Armies türkçesi Armies nedir

Armies ile ilgili cümleler

English: Both armies were placed one in front of the other and spent their days doing nothing.
Turkish: Her iki ordu bir diğerinin önüne yerleştirildi ve günlerini bir şey yapmadan geçirdiler.

English: That was where the two armies would fight again.
Turkish: O, iki ordunun yeniden savaşacağı yerdi.

English: The Umayyad armies invaded Spain in 711.
Turkish: Emevi orduları 711'de İspanya'yı istila etti.

English: Napoleon marched his armies into Russia.
Turkish: Napolyon ordularını Rusya'ya yürüttü.

English: Armies invaded and conquered the enemy territory.
Turkish: Ordular düşman topraklarını istila ve fethettiler.

Armies ingilizcede ne demek, Armies nerede nasıl kullanılır?

Smarmiest : Sulu. Sırnaşık. Yaltakçı. Zevk vermeyen. Yalaka.

Larmier : Damlalık.

Smarmier : Sırnaşık. Yaltakçı. Yalaka. Zevk vermeyen. Sulu.

Armiger : Şövalye silahtarı. Şövalye zırhını taşıyan kavalye. Hanedan arması taşıma hakkına sahip olan asilzade. Şövalyenin silahtarı.

Armigers : Şövalye silahtarı. Hanedan arması taşıma hakkına sahip olan asilzade. Şövalye zırhını taşıyan kavalye.

Viet armis : Cebren.

Armistices : Ateşkes.

Armistice : Ateşkes. Silah bırakma. Silahları bırakma. Savaşan iki gücün isteğiyle çarpışmaya belli bir süre için ara vermesi. Savaşı bırakma. Mütareke.

 

Arming : Silahlanma. Teçhizat. Arma. Silah. Donatım. Silahlandırma. Hazır duruma sokma.

Alarming : Alarm verme. Panik yaratan. Endişe verici. Endişelendirici. Ürkütücü. Korku veren. Telaşlandıran. Korkutucu.

İngilizce Armies Türkçe anlamı, Armies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Armies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Legions : Alay. Eski roma tümeni. Birlik. Lejyon (romalılarda). Fırka. Lejyon.

Crops : Mahsulat. Ürün. Hasat. İşleme. Ekin. Kesikler. Kırpıntılar. Kısa kesilmiş saç. Kursak.

Congestion : Sıkışma. Tıkanma. Toplardamarlardaki kanın dönüşünün engellenmesi veya yetersizliği sonucu kanın organ veya dokuların bir bölgesinde veya tamamında birikmesi. Birikme. Sıkışıklık. Kan toplanması. Kan hücumu. İzdiham. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Confluences : İzdiham. Kesişme noktası. Irmakların birleşmesi. Kavşak. Birlikte akma. Birleşme. Bir arada akma. İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta.

Hardware : Bilgisayar donanım sistemi. Gereç. Bilgisayar sistemindeki elektronik ve mekanik araçlar. Nalbur. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hırdavatçı dükkanı. Teçhizat. Madeni eşya. Çalgının, ağacı dışında kalan burgu, köprü ve düğme gibi bölümleri. Aksam.

Bomb : Volkanik bomba. Atom bombası. Bomba atmak. Bombardıman etmek. Fiyasko ile sonuçlanmak. Başarısızlığa uğramak. Külçe halinde magmadan koparılıp püskürme ile fırlatılan ve havada döne döne yuvarlak, elipsi biçimini almış lav parçası. Başarısızlık. Bombalamak.

 

Munition : Levazım. Cephane. Savaş malzemesi sağlamak. Harp malzemesi. Savaş malzemeleri. Levazımat. Mühimmat.

Armed services : Silahlı kuvvetler.

Congestions : Yoğunluk. Sıkışma. Kan birikmesi. Birikme. Kan toplanması. Tıkanıklık. Sıkışıklık. Tıkanma. İzdiham.

Ammunition : Saldırı fırsatı. Askeri mühimmat. Koz. Askeri teçhizat. Cephane. Mühimmat.

Armies synonyms : naval weaponry, light armed, implements of war, defence system, instrumentation, gunnery, weapon, community, armed forces, congested, defense system, host, colony, communities, commonalty, weapons system, aggregats, cohort, arm, armament, weaponry, weapon system, militaries, commonalties, companies, militarized, concourses, instrumentality, brotherhood, caboodle, ammo, militarised, assembly.

Armies zıt anlamlı kelimeler, Armies kelime anlamı

Unarmed : Silahsızlandırılmış. Savunmasız. Silahsız. Korumasız.

Functioning : Çalıştırma. İşleyiş. Çalışan. İşler durumda. İşlevli. İşletilen. Faal.