Crookedness türkçesi Crookedness nedir

Crookedness ingilizcede ne demek, Crookedness nerede nasıl kullanılır?

Crooked calf disease : Çarpık bacaklı buzağı hastalığı. İneklerin gebeliğin 40-7 günleri arasında acı bakla türü bitkileri tüketmeleri sonucu, doğan buzağılarda ön bacaklarda çarpıklık, tortikollis, bilek dikleşmesi, damak yarığı, üst çene kemiği kısalığı, skoliozis, kaburgalarda biçim bozuklukları ve kifozisle belirgin iskelet bozukluğu, artromiyodisplasiya kongenita.

Crooked neck : Hindilerin, mycoplasma melagridis enfeksiyonun sonucu hava kesesi yangısından kaynaklanan boynun eğilmesiyle belirgin hastalık tablosu. Çarpık boyun hastalığı.

Make crooked : Çarpıtmak. Yamultmak.

Crooked : Bükülü. Çarpık çurpuk. Hilekar. Sahtekar. Namussuz. Eğri. Çarpık. Deforme olmuş. Çökmüş. Dolandırıcı.

Crookedly : Virajlı bir şekilde. Ahlaksızca. Namussuzca. Çarpık çurpuk bir şekilde. Deforme olmuş bir biçimde. Kıvrılmış halde. Eğik veya kıvrılmış bir şekilde.

İngilizce Crookedness Türkçe anlamı, Crookedness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crookedness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distortions : Saptırma. Bozukluk. Çarpıtma. Distorsiyon. Bükülme.

 

Curvature : Eğrilme. Eğiliş. Bükülme. Kıvrıklık. Eğim derecesi. Eğrilik derecesi. Kavislenme. Kurvatür. Eğilme.

Skewness : Dağılımın simetrik olup olmadığına bakan bir ölçüm. Kayıklık. Gözlemlerin ortalamanın sağında ya da solunda toplanmasından ötürü bir dağılımın verdiği çizgenin tam bakışım durumundan gösterdiği sapma, bk. bakışımlılık. Yamukluk. Bir dağılımın, bakışımlı durumdan ya da aritmetik ortalama çevresindeki dengeden uzaklaşma eğilimi göstermesi. Eğiklik. Eğri olma özelliği. Asimetri.

Irregularity : Usulsüzlük. Bozukluk. Suç. Nizamsızlık. Düzensizlik. Düzgün olmama. İntizamsızlık. Kuralsızlık. Başıbozukluk.

Dishonesty : Yalancılık. Dürüst olmama. Sahtekarlık. Namussuzluk. Şerefsizlik. İrtikap.

Irregularities : Kuraldışılık. Aykırılık. Düzensizlik. Düzensizlikler. Suç. Kuralsızlık. Düzgün olmama. Bozukluk.

Obliqueness : Eğiklik. Meyil. Meyillilik. Sapma. Kapalılık. Yoldan çıkma.

Conformation : Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uydurma. Konformasyon. Uyarlama. Örgensel özdeciğin, kimyasal bağları değişmeden, az bir erke ayrımı ile alabildiği biçimlerin her biri. Uyma. Yapı. Biçim. Uygunluk. Şekil.

Deformity : Sakatlık. Bozukluk. Deformite. Bozulma durumu. Şekil bozukluğu. Biçim bozukluğu, sakatlık; organın normal biçimde olmayışıyla belirgin durum. Biçimsizlik. Moral bozukluğu. Çirkinlik.

Form : Biçimlendirmek. Şekil almak. Biçim. Atlarda ayağın korona bölgesinde oluşan kemik üremeleri. Bilgi belgesi. Bilgisayar, hukuk, fizik, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Düzenlemek. Toplumsal olguların kurucu öğeleri arasındaki iç bağlantı, örgütleniş yöntemi ve etkileşme düzeni. Oluşturmak. Şekil vermek.

 

Crookedness synonyms : bowings, bevels, curvatures, bowing, bumpiness, deviance, bevel, deviousness, angularness, cambers, skew, beveller, distortion, arcuation, perversions, configuration, shape, bevellers, perversion, casts, deviancies, deviances, deviancy, camber, contour.

Crookedness zıt anlamlı kelimeler, Crookedness kelime anlamı

Straightness : Düz olma. Dürüstlük. Doğruluk. Açık sözlülük. Düzlük.

Honesty : Namus. İffet. Gözlükotu. Ay otu. Alçakgönüllülük. Dürüstlük. Soru-yanıt ilişkisine dayanan bir bilgi alışveriş sürecinde yanıtlayıcının olanı aktarması, gözlemcininse aktarılan bilgiyi yanlılığa düşmeden saptaması. Doğruluk. Gözlük çiçeği. Namusluluk.

Crookedness ingilizce tanımı, definition of Crookedness

Crookedness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Deviation from moral rectitude. Perverseness. The condition or quality of being crooked. Hence, deformity of body or of mind.