Driving force türkçesi Driving force nedir
- Yürütücü kuvvet.
- İtme kuvveti.
- Cesaret veren kişi.
- Bir nesneyi ya da bir dizgeyi devindirmek için kullanılan kuvvet.
- Sürücü kuvvet.
- İtici güç.
- İtici kuvvet.
- Fizik alanında kullanılır.
- Olayın arkasındaki insan.
- Destekçi.
- Sürükleyici kuvvet.
Driving force ile ilgili cümleler
English: Progress is a lovely word. But its driving force is change, and change has its enemies.
Turkish: İlerleme güzel bir kelimedir. Ama onun itici gücü değişikliktir ve değişikliğin kendi düşmanları vardır.
Driving force ingilizcede ne demek, Driving force nerede nasıl kullanılır?
Driving : Kullanma. Araba gezintisi. İşletme. Çalıştırma. İşleten. Sürme. Hareket ettiren. Sevk. Canlı. Süren.
Force : İcbar etmek. Cebir. Mecbur etmek. Zorlamak. Zorlama. Çabuklaştırmak. Sıkıştırmak. Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik. Güç. Irzına geçmek.
Driving away : Defetme. Başından atma. Kovma. Gitmeye zorlama.
Driving axle : Çeker dingil aksı. Motris mil. Hareketli aks. Tahrik dingili. Çeker tekerlek dingili. İşletme mili. Matris dingil. Kumanda mili.
Driving band : Sevk çemberi.
Driving belt : Transmisyon kayışı. Çark kayışı. Tahrik kayışı.
İngilizce Driving force Türkçe anlamı, Driving force eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Driving force ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Backer : Taraftar. Arka çıkan kimse. Torpil. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bahisçi. Finansör. Arka. Belirli koşulları taşıyan bir filmin ya da televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesini, parası karşılığı isteyen kimse. Sponsor.
Impulsion : İtki. İtme. Dürtü. Sevk. Şevk. Teşvik. İtiş. Tahrik.
Absolute zero : Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Salt sıfır. Mutlak sıfır. Saltık sıfır.
Absorption band : Soğurma bandı. Soğurum kuşağı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Absorpsiyon bandı.
Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.
Propulsion : İleriye sürme. Tahrik. İleriye doğru sürme. Yürütücü güç. İleri itiş. Yürütme. Sevk. İtme.
Impulsions : Sevk. İtme. İtiş. İtki. Dürtü. Teşvik. Tahrik.
Abcoulomb : Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. On kulon. Saltık coulomb. Abkulon.
Endorser : Bir senedin arkasını imzalayarak devreden kişi. krş.ciro. İmzalayan. İmza eden. Ciranta. Ciro eden kimse. Tecimsel belgitleri imzalayan, aktarımı yapan kişi. Cirocu. Ciro eden. Aktaran.
Motored : Otomobille gitmek. Motor. Araç. Motorlu. Araba. Arabayla götürmek. Makine. Otomobil. Muharrik.
Driving force synonyms : outworking, repulsive forces, absolute concentration, acoustic absorptivity, acoustic feedback, backers, absorption loss, repulsive force, impetus, propulsive force, cohorts, cohort, buttress, follower, buttresses, propellant, impulse, driving power, abnormal reflection, propelling force, outwork, absorption edge, adherers, booster, compressive force, motor, repulsion, propellants, absolute units, abampere, accelerometer, prime mover, absorptiometer.

Bu kısımda Driving force kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Driving force ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Driving force anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Driving force ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.