Accord türkçesi Accord nedir

  • Anlaşma.
  • Uygunluk.
  • Akort.
  • Teslim etmek.
  • Uzlaştırmak.
  • Uyum.
  • Mutabakat.
  • Uyuşturmak.
  • Uyum sağlamak.
  • Uzlaşmak.
  • Bağdaşmak.
  • Anlaşmak.
  • Uyumlu hale getirmek.
  • Ahenk vermek.
  • Vermek.
  • Uymak.

Accord ile ilgili cümleler

English: Ali must choose the second-best policy according to the circumstances.
Turkish: Ali şartlara göre, ikinci en iyi politikayı seçmeli

English: A person views things differently according to whether they are rich or poor.
Turkish: Bir kişi zengin ya da fakir olup olmadığına göre işleri farklı görür.

English: Ali plays accordion quite well.
Turkish: Ali oldukça iyi akordeon çalar.

English: His speech did not accord with his feelings.
Turkish: Onun konuşması duygularıyla uyum sağlamadı.

English: Act according to the rules.
Turkish: Kurallara göre hareket et.

Accord ingilizcede ne demek, Accord nerede nasıl kullanılır?

Accord a hearty welcome : İçtenlikle selamlamak. Sıcak bir karşılamak. Memnuniyetle karşılamak.

Accord and satisfaction : Haksız fiilden doğan tazminat hakkı ile ilgili taraflar arasında varılan anlaşma hükümlerinin yerine getirilmesi. Zarar ve ziyanın anlaşmayla giderilmesi. Zararın tazmini için yapılan mutabakat. Zararın ödenmesi için zararı yapan ile zarara uğrayan arasında varılan anlaşma. Mahkeme dışı anlaşma. İki tarafın da davadan vazgeçerek yaptıkları anlaşma (hukuk terimi).

 

Accord praise : Övmek.

Accord the interests : İki yanın birbirine uymayan isteklerinde karşılıklı yararları birbirine yakınlaştırma yoluyla karşıtları arasında bir anlaşma sağlama. Uzlaştırma.

Accord wages : Yapılan işin gelişim alanına ya da sonuçlarına uygunluğu temel tutulan yöntemlere göre ödenen ücret. Sonuçlara uyarlı ücret.

Elementary licence accord : Yalın özel izin anlaşması. Yararlanma hakkını bir kişiye verirken, kendisi için yararlanmayı ve üçüncü kişilere verme hakkını da tanıyan anlaşma.

Common accord : Ortak rıza. Müşterek mutabakat. Ortak mutabakat.

In accord with : İle uyum içinde. -e uygun. -e uyarak.

Gaza jericho accord : İsrail'in gazze şeridi'nde ve jericho'da filistin otonomisi yönetimine izin verdiği israilliler ve filistinliler arsında yapılan ilk anlaşma. Gazze-jericho anlaşması.

Bring into accord : Uzlaşmaya sevk etmek.

İngilizce Accord Türkçe anlamı, Accord eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accord ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allot : Bölüştürmek. Tahsis etmek. İfraz etmek. Kura ile belirlemek. Hisselere ayırmak. Paylaştırmak. Tanımak (süre). Vermek (süre). Hisseye ayırmak. Pay etmek.

Amicable settlement : İhtilafın barış yoluyla çözülmesi. Dostça varılan anlaşma. Dostane çözüm. Anlaşmazlığın sulh yoluyla çözülmesi. Anlaşmazlığın dostça çözümü.

Affording : Maddi gücü yetmek. Zaman ayırabilmek. Bulabilmek. Göze almak. Zamanı olmak. Karşılamak (parasal olarak). Parası yetmek. Çıkışmak. Satın almaya gücü yetmek.

 

Adequacy : Ehliyet. İstihkak. Kifayet. Yeterlik. Yeterlilik. Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması. Yetenek.

Anesthetise : Ağrıya karşı duyarlılığı azaltmak (ayrıca anaesthetise). Uyutmak. Bilinci kapalı yapmak. Anestezi yapmak. Duyarsız hale getirmek. Narkoz vermek.

Allowing : Bırakmak. İzin verilen. Kabul etmek. Koyvermek. İzin vermek. Ayırmak. Fikrinde olmak. Göz önüne almak. Düşünmek.

Adapt oneself to : Kendini yenilemek. Kendini bir ortama vb adapte etmek. Kendini adam etmek. Kendine çeki düzen vermek. Kendini alıştırmak. Ayak uydurmak.

Acknowledge : Aklama. Onaylamak. İkrar etmek. Alındığını bildirmek. Kabul etmek. Tanımak. Alındılamak. Aldığını bildirmek.

Chord : Kord. Duygu. Kiriş. Kanat genişliği. Bağlama kirişi. Tel. His. Ton.

Cohesiveness : Bağlayıcılık. Yapışkanlık. Bağlılık. Grup üyelerinin birbirlerine karşı duydukları bağlılık. Birbirine tutkunluk. Kaynaştırıcılık. Tutturganlık. Yapışıklık. Dayanışma.

Accord synonyms : accomodation, accordance, congruities, committal, acknowledges, come to an arrangement, agree, deadens, be at one with, abides, common chord, comported, accommodation, abideth, admit, come to terms, ceded, tally, ascribes, axis, give, anaesthetized, accordancy, pacificate, conciliate, ceding, commit, accede, anaesthetise, coherence, consorted, accedes, accommodated.

Accord zıt anlamlı kelimeler, Accord kelime anlamı

Disenfranchise : Mahrum etmek. Oy hakkını kullandırtmamak. Haklarından mahrum etmek.

Take : Hasat. Tutulan balık miktarı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çevirim eylemi. Çevirmek. Etkili olmak. Kavramak. Kabul edilmek. (fotoğraf) çekmek. Kabul etme (vücut).

Disagreement : Ayrılık. İhtilaf. Çatışma. Uyuşmama. Tartışma. Bozuşma. Bir ölçer ya da ölçekle, tutumları ölçülen kişilerin herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimsemeyerek yadsımaları durumu, bk. uyuşmama. Uyuşmazlık. Münazaa. Uygun bulmama.

Accord ingilizce tanımı, definition of Accord

Accord kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be in harmony. To adjust. To suit one thing to another. Followed by to. Followed by with, formerly also by to. To agree. Consent. Agreement or concurrence of opinion, will, or action. To correspond. Harmony of mind. Assent. To make to agree or correspond. As, his disposition accords with his looks.