyi devindirmek için kullanılan kuvvet.

Voucher : Kupon. Belgit. Tanıt. Karne. Kefil. Tavan fiyatın uygulandığı durumlarda istemin sunumu aşmasına bağlı olarak oluşabilecek karaborsayı önlemek amacıyla devletin belli önceliklere göre mal dağıtımını düzenlemek için verdiği ve üzerinde kullanıcının adı, geçerlilik süresi, geçerli olduğu bölge ve malın türünün belirtildiği belge. malların geçici olarak ödemeleri yapılmadan yurt dışına çıkarılmasına olanak sağlayan gümrük belgesi. Delil. Senet. Vesika. Doküman.

Anglophil : İngiliz hayranı. İngiliz dostu. Anglofil. İngiltere'ye veya ingiliz şeylere hayran kimse.

Subscriber : Onaylayan. Bağış yapmayı vadeden kimse. Parasını önceden ödeyerek karşısındakinin yapacağı bir işten belirli bir süre için yararlanan, belirgin koşulla belirli bir süre için alıcı olan. bir gazete, bir dergi ya da bölüntülü basılan herhangi bir yayına belirli bir süre için alıcı olarak bağlanan. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Katkıda bulunan. İmzalayan. Peşin para ile belirli bir süre için bir nesnenin alıcısı olma işlemi. Bağışçı. Keseneli. Abone (dergi veya gazete veya telefon için).

Supporter synonyms : graecophile, philhellenist, new dealer, boswell, derriere, encourager, indorsee, epigones, mainstay, wristlets, sympathizer, apologist, behalf, truster, espousers, bodices, advocates, backside, verifier, friend, endorsee, stays, buttressing, jockstrap, acolyte, girdle, shavian, backsides, loyalist, back, partisan, partizan, garter.

Supporter zıt anlamlı kelimeler, Supporter kelime anlamı

Nonworker : Çalışmayan kimse. Çalışmayan. İşsiz güçsüz. İşsiz olan kimse.

Supporter ingilizce tanımı, definition of Supporter

Supporter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, oxygen is a supporter of life. One who, or that which, supports.