Communities türkçesi Communities nedir

Communities ile ilgili cümleler

English: I hate hypocritical communities.
Turkish: Ben iki yüzlü toplumlardan nefret ediyorum.

Communities ingilizcede ne demek, Communities nerede nasıl kullanılır?

Chief rabbi of the ashkenazi communities : Eskenazi toplumunun baş hahamı. Eskenazi yahudi toplumunun başı.

Chief rabbi of the sepharadic communities : Separdik toplumunun baş hahamı. Separdik yahudi toplumunun başı.

European communities : Avrupa ekonomik topluluğu. Avrupa toplulukları. Ortak pazar. Avrupa kömür ve çelik topluluğu ve avrupa atom enerjisi topluluğu için kullanılan ad. Gümrük, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

European jewish communities : Avrupa yahudi toplulukları. Avrupa'nın değişik yerlerinde yaşayan yahudi toplulukları.

Statistical office of the european communities : Avrupa toplulukları istatistik bürosu.

Communitarian : Komüniter. Cemaatçi. Müşterek mülkiyeti destekleyen kimse. Komünist fikirler savunucusu. Toplulukçu. Komünitere. Komünist grup veya topluluk üyesi.

Community antenna : Kolektif anten.

Community biomass : Toplum kitlesi. Bir komünitede yaşayan organizmaların her birim alan için toplam ağırlığı.

 

Communited fractures : Kommunitif kırık. Parçalı kırık.

Community antenna television : Müşterek antenli televizyon. Ortak sırgavıllı sınalgı. Ortak antenli televizyon. Kolektif antenli televizyon.

İngilizce Communities Türkçe anlamı, Communities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Communities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affinity : Affinite. Dünürlük. İlgi. Benzeşme. Evlilikte eşlerden biri ile öbürünün kan yakınları arasında kurulan yakınlık ilişkisi. Öğe, örge, örge karması ya da değişkenler arasında denge kurarak halkbilim ürünleriyle olaylarının yaşamlarını sağlayan, bunlar arasında yeni ilişkiler düzenleyerek yeni halkbilim ürün ve olaylarını oluşturan güç. bk. öğe, örge, değişken. Çekicilik. İlginlik. İki kimyasal madde arasındaki karşılıklı çekicilik, eğilim, meyil. antijen ve antikor arasındaki bağlanma gücü. Yakın ilgi.

Church : Kilisede tören yapmak. Kilise ile ilgili. Hristiyan alemi. Papazlık. Hristiyan toplumu. Hristiyanlıkla ilgili cemaat. Kilise. Hristiyan din adamları. Kilise töreni yapmak.

Communions : Arkadaşlık. Paylaşma. Sohbet. Duygu ortaklığı. Aynı düşüncede olma. Görüş birliği. İştirak. Komünyon. Düşünce.

Caboodles : Hepsi.

Armies : Kalabalık. Ordu. Ordular.

Commonalty : Avam. Toplum. Birlik. Sıradan halk. Sıradan insanlar. Dernek üyesi. Ayaktakımı. Vatandaşlar.

Blee : Cilt rengi. Renk tonu. Renk. Şekil veya biçim.

Flock : Yığın. Kalabalıklaşmak. Sürü halinde hareket etmek. Yün tozu. Toplanmak. Sürü. Yün yumağı. Tiftiklenmiş yünle kaplamak. Sürü halinde toplanmak.

 

Associateship : Şeriklik. İşbirliği. Üyelik.

Conformities : Riayet. Mutabakat. Benzeyiş. Uyma. Gelenek ve kurallara uygun davranış. Kilise üyesi olma. Uyum. Uymacılık. Uygunluk.

Communities synonyms : congregations, congeniality, aggregats, analogy, congregation, cooperations, assn, churching, comparison, companies, affinities, cohorts, caboodle, cooperation, societies, aggregate corporation, commonalties, meeting, colony, conformability, sodalities, association, collegiums, analogies, communion, collectivism, army, boodles, collegium, community, colonies, comparisons, fraternity.