Arming türkçesi Arming nedir

Arming ile ilgili cümleler

English: Al Gore is a global-warming activist.
Turkish: Al Gore bir küresel ısınma eylemcisi.

English: Ali is being very charming.
Turkish: Ali çok çekici oluyor.

English: Ali and Mary are having a house-warming party this coming Friday evening.
Turkish: Ali ve Mary önümüzdeki cuma akşamı bir hoşgeldin partisi verecek.

English: People have started arming themselves.
Turkish: Millet silahlanmaya başladı.

English: "Who is this Tom?" "He's a charming young man I met a few days ago."
Turkish: "Kim bu Tom?" "Birkaç gün önce rastladığım çekici genç bir adam."

Arming ingilizcede ne demek, Arming nerede nasıl kullanılır?

Armings : Silahlanma. Teçhizat. Silahlandırma. Hazır duruma sokma. Donatım. Arma.

Alarming : Ürkütücü. Telaşlandıran. Endişe verici. Panik yaratan. Alarm verme. Endişelendirici. Korku veren. Korkutucu.

Alarmingly : Korkunç derecede. Korku vererek. Korkunç bir şekilde. Endişe verici bir şekilde.

Arable farming : Tarla çiftçiliği. Tarla tarımı.

Be charming : Memnun olmak. Büyülenmek.

Dairy farming : Süt hayvancılığı. Mandıracılık. Süt besiciliği. Süt ürünleri (süt, peynir, vs.) üretmek için inek yetiştirme.

 

Contour farming : Tesviye eğrili tarım.

Charming : Hoş. Büyüleyici. Sevimli. Alımlı. Cana yakın. Büyüleme. Albenili. Cazibeli. Gül gibi. Dilber.

Disarming : Dost kazandırıcı. Zararsız hale getiren. Yatıştıran. Uzlaştırıcı. Yatıştırıcı. Kendini sevdiren.

Disarmingly : Uzlaştırıcı bir şekilde. Rahatlatıcı bir şekilde. Dostça. Uzlaştırıcı şekilde. Sakin bir şekilde.

İngilizce Arming Türkçe anlamı, Arming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gats : Tabanca.

Apparatus : Jimnastik araç ye gereçleri. Düzenek. Aletler. Malzeme. Aygıt. Araçlar. Aygıt, cihaz, alet. Üretim ya da deney yapmak amacıyla uygun biçimde bir araya getirilen aygıt, araç ve gereçler topluluğu. Makine. Jimnastik gösterilerinde kullanılan çeşitli araç ve gereç. örnek : ayaklı çubuk, halkalar.

Accoutrements : Askeri teçhizat. Donanım.

Mobilization : Harekete geçirme. Nakletme. Harekete gelme veya getirme. Seferberlik. Taşınma. Seferber etme. Mobilizasyon. Akışkanlık. Nakil.

Outfitted : Donatmak. Donatı. Donatma. Gereçler. Takım. Malzeme sağlamak. Takım donatısı. Teçhiz etmek.

Arms : Cephane. Kucak. Silahlar. Savaş silahları. Koyun.

Crests : (kuşlarda) sorguç. Mitokondrilerin iç zarının iç kompartımanına doğru olan ve üzerinde atp sentetaz enzimi taşıyan uzantıları. çeşitli organizmaların çeşitli organlarında bulunan hücrelerin mitokondri krista uzunlukları ve düzenlenmeleri farklılık gösterir. Zirveye varmak. Sorguç. Dağ sırtı. Doruk. Krista. Üstten aşmak. İbik.

Armor : Güney dakota eyaletinde şehir. Zırh kablo. Korumalık. Zırh. Zırhla kaplamak.

 

Appliance : Araç. Gereç. Alet. Aygıt. Cihaz.

Device : İstek. Aygıt. Bilgi üretmek üzere seçilen yordamların öngördüğü işlemleri yerine getirmeye yarayan kullanak ya da olanak. Alıcıyı satış konusuna yaklaştıracak, onda ilgi uyandıracak nitelikteki sözler. Nişan. Cihaz. Alet. Plan. Araç.

Arming synonyms : militarization, weaponing, equipment, outfittings, accouterment, gun, blazoned, armorial bearings, figging, emblem, arm, equipping, blazons, weaponry, hardwares, armaments, equipments, weapon, armament, outfitting, outfit, outfits, blazon, crest, gat, armature, militarisation, rearmament, fig, armings, coat of arms, fixings, figged.

Arming zıt anlamlı kelimeler, Arming kelime anlamı

Demobilization : Asker terhisi. Demobilizasyon. Seferberliğin bitmesi. Seferberliğin sona ermesi. Terhis. Tasfiye.

Disarmament : Silahsızlandırma. Silahları azaltma. Silah bırakma. Silahsızlanma. Zararsız hale getirme. Silahları bırakma.

Disarming : Yatıştırıcı. Uzlaştırıcı. Dost kazandırıcı. Yatıştıran. Kendini sevdiren. Zararsız hale getiren.

Arming ingilizce tanımı, definition of Arming

Arming kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of furnishing with, or taking, arms.