Disarming türkçesi Disarming nedir

Disarming ingilizcede ne demek, Disarming nerede nasıl kullanılır?

Disarmingly : Uzlaştırıcı şekilde. Dostça. Uzlaştırıcı bir şekilde. Rahatlatıcı bir şekilde. Sakin bir şekilde.

Disarm : Şüphesini gidermek. Silahsız bırakmak. Silahsızlanmak. Silahı bırakmak. Silahını almak. Silahsızlandırmak. Yumuşatmak. Zararsız duruma getirmek. Yatıştırmak. Zararsız hale getirmek.

Disarmament : Silahsızlanma. Silahsızlandırma. Silahları bırakma. Zararsız hale getirme. Silahları azaltma. Silah bırakma.

Disarmed : Silahsızlanmak. Yatıştırmak. Şüphesini gidermek. Kilitsiz. Silahı bırakmak. Silahsızlandırmak. Silahsız bırakmak. Silahsız. Zararsız hale getirmek. Silahsızlandırılmış.

Disarmed plasmid : T-dna genlerinin hepsi ya da bir kısmı uzaklaştırılarak bitkilerde kanser yapma özelliğini kaybetmiş ti plazmidi. Savunmasız plazmit.

Disarrangement of the tax confidence : Vergiye ilişkin gizlerin sorumlularınca bozulması. Vergi gizliliğinin bozulması.

Eighteen nation committee on disarmament : Cenevre silahsızlanma komitesi.

Disarranged : Bozuk. Tertipsiz. Karıştırmak. Düzenini bozmak.

Disarrange : Düzenini bozmak. Bozmak. Dağıtmak. Karıştırmak. Düzeni bozmak. Dağınıklık.

 

Disarmer : Silahsızlanma yanlısı. Silahsızlanmadan yana. Silahsızlandıran.

İngilizce Disarming Türkçe anlamı, Disarming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disarming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appeasers : Savaşa girmemek için taviz verme yanlısı. Savaşa girmemek için taviz veren kimse.

Harmonizer : Armoniyi melodiye eklemede uzmanlaşan kimse (müzik terimi). Armonizör. Armoni yapan veya yaratan kimse.

Ataractic : Kaygısız. Sakinleştirici. Yatıştırıcı ilaç. Sakinleştirici ilaç. Huzurlu. Ataraktik. Ataraksik.

Mediators : Arabulucu. Aracı.

Composer : Bir müzik yapıtını yaratan sanatçı. Bir müzik yapıtı ya da tiyatro arka müziği yaratan sanatçı. Bestekar. Besteci. Yazar. Yaratıcı. Kompozitör.

Abirritant : İritasyonu hafifleten. Rahatlatma. Teskin edici. İrritasyonu hafifleten. Rahatlatıcı. Rahatsız edici değil.

Eirenic : Sulhsever. Sulh taraftarı. Sulha götüren.

Ataractics : Sakinleştirici. Yatıştırıcı ilaç. Ataraksik. Ataraktik. Ataraktikler. Trankilizanlar veya nöroleptiklere verilen genel ad. Sakinleştirici ilaç.

Assuasive : Hafifletici. Dindirici. Sakinleştirici.

Mediator : Arabulucu. Hakem. Aracı. Mediyatör. Ara bulucu. Aradüzelten. Arabulucuk yapan. Reseptörle efektörü bağlayan sinir hücresi. metabolik bir yolu etkileyen herhangi bir enzim ya da hormon. Biyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Disarming synonyms : unprovoking, unprovocative, conciliators, anodyne, allayers, arbitrator, mediatress, conciliative, alleviatory, alleviators, demobilization, irenic, conciliator, alleviant, assuager, alleviator, mediatory, demobilisation, appeasing, conciliatory, irenics, harmonizers, disarmament, appeaser, anodynes, allayer.

 

Disarming zıt anlamlı kelimeler, Disarming kelime anlamı

Provocative : Sinirlendirici. Çekici. Kızdırıcı. Provakatif. Uyandıran. Provokatif. Tahrik edici. Neden olan. Etkileyici. Kışkırtıcı.

Armament : Donatım. Silahlanma. Yarak. Silahlı kuvvetler. Teçhizat. Silah. Silah ve cephane. Silahlandırma. Bir ülkenin toplam silah gücü. Hazır savaş kuvvetleri.

Arming : Silahlandırma. Silahlanma. Donatım. Teçhizat. Arma. Hazır duruma sokma. Silah.

Disarming antonyms : mobilization.