Harmonizer türkçesi Harmonizer nedir
- Armoni yapan veya yaratan kimse.
- Armonizör.
- Armoniyi melodiye eklemede uzmanlaşan kimse (müzik terimi).
- Uzlaştırıcı.
Harmonizer ingilizcede ne demek, Harmonizer nerede nasıl kullanılır?
Harmonizers : Armoniyi melodiye eklemede uzmanlaşan kimse (müzik terimi). Armoni yapan veya yaratan kimse. Armonizör. Uzlaştırıcı.
Harmonize : Uyumlaştırmak. Ahenkleştirmek. Uydurmak. Uymak. Uyum sağlamak. Bağdaştırmak. Uyumlu olmak. Akord etmek. İmtizaç etmek. Ahenkli olmak.
Harmonized : Uymak. Ahenkli olmak. Ahenkli. Uyum sağlamak. Uyumlu hale getirilmiş. Akord etmek.
Harmonized system nomenclature : Uyumlaştırılmış tarife sınıflandırma sistemi. Gümrük tarifelerinin uygulanmasında kullanılan ve brüksel tarife sınıflandırma sistemi yerine hazırlanan avrupa birliğinin de kullandığı yeni bir eşya sınıflandırma sistemi. krş. brüksel tarife sınıflandırma sistemi.
Harmonizes : Uyum sağlamak. İmtizaç etmek. Ahenkli olmak. Uymak. Ahenkleştirmek. Armonisini yapmak. Bağdaştırmak. Uydurmak. Akord etmek. Düzen vermek.
Harmonic analysis : Uyumlu çözümleme. Fourier analizi. Harmonik analiz. Fourier serileri analizi. Armonik analiz. Uyum çözümlemesi. Harmonik analizi.
Harmonic antenna : Harmonik anteni.
Harmonic : Katsıklık bileşeni. Harmonik ses. Armonik. Harmonik. Uyumlu. Uyumcul. Ahenkli. Katsıklık.
Harmonizing : Akord etmek. Uyum içinde. Bağdaştırıcı. Uyum sağlamak. Ahenkli olmak. Uymak.
Harmonizations : Armonize etme. Uyumlastırma. Ahenkli kılma. Uyum. Uyumlaştırma. Bağdaştırma. Kaynaştırma. Uyum kurallarına uydurma.
İngilizce Harmonizer Türkçe anlamı, Harmonizer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Harmonizer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disarming : Kendini sevdiren. Zararsız hale getiren. Yatıştıran. Yatıştırıcı. Dost kazandırıcı.
Mediatory : Uzlaşma. Arabulucu.
Intermediary : Arada bulunan. Vasıta. Orta. Aracı. Arabulucu. Mütevassıt. Arabuluculuk eden. Genellikle üretici ile tüketici arasında etkinlik gösteren ve malın tüketiciye ulaşmasını sağlayan gerçek ya da tüzel kişi. Aracılık eden.
Intercessor : Başkası adına rica eden kimse. Aracı. Şefaatçi. Arabulucu. Meyancı.
Mediator : Arabulucuk yapan. Arabulucu. Reseptörle efektörü bağlayan sinir hücresi. metabolik bir yolu etkileyen herhangi bir enzim ya da hormon. Ara bulucu. Aracı. Biyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Hakem. Aradüzelten. Mediyatör.
Conciliative : Gönül alıcı.
Eirenic : Sulha götüren. Sulh taraftarı. Sulhsever.
Irenics : Sulhsever. Barış taraftarı.
Musician : Müzisyen. Sazende. Müzikçi. Bir tiyatroda, orkestrada herhangi bir çalgıyı çalan sanatçı. Çalgıcı. Şarkıcı. Bandocu.
Harmonizer synonyms : harmoniser, arbitrator, conciliator, conciliators, mediatress, intermediator, conciliatory, instrumentalist, composer, irenic, player, harmonizers, go between.
Harmonizer ingilizce tanımı, definition of Harmonizer
Harmonizer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who harmonizes.

Bu kısımda Harmonizer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Harmonizer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Harmonizer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Harmonizer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.