Bükülmek nedir, Bükülmek ne demek
"Bükülmek" ile ilgili cümle örnekleri
- "Yerde kenarı bükülmüş bir seccade vardı." - F. R. Atay
Diğer sözlük anlamları:
Eğilmek.
Bükülmek anlamı, tanımı:
Bükülme : Bükülmek işi.
Beli bükülmek : Yaşlılık yüzünden güçsüz kalmak, bir iş yapamayacak duruma düşmek.
Eğilip bükülmek : Bir kimsenin karşısında sıkıntı, utanç vb. duygularını açığa vuracak hareketlerde bulunmak.
Kırılıp bükülmek : Kırıtarak, kibarlığa özenerek konuşmak.
Bükme : Bükülmüş kaytan veya iplik. Vücudun bir bölümünü yanındaki bölüm üzerine kıvırma, germe karşıtı. Bükmek işi.
Katlanmak : Hoş olmayan bir duruma, güç şartlara dayanmak, tahammül etmek. Katlama işi yapılmak.
İplik : Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri.
Eğrilmek : Eğri duruma gelmek.
Eğilmek : Bir yana doğru eğik duruma gelmek. İnsan, bir işi yapmak için belini eğmek. Bir işi önemseyip ele almak. Başkasının baskısını veya egemenliğini benimsemek, kabul etmek.
Yönelmek : Hedef almak. Amaç olarak benimsemek, yönlenmek. Belli bir yön tutmak, yüzünü belli bir yöne doğru çevirmek, teveccüh etmek, yönlenmek.
Konu : Üzerinde konuşulan şey, bahis. Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje.
Olmak : Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Uymak, tam gelmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Sarhoş olmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Sürdürmek, yürütmek. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Geçmek, tamamlanmak. Bulunmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yol açmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Yitirmek, elinden kaçırmak.
Diğer dillerde Bükülmek anlamı nedir?
İngilizce'de Bükülmek ne demek? : v. bend, twist, fold, crook, curl up, curve, spring, twine, wind
Fransızca'da Bükülmek : fléchir, se plier, se ployer, s'incurver, s'infléchir, se tordre
Almanca'da Bükülmek : sich beugen, sich biegen, sich bücken, sich krümmen
Rusça'da Bükülmek : v. гнуться, сворачиваться, свертываться, заворачиваться, кривиться, сгибаться, горбиться, жаться, закручиваться, скрючиваться, свернуться, свернуться, завернуться, скривиться, согнуться, закрутиться, скрючиться


Bu kısımda Bükülmek nedir? Bükülmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bükülmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bükülmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.