Crook türkçesi Crook nedir

Crook ile ilgili cümleler

English: Even crooked tree gives shade.
Turkish: Eğri büğrü ağaç bile gölge verir.

English: I have crooked teeth.
Turkish: Benim çarpık dişlerim var.

English: Ali isn't a crook.
Turkish: Ali bir dolandırıcı değildir.

English: Ali is a crook.
Turkish: Ali bir sahtekar.

English: I'm not a crook.
Turkish: Ben bir sahtekar değilim.

Crook ingilizcede ne demek, Crook nerede nasıl kullanılır?

Crook backed : Kambur.

By hook or by crook : Şöyle ya da böyle. Nasıl olursa olsun. Öyle ya da böyle. Ne yap et. Her ne pahasına olursa olsun. Ne yapıp edip. Allem edip kallem edip. Ama öyle ama böyle.

By hook or crook : Ne yapıp yapıp. Öyle ya da böyle. Şu veya bu şekilde.

Crookback : Kambur.

Crookbacked : Omurga deformitesi nedeniyle anormal bir şekilde çıkıntılı sırtı olan. Kambur. Kambur olan.

Crooked calf disease : Çarpık bacaklı buzağı hastalığı. İneklerin gebeliğin 40-7 günleri arasında acı bakla türü bitkileri tüketmeleri sonucu, doğan buzağılarda ön bacaklarda çarpıklık, tortikollis, bilek dikleşmesi, damak yarığı, üst çene kemiği kısalığı, skoliozis, kaburgalarda biçim bozuklukları ve kifozisle belirgin iskelet bozukluğu, artromiyodisplasiya kongenita.

 

Crookedness : Çarpıklık. Eğrilik.

Crookes tube : Boşluk tüpü. Crookes tüpü.

Crookedly : Deforme olmuş bir biçimde. Ahlaksızca. Eğik veya kıvrılmış bir şekilde. Namussuzca. Kıvrılmış halde. Virajlı bir şekilde. Çarpık çurpuk bir şekilde.

Crookery : Sahtekar uygulamalar. Hileli işler. Dalavereli işler.

İngilizce Crook Türkçe anlamı, Crook eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crook ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor : Dışarı çeken kas. Abduktor. Dışarı çeken kas (anatomi terimi). Oğurlayan. Kaçıran kişi. Oğru. Uzaklaştırıcı, abduksiyo yaptırıcı. Uzaklaştırıcı. Adam kaçıran.

Cracksman : Kasa hırsızı. Ev hırsızı. Soyguncu.

Kidnaper : Adam kaçıran. Adam kaçıran kimse. Çocuk hırsızı. Çocuk kaçıran.

Crank : Manivela. Sabit fikir. Saplantı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Saplantılı kimse. Acayip kimse. Kol. Eski alıcı ve göstericilerde, aygıtı çalıştırmak için elle döndürülen, alıcı ya da göstericinin düzeneğini devindiren sap. Yol vermek.

Burglars : Soyguncu. Ev hırsızı. Evden hırsızlık yapan. Hırsız (ev soyan). Ev soyan hırsız. Ev soyguncusu. Ev veya bina hırsızı.

Crampon : Kenet. Tırmanma demiri. Çivi. Buz mahmuzu. Krampon. Mengene.

Coat hook : Çengel. Pardesü askısı.

Beating : Kötek. Bozgun. Pataklama (argo terim). Vuruş. Dövme. Dövüş. Yenilgi. Dayak atma. Alt etme.

Contorts : Eğmek. Burmak. Eğme. Burma. Buruşturmak. Buruşmak. Çarpıtmak. Saptırmak.

 

Bends : Çökmek (diz). Eğilmek. Yönelmek. Esnetmek. Katlamak. Vurgun. Eğmek.

Crook synonyms : mafioso, law offender, suborner, fugitive from justice, gun moll, moon curser, gangster's moll, strong armer, hoaxer, coxed, huckster, bend, fugitive, hucksters, outlaw, coil up, cudgeled, crozier, gaolbird, kidnapper, coxswains, billy, contort, racketeer, artful dodger, cant, crampons, winding, grappler, badmen, bunko, bilks, bracket.

Crook zıt anlamlı kelimeler, Crook kelime anlamı

Straight line : Düz çizgi. Doğru hat. Düz doğru. Düz çizgili. Doğru.

Straighten : Halletmek. Düzlemek. Doğrultmak. Düzelmek. Doğrusunu açıklamak. Kalkmak. Çözmek. Düzeltmek. Doğrulmak. Yoluna koymak.

Crook ingilizce tanımı, definition of Crook

Crook kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To have a curvature. To bend. A bend, turn, or curve. To wind. To turn from a straight line. To curve. Flexure. To curve. To bend. Curvature.