Crests türkçesi Crests nedir

  • (kuşlarda) sorguç.
  • Zirveye varmak.
  • Zirveye ulaşmak.
  • Tepe.
  • Mitokondrilerin iç zarının iç kompartımanına doğru olan ve üzerinde atp sentetaz enzimi taşıyan uzantıları. çeşitli organizmaların çeşitli organlarında bulunan hücrelerin mitokondri krista uzunlukları ve düzenlenmeleri farklılık gösterir.
  • Dağ sırtı.
  • Arma.
  • Dalga tepesi.
  • Sorguç.
  • Doruk.
  • Üstten aşmak.
  • Krista.
  • Sorguç biçiminde yapmak.
  • Kret.
  • İbik.
  • Başlık.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Crests ingilizcede ne demek, Crests nerede nasıl kullanılır?

Crest line : Suyun genişlediği bölgeyi gösteren çizgi (örneğin, okyanusta). Doruk çizgisi. Yüksek dağlarda, doruk uçlarını birbirine bağlayan ve bitişik iki aklanı ayıran sınır. Semer doruk çizgisi. Kret çizgisi. Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kemer doruk çizgisi. Kemerin en yüksek yerinden geçen çizgi. Dağ sırtı çizgisi. Bir bölgede daha yüksek noktalar üstüne uzanan hayali çizgi.

Crest of a wave : Dalga tepesi.

Crest reaction : Deney hayvanı olarak horozun kullanıldığı, immünolojik testler ve ultrasonografinin kullanılmasından önce kısraklarda uygulanan biyolojik yolla gebelik tanı yöntemi. İbik reaksiyonu.

Neural crest cells : Sinir kabartısı hücreleri. Kanalis nöralisin gelişmesi sırasında iki yan kısımdaki kabartılardan gelişen hücreler. kimi krista nöralis hücreleri göçle endodermden gelişen organlar içerisine yerleşirler.

 

Wave crest : Dalga zirvesi. Dalga doruğu. Dalganın doruğu. Dalga kreti. İlerleyen dalgada yerdeğişimin tepe konumlarının her biri. Dalganın en üst noktası. Dalga tepesi.

Crested penguin : İbikli penguen.

Crestfallen : Kederli. Yılgın. Meyus. Düş kırıklığına uğramış. Üzgün. Başı önüne eğilmiş. Mutsuz. Mahzun. Kırgın. Süngüsü düşük.

Crested tit : Tepeli baştankara. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, baştankaragiller (paridae) familyasından, 13 cm kadar uzunlukta, sırtı kül kahverengi, karnı beyaz, erkeğinin kara tepelik tüyleri bulunan, avrupa'da çam ormanlarında yaşayan bir tür.

Crested borneo fireback pheasant : Tepeli borneo alev sırtlı sülünü. Ana vatanı java ve güney borneo olan, yarı tropikal ortamda yaşayan, kafes ortamına çok rahat uyum sağlayan, çok güzel renklere sahip sülün ırkı.

Crested curassow : Tavuksular (galliformes) takımının, ağaç tavuğugiller (cracidae) familyasından, 95 cm kadar uzunlukta, eti yenen, güney amerika'da yaşayan bir tür. Hokko.

İngilizce Crests Türkçe anlamı, Crests eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crests ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cap nut : Şapkalı. Kapalı somun. Başlıklı somun. Şapkalı somun. Somun. Başlık somunu. Kep somun. Kapak somunu.

Bring : Belirtmek. Neden olmak. Kazandırmak. Kandırmak. Ayıltmak. Razı etmek. Sebebiyet vermek. Vermek (ceza). Getirmek. Doğurmak.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.

 

Evoke : Anımsatmak. Yol açmak. Uyandırmak. Hissettirmek. Neden olmak. Davet etmek. Andırmak. Çağrışım yapmak. Hatırlatmak.

Corona : Ağıl. Hale. Aken tipi meyveye sahip bazı bitki meyvelerinin üzerinde taç şeklinde yer alan yapılar. denizlalelerinin tekası. 3.rotator gibi bazı hayvanların ön tarafında bulunan silli, halkasal yapı. Damlık. Taç, çelenk. taç veya çelenge benzeyen oluşum. Ayla. Taç. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Korona.

Distill : Biçimlenmek. Ayrıştırmak. Damla damla akıtmak. Süzülmek. Süzmek. Özünü almak. Saflaştırmak. Damıtmak. Bkz.distil. Damlatmak.

Cristae : Kabartı. İç zar. Yükselti. İç mitokondri zarının kendi içine doğru katlanması. İbik (zooloji, anatomi).

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Chine : Belkemiği. Yan kirişi. Bel kemiği. Benekli desenli. Derin ve dar vadilere verilen isim. Sırttan çıkarılan et. Omurga (hayvan). Desenli. Benekli. Çini.

Crests synonyms : film make, puncture, create verbally, create by mental act, crest of a wave, produce, crest, piece, provoke, beat, play, construct, badging, conjure, egret, cockscombs, engender, chop, coronas, eminencies, stir, apical, blazons, blazoned, crista, turn out, track, devices, institute, organise, abiotic factor, apexes, raise.

Crests zıt anlamlı kelimeler, Crests kelime anlamı

Disassemble : Sökmek. Parçaları birbirinden ayırmak. Demonte etmek. Paraçalara ayırmak. Parçalara ayırmak. Kaldırmak. Parçalarına ayırmak. Ayırmak.

Lie : Yatmak. Mideye oturmak. Yasal olmak. Kalmak. Kandırmak. Uzanmak. Durmak. Yalan söylemek. Yalan atmak. Yalan.

Sit : Modellik yapmak. Toplanmak. Kuluçkaya yatmak. Burnunu sürtmek. Oturuma katılmak. Konmak. Yola getirmek. Tünemek. Oturmak. Poz vermek.