Eklenti nedir, Eklenti ne demek

  • Bir şeye eklenmiş olan, ek durumunda bulunan parça

"Eklenti" ile ilgili cümleler

  • "Ondan öğrendiklerim, onun ufku, onun kadar olmasa da birkaç önemli eklenti dışında, bugün de tümüyle geçerlidir." - R. Mağden

Sosyoloji'deki anlamı:

Köy ya da kasaba topluluklarının kom, oba, uzak mahalle gibi parçalarından her biri.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Kayaçlarda çok yaygın olarak bulunan mineraller.

Bilimsel terim anlamı:

Bir yapıya sonradan eklenmek üzere yapılmış olan ve anayapıya bağlı olması her kez gerekmeyen yardımcı bölüm.

Kasaba ya da köy gibi küçük yerleşme yerlerini oluşturan kom, oba adı da verilen uzak komşuluk birimlerinden her biri.

genel uygulayım: Bir nesne, araç, aygıt ve benzeri bütünleyen parçalardan her biri, yedek parça.

İngilizce'de Eklenti ne demek? Eklenti ingilizcesi nedir?:

add-in, annex, accessory

Fransızca'da Eklenti ne demek?:

conjugaison

Eklenti hakkında bilgiler

Plug-in, kendi başına çalışabilen bir program için, genellikle çok özel bir alanda duyulan gereklilik üzerine geliştirilen, programa yeni özellikler ekleyen yazılımdır. Plug-inler ana programdan bağımsız çalışamaz.

Eklenti ile ilgili Cümleler

  • Benim kişisel bilgisayarıma Microsoft Office yükledim, bu yüzden bana eklenti gönderdiğinde lütfen onun dosya formatını kullan.
  • Bu ücretsiz tarayıcı eklentisini yüklemek ister misiniz?
  • Windows ile eklentilere sahip olmak zorundasın,yoksa o dosyalarını okumaz.
 

Eklenti kısaca anlamı, tanımı:

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

Parça : Pasaj. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Tane.

Çalış : Çalma işi.

Program : Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. İzlence. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

 

Gereklilik : Gerekli olma durumu, lüzum. Zorunluluk.

Geliş : Gelme işi.

Eklenti tiroit bezi : Tiroidin yakınında veya trakenin boyun kısmı üzerinde veya hyoid bölgesinde görülen, kırmızı esmer renkte ve tiroit bezinin yapısına ve işlevine benzer özellikte olan çok küçük bir bez, glandula tiroidea aksessorya.

Eklenti yumurtalık : Yumurtalığın ikiden fazla olmasıyla belirgin yapılış bozukluğu, artık yumurtalık, aksesör ovaryum.

Eklentiler : Herhangi bir yapıya göre ayrı bir işlevi bulunan bölümler veya yapılar, müştemilat. Tamamlayan bölüm. Bir bütünü tamamlayan diğer küçük eklentiler.

Diğer dillerde Eklenti anlamı nedir?

İngilizce'de Eklenti ne demek? : n. annex, accessory, addition

Fransızca'da Eklenti : ajout [le], ajoutage [le], annexe [la], apartenance [la], rajout [le]

Almanca'da Eklenti : n. Einschub, Nachschrift

Rusça'da Eklenti : n. добавка (F), придаток (M), аффикс (M), суффикс (M)