Correspondence türkçesi Correspondence nedir

  • Karşılık gelme.
  • Tekabüliyet.
  • Birbirini tutma.
  • Yazışma.
  • Uygunluk.
  • Tekabül etme.
  • Mektuplaşma.
  • Benzeşme.
  • Oluşum, durum ya da nesnelerin karşılıklı olarak birbirine uygun düşmesi.
  • Tekabül.
  • Yazışmalar.
  • Mektuplar.
  • Muhabirin ilettiği haber.
  • Haberleşme.
  • Uyuşma.
  • Benzerlik.
  • Muhabere.
  • Karşılıklılık.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.

Correspondence ile ilgili cümleler

English: I have some correspondence to deal with.
Turkish: İlgilenecek bazı yazışmalarım var.

English: She was able to continue her education through correspondence courses.
Turkish: O, mektupla öğretim ile eğitimine devam edebildi.

English: We have carried on a correspondence for years.
Turkish: Yazışmayı yıllarca sürdürdük.

Correspondence ingilizcede ne demek, Correspondence nerede nasıl kullanılır?

Correspondence chess : Yaşışmalı satranç.

Correspondence clerk : Muhaberat memuru.

Correspondence column : Editöre gönderilen mektuplar dizisi. Okuyucu yorumları için olan bölüm (gazetetde). Okuyucu sütunu.

Correspondence course : Mektupla öğretim.

Correspondence courses : Mektupla öğretim.

Correspondent : Televizyon bildirmeni. Dış ülke muhabiri. Taşra ya da dış ülke muhabiri. Bir kimseyle sürekli mektuplaşan kişi. Karşılıklı. Uyan. Biriyle mektuplaşma. Eş. Muhabir. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

One to one correspondence : Her öğenin tam bir eşi olduğu direkt uygunluk durumu. Birebir eşleme.

Correspondent account : İşletmenin başka bir işletme nezdindeki hesabı.

Correspondence records : Yazışma verileri. Örnekolay incelemesinde örnek birimlerin yaşam öykülerini saptamaya yarayan ve başta mektuplar olmak üzere her türlü yazılı verileri içeren bilgi kaynağı.

Enter into correspondence : Haberleşmeye başlamak.

İngilizce Correspondence Türkçe anlamı, Correspondence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Correspondence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adaptations : İntibak. Uyarlamalar. Adaptasyon. Alıntı. Aktarma. Uyarlama. Uyma.

Interrelationship : Karşılıklı olma. Karşılıklı ilişki. Karşılıklı bağımlılık. Karşılıklı münasebet.

Alignments : Sıralama. Hiza. İşbirliği yapma. Gruplaşma. Hizalanma. Sıra.

Abstract syntax tree : Soyut sözdizim ağacı. Soyut söz dizimi ağacı.

Alignment : Aynı hizaya getirme. Hizalanma. Sıra. Gruplaşma. Sıraya dizme. Sıraya koyma. Hiza. Ahlaki ve etik bakış açısı. Sıralama. Hizalama.

Letter : Bilgi. Ruhsat. Yazaç. Letter (kağıt boyutu için). Kitap harfiyle yazmak. Bilgisayar, bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Edebiyat. Harf. Belge. Basmak.

Communities : Topluluklar. Cemaat. Ortak yön. Ortaklık. Cemiyet. Toplumlar. Topluluk. Müşterek tasarruf.

Alikeness : Benzeyiş.

Compatibility : Renkli ve siyah-beyaz televizyon imlerinin birbirine dönüştürülebilme niteliği. renkli ya da siyah-beyaz televizyon almacının, kendine ilişkin olmayan televizyon imini siyah-beyaz olarak verebilme niteliği; yani, siyah-beyaz almacın, renkli yayını siyah-beyaz olarak, renkli almacın da siyah-beyaz yayını siyah-beyaz olarak aktarabilmesi. Uyumluluk. Uyma. Bağdaşma. Uyarlık. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bağdaşım. Kabili telif. Geçim.

 

Correspondence synonyms : 1st class, 1st class mail, written communication, mutualness, accent bar, cohesions, equivalence, access control entry, conformities, communication, axes, first class mail, first class, intercommunications, written language, adequacy, acceptability, access control, absolute device, cleric, appositeness, comparison, assimilation, simulations, black and white, adequateness, mutualities, letters, congeniality, anesthesia, correspondences, axises, likeness.

Correspondence zıt anlamlı kelimeler, Correspondence kelime anlamı

Incompatibility : Bağdaşmazlık. Uyumsuzluk. Tutum, görüş ve kanıların birbirine aykırı düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşmazlığı. Anlaşmazlık. İmtizaçsızlık. Uzlaşmazlık. Tezat. Geçimsizlik. Bir ilacın diğeriyle dış ortamda veya vücuda alındıktan sonra etkileşmesi sonucunda etkisinin azalması veya tamamen kaybolması durumu.

Asymmetry : Bir dağılıma ilişkin eğrinin bakışımlılıktan ayrılma durumu. Asimetri. Bakışım özelliği göstermeme. Bakışımsızlık. Simetrik olmama. Simetrinin bozulması. Asimetrilik. Bakışım özelliği olmama durumu. Herhangi bir simetri tipine sahip olmama durumu. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Correspondence antonyms : radial asymmetry.

Correspondence ingilizce tanımı, definition of Correspondence

Correspondence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Reciprocal exchange of civilities. Especially, intercourse between persons by means of letters. Friendly intercourse.