Symmetry türkçesi Symmetry nedir

  • Bakışım.
  • Ahenk.
  • Simetri.
  • Bir biçimin, bir nesnenin parçaları arasında, bir noktaya, bir çizgiye ya da bir düzleme göre tam karşılıklı olma durumu. bir nesne ile düz ayna görüntüsü bakışımlıdır.
  • Bir dağılıma ilişkin eğrinin tepe noktasıyla ortalamayı birleştiren doğruya göre iki eşit parçaya ayrılması durumu.
  • Uyum.
  • Karşılıklı iki kısmın uygunluk gösterişi, vücudun veya bir organın karşılıklı iki kısmı arasında biçim ve hacimce benzerlik oluşu. molekülü oluşturan atomların birbirine uzaklık bakımından belli bir düzen içinde sıralanması hali.
  • Bir nesne ya da işlevin; belirli eksen, özek noktası ve işlemlere göre noktalarının yerleri değiştirildiğinde görünümünü değiştirmemesi özelliği.
  • Benzer yarımlara bölünebilme durumu; bir eksenin iki yanının yapı ve biçim benzerliği. simetri.
  • Bakışımlılık.
  • Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Bir çizgenin, yüksekliğine ya da bir keseğe göre çakışımlı olması ya da katlama çizgisine göre karşılıklı noktaların birbiri üzerine düşmesi durumu.
  • Bir kristalde, elemanlarının bir eksen ya da bir düzleme göre eşdeğerinin bulunması.
  • Tenazur.
  • Bir geometrik biçim, molekül ya da örütün, bir noktadan geçen çizgi, eksen ya da düzleme dikey bir çizgiyle ve bunlara göre birbirine eşit iki bölüğe ayrılabilmeleri özelliği. (örn. örütlerin benzer yüzeylerinin art arda düzenlenmeleri.).
  • Tenasüp.
  • Benzer yarımlara bölünebilme hali, bir eksenin iki bölgesinin yapı ve biçim benzerliği, simetri.
 

Symmetry ile ilgili cümleler

English: Before we examine Emmet's theory, we must clarify the concept of 'internal symmetry.'
Turkish: Emmet'in teorisini sınamadan önce, iç simetri kavramını aydınlığa kavuşturmalıyız.

English: Symmetry is boring.
Turkish: Simetri sıkıcıdır.

Symmetry ingilizcede ne demek, Symmetry nerede nasıl kullanılır?

Symmetry axis : Bir kristal elemanı eşdeğerinin bulunması için, çevresinde döndürme işleminin yapılması gerekli eksen. (bir eleman tam bir döndürme (360°) sırasında altı kez eşdeğer duruma geliyorsa böyle bir eksene, altılı bakışım ekseni; dört kez geliyorsa, dörtlü bakışım ekseni; üç kez geliyorsa, üçlü bakışım ekseni ve iki kez geliyorsa, ikili bakışım ekseni denir.). Simetri ekseni. Bakışım ekseni.

Symmetry elements : Bakışım öğeleri.

Symmetry numbers : Simetri sayıları. Bir nesnenin ya da öğeciklerden oluşan bir yapının değişik bakışım düzlemlerinin sayıları. Bakışım sayıları.

Symmetry operation : Simetri işlemi.

Class of symmetry operations : Simetri işlemleri sınıfı.

Axial symmetry : Eksenel simetri. Eksene göre simetri. Eksenel bakışımlılık. Eksenel bakışım.

Central symmetry : Özeksel bakışım. Merkezi simetri.

Helical symmetry : Sarmal simetri. Proteinlerin ve nükleik asitlerin sarmal biçiminde dizilmesi sonucunda ortaya çıkan yapı veya görüntü, helikal simetri. Helikal simetri.

 

Cyclic symmetry : Çevrimsel simetri. Çevrimsel bakışımlılık.

Bilateral symmetry : İki yanlı bakışım. İki taraflı simetri.

İngilizce Symmetry Türkçe anlamı, Symmetry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Symmetry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accord : Vermek. Uzlaştırmak. Akort. Uygunluk. Ahenk vermek. Uymak. Uyuşturmak. Uzlaşmak. Bağdaşmak. Uyumlu hale getirmek.

Chimed : Saat çalmak. Çan çalmak. Ahenkli bir sesle çalmak (saat veya zil veya çan). Çalmak (çan). Vurmak (saat başlarını). Uymak. Çalmak. Ahenkle çalmak.

Chiming : Uymak. Çalmak. Çalmak (çan). Vurmak (saat başlarını). Saat çalmak. Çan çalmak. Ahenkli bir sesle çalmak (saat veya zil veya çan). Ahenkle çalmak.

Regularity : Kurala uygunluk. Sık sık yinelenen ve belli bir nedensellik bağı içerdiği izlenimini veren sürgit ya da süreğen oluşum. Devamlılık. Düzenli olma. Düzgünlük. İntizam. Sisteme uygunluk. Düzen. Düzenlilik. Düzenli biçimde olma.

Geometrical regularity : Geometrik düzenlilik.

Concordances : Uygunluk. Bağlamlı dizin. Dizin. Konkordans. Tanıklı dizin. Uyuşma.

Accordance : Uyumluluk. Bağdaşım. Uygun olma. Verme. Uzlaşma. Mutabakat. Uygunluk. Anlaşma.

Concordance : Bilişim, gramer, madencilik alanlarında kullanılır. Anlaşma. Sözbağlamı. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. Konkordans. Benzer yaklaşımlar içeren tutum ya da görüş birliği. Bilişimsel dilbilimde, bir yapıtta ya da bir yazarın tüm yapıtlarında geçen sözcüklerin abece sırasında ve bağlamlarıyla birlikte, geçtikleri yeri de gösterir biçimde düzenlenmiş listesi, bk. bağlam içinde anahtar-sözcük dizini. Uygunluk.

Correspondence : Oluşum, durum ya da nesnelerin karşılıklı olarak birbirine uygun düşmesi. Tekabüliyet. Karşılık gelme. Muhabirin ilettiği haber. Mektuplaşma. Muhabere. Mektuplar. Uygunluk. Benzerlik.

Concinnity : Tutarlık. İnsicam.

Symmetry synonyms : spatial property, spatiality, coherency, balancing, proportion, symmetricalness, concert, counterbalance, capacitations, bilateralism, adjustment, concord, accomodation, equilibrium, proportions, concerting, accommodation, symmetries, equipoise, adaptation, radial symmetry, bilaterality, cadences, cadence, cohesiveness, bilateral symmetry, balance, chime, capacitation, concerts, accordancy, coherence, balances.

Symmetry zıt anlamlı kelimeler, Symmetry kelime anlamı

Asymmetry : Asimetri. Herhangi bir simetri tipine sahip olmama durumu. Simetrik olmama. Asimetrilik. Bakışımsızlık. Simetrinin bozulması. Bakışım özelliği olmama durumu. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bakışım özelliği göstermeme. Bir dağılıma ilişkin eğrinin bakışımlılıktan ayrılma durumu.

Disproportion : İki şey arasında beklenen oranın kaybolmuş olması hali. Nispetsizlik. Ayarsızlık. Oransızlık. Asimetrik. Orantısızlık. Orantısız.

Symmetry antonyms : radial asymmetry.

Symmetry ingilizce tanımı, definition of Symmetry

Symmetry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The union and conformity of the members of a work to the whole. A due proportion of the several parts of a body to each other. Adaptation of the form or dimensions of the several parts of a thing to each other.