Keeper türkçesi Keeper nedir

  • Bekçi.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • İşleten.
  • Bakıcı.
  • Muhafız.
  • Koruyucu.
  • Bir şeyi veya bir yeri yöneten.
  • Muhafaza eden.
  • İşletmeci.
  • İşgüder.
  • Kaleci.
  • Özgür olarak kendileri adına, özel ya da devlete ilişkin bir kurulda kişilere ve kamu işlerine ilişkin işlemleri izlemekele görevli kişiler.
  • Sorumlu.
  • Çalıştıran.

Keeper ile ilgili cümleler

English: Am I my brother's keeper?
Turkish: Biraderimin bakıcısı mıyım ben?

English: The first time Ali brought Mary home, his mother said, "This one's a keeper."
Turkish: Ali ilk kez Mary'yi eve getirdiğinde onun annesi "bu bir kaleci." dedi.

English: Ali is a keeper.
Turkish: Ali bir kaleci.

English: Finders keepers!
Turkish: Kim bulduysa onundur!

English: He's a goal keeper.
Turkish: O bir kaleci.

Keeper ingilizcede ne demek, Keeper nerede nasıl kullanılır?

Bee keeper : Arı yetiştiricisi. Bal üretmeleri üzere arı tutan kimse. Arıcı.

Book keeper : Mali kayıtları sağlayan kimse. Muhasebeci. Sayman. Mali işler müdürü. Finans müdürü.

Box keeper : Özel bölme sorumlusu. Tiyatroda localara bakan sorumlu kişi.

Brothel keeper : Genelev patroniçesi. Genelevci. Genelev sahibi. Fahişelik yapılan evin sahibi.

Cash keeper : Muhasebeci. Parayı saklayacağı konusunda güvenilen kimse.

Diary keeper : Günlük tutan kimse. Günlük tutan.

 

Saloon keeper : Bir tavernanın sahibi veya işletmecisi. Meyhaneci veya bar sahibi. Meyhaneci. Meyhane sahibi. Salon sahibi.

Orchard keeper : Meyve bahçesi bakımı ile yükümü olan kimse.

Magnet keeper : Manyetik şönt.

Door keeper : Sahne kapıcısı. Tiyatro kapıcısı. Tiyatro yapısının kapıcısı. Sahnenin giriş kapısı önünde bekleyen ve görevliler dışında kimseyi sahneye sokmayan bekçi.

İngilizce Keeper Türkçe anlamı, Keeper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keeper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nanny : Çocuğun bakımında anneye yardımcı olan kimse. Eğitici anne. Dadı. Dişi keçi.

A error : A-hatası.

Conservative : Dikkatli. İhtiyat. Alçak gönüllü. Gösterişsiz. Konservatif. Mutedil. Hiç aşırıya kaçmayan. Göze çarpmayan. Ölçülü. Korunumlu.

Game warden : Av bekçisi (resmi). Av koruyucusu. Avlama kurallarını uygulayan görevli.

Caregiver : Tıbbi veya hemşirelik tedavi hizmeti sunan kimse. Hasta bakıcı. Tıbbi görevli. Hastabakıcı.

Chaperoning : Şaperon. Genç kıza eşlik etmek. Gardiyan. Genç kıza eşlik eden yaşlı kadın. Korumak veya bekçilik etmek.

Custodians : Kapıcı. Veli. Müze sorumlusu. Sorumlu kimse. Müdür. Vasi. Emanetçi. Yönetici kimse.

Conservator : Vasi. Tasfiye memuru. Kayyım. Müze müdürü. Korumacı. Veli.

Aalens linear regression model : Aalen doğrusal bağlaşım modeli.

Goalie : File bekçisi.

Keeper synonyms : prison guard, lighthouse keeper, greenskeeper, house sitter, critter sitter, pet sitter, a priori information, nursemaid, goal keeper, stumpers, curator, gamekeeper, answerable, escort, goalies, contraceptive, employer, stumper, babyminder, broker, a posteriori probability, dry nurse, amenable, jailor, face shield, businessman, care taker, baby minder, guards, blameworthy, exploiters, demulcent, operating.

 

Keeper ingilizce tanımı, definition of Keeper

Keeper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, holds or has possession of anything. One who, or that which, keeps.