Accessory türkçesi Accessory nedir
- Ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır.
- Yedek parça.
- Yardımcı.
- Yardakçı.
- Yataklık.
- İkinci derecede suç ortağı.
- Eklenti.
- Kayaçlarda çok yaygın olarak bulunan mineraller.
- Aksesuar.
- Muharrik.
- Suçortağı.
- Aksesuar (kadın giysisini bütünleyen).
- Suç ortaklığı eden.
- Bir nesnenin çalıştırılması ya da işletilmesi için kendisinde bulunan ya da yardımcı niteliğindeki parçaların, gerektiğinde kırılan, bozulanların yerine konulmak üzere elde bulundurulması.
- Suç ortağı.
Accessory ile ilgili cümleler
English: He was arrested as an accessory to the robbery.
Turkish: Soygunun suç ortağı olarak tutuklandı.
English: That glittering accessory doesn't go with your sweatshirt. Try this on!
Turkish: Bu ışıltılı aksesuvar senin svetşörtüne uymuyor. Bunu dene!
English: Having sold him the murder weapon makes you an accessory to uxoricide.
Turkish: Ona cinayet silahını satman onun karısın öldürmek için seni suç ortağı yapar.
English: You're supposed to be an accessory.
Turkish: Bit yardımcı olman gerekiyor.
Accessory ingilizcede ne demek, Accessory nerede nasıl kullanılır?
Accessory after the fact : Suçluya yataklık eden kimse.
Accessory at the fact : Bir kanun ihlaline iştirak olmanın yasal sorumluluğu legal. İşlenmesi sırasında suça iştirak eden fer'i fail. İşlenmesi sırasında suça iştirak eden feri fail.
Accessory before the fact : Kışkırtıcı. Kışkırtan kimse. Suç ortağı. Suça ön ayak olan kimse. Azmettiren kimse. Suçun işlenmesine teşvik suretiyle önceden iştirak eden ferifail.
Accessory box : Malzeme kutusu.
Accessory breathing organ : Yardımcı solunum organı. Bazı balıklarda birinci solungaç kemerinin epibranşiyalının vaskülarizel genişlemesiyle biçimlenen ve atmosferik solunum için kullanılan bir organ.
Accessory contract : Feri mukavele. Ana mukaveleye eklenen anlaşma. Ek sözleşme. Fer'i mukavele.
Accessory pigment : Bitkilerde ve fotosentetik bakterilerde güneş ışığından enerji elde edilmesinde klorofillere yardımcı olan görünen ışığı absorbe eden pigmentler. Yardımcı pigment. Bitkilerde bulunan fotosenteze yardımcı olan ışık soğurucu pigment.
Accessory corpus luteum : İkincil sarı cisim. Kısraklarda gebeliğin 40-13 günleri arasında salgılanan pmsg (ecg) etkisiyle, yumurtalıkda gelişen foliküllerin lutenleşmesi sonucu oluşan ve gebeliğin devamı için gerekli progesteronu salgılayan yardımcı sarı cisim, aksesör korpus luteum. Aksesör korpus luteum.
Accessory bud : Ek gonca.
Accessory gland : Bir beze ya da organa bağlı olan yardımcı bezler; üreme kanallarına bağlı özel bezler. prostat bezi, bulbo üretral bez gibi. Yardımcı bez. Mukoz bezi. Eklenti bezi.
İngilizce Accessory Türkçe anlamı, Accessory eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Accessory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Appurtenance : Mülkiyet hakkı. Müştemilat. İrtifak hakkına ilave hak. Ek. Teferruat. İlave.
Accessary : Suç ortağı olan.
Adjutant : Merkez kısım amiri. Emir subayı. Muavin. Hint leyleği. Yaver. Emir astsubayı.
Auto accessory : Araba aksesuarı.
Fixture : Fikstür. Kablo. Armatür. Tamamlayan bölüm. bir bütünü tamamlayan diğer küçük eklentiler. Eklentiler. Demirbaş. Tamamlayıcı parça. Bağlama. Tesisat.
Spare part : Bir taşıtın bozulan ya da aksayan parçalarını değiştirmek için kullanılan parça. Yedek malzeme. Bir bilgisayar dizgesinin bakım onarımının etkin biçimde sağlanabilmesi için bakımcının elinde hazır bulunması gereken herhangi bir birleşen.
Abettor : Müşevvik. Tahrikçi. Yardımda bulunan biri. Teşvikçi. Kışkırtıcı. Azmettiren. Fitneci. Teşvik eden.
Spare : Serbest. Söylememek (tatsız bir şeyi). Kıt. Esirgemek. Arık. Sıska. Zayıf. İdareli kullanmak. Az kullanan. Canını bağışlamak.
Accessories : Yardımcı donatım. Donatım çantası. Aksesuarlar. Ek birimler. Donatılar. Eklentiler. Bir şeyin işletilmesi.
Belt : Kemer. Kayış. Kemerle dövmek. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Yumruk indirmek. Sarmak. Kemer takmak. Kemerle bağlamak. Kuşakla bağlamak. Kemer bağlamak.
Accessory synonyms : article of clothing, cohort, adjoints, wear, cohorts, motored, add in, motor, confederate, confederating, accouterment, trappings, assisters, property, receiving and concealing, appendage, additions, clothing, prime mover, abettors, duplicate part, attachment, add on, alcove, annexe, accoutrement, attachments, fixings, accomplices, bottle holder, complice, interpolations, adjuncts.
Accessory zıt anlamlı kelimeler, Accessory kelime anlamı
Unsupportive : Desteksiz.
Accessory ingilizce tanımı, definition of Accessory
Accessory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Aiding in a secondary way. Contributing or contributory. Connected as an incident or subordinate to a principal. As, he was accessory to the riot. Something additional and subordinate. That which belongs to something else deemed the principal. Accompanying as a subordinate. Said of persons and things, and, when of persons, usually in a bad sense. Additional. Accessory sounds in music.

Bu kısımda Accessory kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Accessory ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Accessory anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Accessory ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.