Driving türkçesi Driving nedir
- İşletme.
- Canlı.
- Sürücü.
- İşleten.
- Sürücülük.
- Hareket ettiren.
- Sürüş.
- Çeviren.
- Sevk.
- Kullanma.
- Araba gezintisi.
- Çalıştırma.
- Çalıştıran.
- Süren.
- Sürme.
Driving ile ilgili cümleler
English: After she had passed her driving test, she bought a car.
Turkish: Test sürüşünü geçtikten sonra bir araba aldı.
English: After driving for eight hours, Moustapha just couldn't drive any longer.
Turkish: Sekiz saat araba sürdükten sonra Mustafa sadece artık süremedi.
English: A cowboy is driving cattle to the pasture.
Turkish: Bir kovboy sığırları otlağa götürüyor.
English: A woman was driving a car on a country road.
Turkish: Bir kadın bir taşra yolunda araba sürüyordu.
English: A boy was driving a flock of sheep.
Turkish: Bir oğlan koyun sürüsünü güdüyordu.
Driving ingilizcede ne demek, Driving nerede nasıl kullanılır?
Driving away : Gitmeye zorlama. Kovma. Başından atma. Defetme.
Driving axle : Kumanda mili. Çeker tekerlek dingili. Matris dingil. Motris mil. Tahrik dingili. Hareketli aks. İşletme mili. Çeker dingil aksı.
Driving band : Sevk çemberi.
Driving belt : Tahrik kayışı. Çark kayışı. Transmisyon kayışı.
Driving chain : Transmisyon zinciri. Tahrik zinciri.
Driving mechanism : İşletme düzeneği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşletme mekanizması. Geçiş düzeneği. Çeşitli sinema aygıtlarında, filmin düzenli olarak yol almasını sağlayan ve bir motora bağlı olarak dönen makaralar, eksenler, dişliler, tırnaklardan oluşan düzenek. Çalıştırma mekanizması.
Driving line : Sahnenin iç üstünde bulunan ve perdenin açılıp kapanmasını sağlayan tel. Perde teli.
Driving engine : Tahrik motoru.
Driving clock : Irakgörürleri döndürerek yıldızların izlenmesini sağlayan saat düzeni. Döndürücü saat.
Driving license : Sürücü ehliyeti. Oto ehliyeti. Sürücü belgesi. Ehliyet.
İngilizce Driving Türkçe anlamı, Driving eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Driving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Keeper : Bir şeyi veya bir yeri yöneten. Bakıcı. Kaleci. İşletmeci. İşgüder. Özgür olarak kendileri adına, özel ya da devlete ilişkin bir kurulda kişilere ve kamu işlerine ilişkin işlemleri izlemekele görevli kişiler. Muhafaza eden. Sorumlu.
Forwarding : Bir malın bir yerden bir başka yere, bir kişiden bir başka kişiye gönderilmesi. Nakliyat. Nakliye. Taşımacılık. Nakletme. Taşıma. İrsal. Sevkiyat. Gönderme.
Dialers : Telefon numarası çevirici. Otomatik arayıcı. Bağlayıcı. Arayan. Çevirici. Çevirmeli bir telefon kullanarak bir internet servis sağlayıcısına bağlanan program (bilgisayar).
Disk drive : Disk sürücü. Disket sürücü. Disk sürücü birim. Bir disk veya disketi okuyan ya da bunlar üzerine yazan bilgisayar donanımı. Disk sürücüsü.
Accesses : Yaklaşım. Erişmek. Erişme. Methal. Yanaşmak. Giriş. Bilgisayar sistemine girip bilgi almak izni (bilgisayar). Erişim. Hastalık nöbeti.
Bouncy : İstekli. Zıpır. Yaşam dolu. Canli. Yerinde duramayan. Hevesli.
Translator : Çevirici izlence. Çevirici. Çeviri yapan kimse. Bir dilde yazılmış bir yapıtı başka dile aktaran kişi. Yazılı çeviri yapan kimse. Çevirmen. Tercüman. Mütercim.
Dynamic : Faal. Hareketli. Bilgisayar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Devingen. Mekanik gücü olan. Dinamik. Enerjik. Devingen ayrım, çekim, film, kurgunun yarattığı etki, nitelik. alıcının devindirilmesinden doğan durum. duruk'un karşıtı. Devimsel.
Drivers : Arabacı. Sert yönetici. Golfte ağaç sopa. Hayvan güden kimse. Makinist. Şoför.
Drover : Çoban. Sığırtmaç. Hayvan sürüsü idare eden kişi. Celep. Sığır çobanı. Davar tüccarı. Sürüyü pazara götüren kimse. Davar çobanı. Hayvan idarecisi.
Driving synonyms : runner, exploiter, animated, inciting, eye liner, access, employer, germinates, disposal, bobbish, business corporation, expedition, continuations, alive, drive, consignments, enterprises, energetic, consignment, airy, dispatch, enclosers, business organization, bouncier, encloser, deportations, dabbing, instigation, deportation, chauffeurs, animate, handlings, expeditions.
Driving zıt anlamlı kelimeler, Driving kelime anlamı
Lethargic : Letarjik. Uyuşuk. Uyku halinde. Aşırı halsiz. Uyuşuklukla ilgili olan. uyuşukluk gösteren.
Driving antonyms : undynamic.
Driving ingilizce tanımı, definition of Driving
Driving kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having great force of impulse. The act of pressing or moving on furiously. The act of forcing or urging something along. As, a driving wind or storm.

Bu kısımda Driving kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Driving ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Driving anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Driving ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.