Distortions türkçesi Distortions nedir

Distortions ingilizcede ne demek, Distortions nerede nasıl kullanılır?

Distortion allowance : Distorsiyon payı. Bozulma payı. Çarpılma payı.

Distortion analyzer : Bozunum çözümleyici.

Distortion factor : Distorsiyon katsayısı. Bozulum oranı.

Distortion minimizaton : Bozunumu en aza indirme.

Distortion of the truth : Gerçeklerin saptırılması.

Acoustic distortion : Akustik distorsiyon.

Chromatic distortion due the illumination : Aydınlatan ışık kaynağının tayfsal özeliklerine bağlı olarak renk türünde görülen değişme, bk. renk sapması. Renk dönmesi.

Chromatic distortion due the surrounding : Renk kayması. Çevre renklerinin etkisiyle, renk algılamasindaki değişme. bk. renk sapması.

Attenuation distortion : Zayıflatma bozulması.

Asymmetrical distortion : Bakışımsız bozunum.

İngilizce Distortions Türkçe anlamı, Distortions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Distortions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deflections : (yön) saptırma. Dönme. Eğilme. Bel verme. Salgı. Sapma. Defleksion. Defleksiyon. Yön değiştirme.

Damage : Zedelemek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Zarar vermek. Zarar. Hasar. Karşıtlarının içgüdüleri dışında mal değerlerini yitirici nitelikte çıkagelen yıkım, döküm, dokunca gibi etkenler. Zarara sokmak. Değerini düşürmek. Zarara uğratmak. Bozmak.

 

Distortion : Daha çok soyut oyunlarda rastlanan; etki yaratmak için dekorda, giyside ve donatımlıklarda biçimi, görünüşü bozma işi. Yamultma. Biçimbozumu. Bilgisayar, fizik, kimya, gitar, uzay, madencilik, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Görüntüde belirli bir etki sağlamak amacıyla, biçimbozucu mercek ya da başka araçlarla nesnelerin gerçek görünüşlerini değiştirme. sesin, özel bir etki sağlamak amacıyla, gerçektekinden başka biçimde, nitelikte verilmesi. Yükseltici aygıtlardaki pürüzler yüzünden bir görüntünün, bir sesin ya da bir titreşim biçiminin bozulması. Merceklerin verdiği resimlerin aslına göre bir parça bozuk olması. Gerçek anlamından saptırma.

Optical aberration : Sapınç. Bir noktadan gelen ışınları tanı olarak bir noktada toplayamayan mercek ya da ayna gibi ışıksal araçların kusuru. Optik aberasyon. Merceklerin görüntüyü oluşturmalarında ortaya çıkan kusurlar. (başlıca sapınçlar, renkser, yuvarsal, fıçı sapması, yastık sapmasıdır). Görme hatası. Işık sapıncı. Işıksal sapınç. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Defect : İltica etmek. Defekt. Yanılgı. Kusur. Hayvanın verim yeteneğinin zayıflaması veya yaşam gücünün azalması. genetik anormalliklere neden olan allel. ayıp. Özür. Arıza. Sakatlık. Ayrılmak.

Deviancy : Sapıklık. Normalden farklılık. Sapkınlık.

Skew : Yamukluk. Eğri. Çarpıtmak (bir şeyin anlamını). Yan. Eğri yapmak. Eğiklik. Eğri yoldan gitmek. Eğriltmek. Çarpıtmak.

 

Obliqueness : Eğrilik. Meyillilik. Kapalılık. Sapma. Meyil. Eğiklik. Yoldan çıkma.

Decompositions : Analiz. Dekompozisyon. Çürüme. Dağılma. Bozuşma. Bozulma. Faktörlere ayırma. İnceleme. Alt gruplara ayırma.

Irregularity : Kuraldışılık. Başıbozukluk. İntizamsızlık. Düzgün olmama. Nizamsızlık. Yolsuzluk. Kuralsızlık. Suç.

Distortions synonyms : optical phenomenon, anomaly, chromatic aberration, crankiness, diversion, being broken down, decomposes, contortion, chicken feed, warping, impairment, deviance, skewness, diversions, defects, perversions, distortional, spherical aberration, curlings, becoming warped, deviances, defectiveness, deviancies, harm, deflexion, irregularities, decayedness, warp, deformation, deflection, bending, perversion, curvatures.