Skewness türkçesi Skewness nedir

  • Bir dağılımın, bakışımlı durumdan ya da aritmetik ortalama çevresindeki dengeden uzaklaşma eğilimi göstermesi.
  • Çarpıklık.
  • Eğri olma özelliği.
  • Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Yatıklık.
  • Asimetri.
  • Yamukluk.
  • Dağılımın simetrik olup olmadığına bakan bir ölçüm.
  • Eğrilik.
  • Kayıklık.
  • Eğiklik.
  • Bükülme.
  • Gözlemlerin ortalamanın sağında ya da solunda toplanmasından ötürü bir dağılımın verdiği çizgenin tam bakışım durumundan gösterdiği sapma, bk. bakışımlılık.

Skewness ingilizcede ne demek, Skewness nerede nasıl kullanılır?

Coefficient of skewness : Çarpıklık katsayısı.

Measure of skewness : Bir dağılımda sayal ortalamayla tepedeğer arasındaki ayrımın ölçünlü sapmaya bölünmesiyle elde edilen ve eğrinin bakışımlılıktan ne ölçüde uzaklaştığını gösteren değer. Eğiklik (bakışımsızlık) ölçümü.

Pearson measure of skewness : Pearson çarpıklık ölçüsü.

Positive skewness : Sağa eğik ya da eğiklik ölçümünde artı değer veren bakışımsız eğri. bk. biçimlenmenin ölçülmesi, bakışımsızlık. Artı eğiklik. Artı çarpıklık.

Quartile measure of skewness : Çeyrek çarpıklık ölçüsü.

Skew : Yamukluk. Çarpıtmak (bir şeyin anlamını). Eğriltmek. Çarpıklık. Eğri yoldan gitmek. Eğri yapmak. Yan. Çarpıtmak. Eğri.

 

Skew eyed : Şaşı gözlü. Şaşı. Şehla gözlü.

Stretch and skew : Uzat ve eğ.

Skewback : Yastık tuğla. Üzengi.

Skew lines : Aykırı doğrular.

İngilizce Skewness Türkçe anlamı, Skewness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skewness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Imbalance : Denksizlik. Muvazenesizlik. Dengesizlik. Oransızlık.

Tilt : Yatırmak. Boca etmek. Eğmek. Yana yatmak. Yan yatırmak. Eğmek (bir şeyi bir yöne). Bir yöne doğru eğilmek. Yatırmak (bir şeyi bir yöne). Eğilmek.

Propensities : Temayül. İstek. Arzu. Eğilim. Meyil. Meyelan.

Deformity : Çirkinlik. Sakatlık. Deformite. Moral bozukluğu. Biçim bozukluğu. Şekil bozukluğu. Bozulma durumu. Bozukluk. Biçim bozukluğu, sakatlık; organın normal biçimde olmayışıyla belirgin durum.

Asymmetries : Bakışımsızlık. Asimetrilik. Simetrik olmama.

Beveller : Eğimli yapmak. Eğim. Eğim vermek. Eğimli hale alet. Şevlemek. Şev hale getiren alet. Eğmek. Pah. Oynar kollu gönye.

Boatyards : Kayık iskelesi. Çekek. Kayıkların yapıldığı ve tutulduğu yer.

Distortion : Kirlenmek işi. Çarpıtma (yüzünü). Çeşitli koşullanma, önyargı, eğilim ve etkilenmelerden ötürü gözlemlerin çarpık biçimde algılanarak saptanması. Deformasyon. Biçimbozumu. Eklem yüzlerinin münasebeti bozulmadan yalnızca kapsüler ligamentlerin kısmen veya tamamen yırtılmasıyla eklem yüzlerinin geçici ve tam olmayan yer değiştirmesi, distorsiyon. Gerçek anlamından saptırma. Görüntüde belirli bir etki sağlamak amacıyla, biçimbozucu mercek ya da başka araçlarla nesnelerin gerçek görünüşlerini değiştirme. sesin, özel bir etki sağlamak amacıyla, gerçektekinden başka biçimde, nitelikte verilmesi. Saptırma. Bir doğabilimsel yapının ya da ses, ışık ve alanlarla ilgili bir olayın dıştan gelen etkilerle biçiminin bozulması.

 

Bevellers : Eğimli yapmak. Açı. Şevlemek. Şev hale getiren alet. Pahlayan alet. Eğmek. Eğim vermek. Pah. Oynar kollu gönye.

Obliqueness : Meyillilik. Sapma. Yoldan çıkma. Kapalılık. Meyil.

Skewness synonyms : distortions, bowing, skews, skew, deviancies, curvature, smelling, inclination, cambers, warpage, incurvity, asymmetry, obliquities, inclinations, bumpiness, bevel, angularness, contortion, propensity, deviousness, perversions, dissymmetry, obliquity, contortions, arcuation, perversion, curling, curvature of field, bevels, irregularities, deviancy, casts, distorsion.

Skewness zıt anlamlı kelimeler, Skewness kelime anlamı

Symmetry : Karşılıklı iki kısmın uygunluk gösterişi, vücudun veya bir organın karşılıklı iki kısmı arasında biçim ve hacimce benzerlik oluşu. molekülü oluşturan atomların birbirine uzaklık bakımından belli bir düzen içinde sıralanması hali. Uyum. Ahenk. Bir kristalde, elemanlarının bir eksen ya da bir düzleme göre eşdeğerinin bulunması. Tenasüp. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir biçimin, bir nesnenin parçaları arasında, bir noktaya, bir çizgiye ya da bir düzleme göre tam karşılıklı olma durumu. bir nesne ile düz ayna görüntüsü bakışımlıdır. Benzer yarımlara bölünebilme durumu; bir eksenin iki yanının yapı ve biçim benzerliği. simetri. Bir çizgenin, yüksekliğine ya da bir keseğe göre çakışımlı olması ya da katlama çizgisine göre karşılıklı noktaların birbiri üzerine düşmesi durumu. Benzer yarımlara bölünebilme hali, bir eksenin iki bölgesinin yapı ve biçim benzerliği, simetri.