Hakem nedir, Hakem ne demek
Hakem; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi, yargıcı

- Seçme ve karar verme yetkisi bulunan kimse.
- Karşılaşmaları, yarışmaları kurallara uygun ve yansız olarak yöneten kimse.
- Belirli bir konudan iyi anlayan kimse.
"Hakem" ile ilgili cümle
- "Hakem, üçüncü defa tekrar ederse güreşe son vereceğini ilan etti." - H. E. Adıvar
Hukuki terim anlamı:
yargıcı.
Bilimsel terim anlamı:
Oyunun kurallara uygun olarak yönetilmesinden sorumlu olan ve kararlarına uyulması gereken görevli.
Oyunu yöneten kişi.
Oyunun kurallara uygun olarak yönetilmesinden sorumlu olan ve kararlarına uyulması gereken görevli.
Oyunun kurullara göre yönetilmesinden sorumlu olan ve kararlarına uyulması gereken görevli.
İngilizce'de Hakem ne demek? Hakem ingilizcesi nedir?:
referee, umpire
Hakem hakkında bilgiler
Hakem bir karşılaşmayı, bir oyunu, belli bir kurallar bütününe uygun olarak, gerektiğinde kuralları da yorumlayarak yöneten kişi. Anlaşmazlık durumunda onun sözü geçerlidir.
Futbol maçları, oyun kurallarının uygulanması konusunda tam yetki sahibi olarak görevlendirilen bir hakem tarafından yönetilir (5. Kural). Maç hakemine 2 yardımcı hakem asistanlık eder. Bunun yanında dördüncü hakem de hakeme zaman zaman yardımcı olmaktadır.
Hakem ile ilgili Cümleler
- Hakem düdüğünü üfledi.
- Dünya Kupası finalinin hakemliğini bir Meksikalı doktor yapacak.
- Ali hakeme aptal dedi.
- Hakem onun atıldığını söyledi.
- Titiz bir hakem maçı bozabilir.
- Hakem oyunu faul olarak nitelendirdi.
- Bir hakem iki takıma da adil olmalıdır.
- Bu bir hakem kararıydı.
- Futbol kulübünün hakem hatası konusunda sıfır tolerans politikası vardır.
- Hakem her iki tarafı da desteklememelidir.
- Hakem maçı bitirmek için düdüğünü çaldı.
- Ali bir hakem.
- Hakem, tenis kortunun yan tarafında yüksek bir sandalyede oturuyor.
- Hakem ona sarı kartı gösterdi.
Hakem tanımı, anlamı:
Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
Kişi : Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Eş, koca. Erkek. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.
Yetki : Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.
Karşılaşma : İki sporcu veya iki takım arasında, karşılıklı olarak kazanmak amacıyla yapılmış olan yarışma, maç. Karşılaşmak işi.
Kural : Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke. Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam.
Uygun : Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.
Hakem heyeti : Bazı ülkelerde yurttaşlardan seçilmiş ve mahkemede yargı görevini yapan geçici kurul, yargıcılar kurulu, jüri.
Hakem kararı : Mahkemeler tarafından belirlenen yeminli hakemlerin verdiği karar. Sporda özellikle güreş ve boksta sonucun hakem veya hakemler tarafından belirlenmesi.
Başhakem : Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı, başyargıcı.
Orta hakem : Futbol karşılaşmasını yöneten hakem.
Yardımcı hakem : Futbol karşılaşmalarında oyun alanının yan çizgisi boyunca oyunu takip eden, kuralların yerine getirilip getirilmediğini gözleyen, orta hakeme yardımcı olan görevli, yan hakem, yan yargıcı. Karşılaşmalarda sayıları, uyarmaları tespit eden ve sonuç ile birlikte tutanağı yazıp imza eden yetkili, yan hakem, yan yargıcı.
Çıkış hakemi : Yarışa başlama işaretini veren görevli.
Çizgi hakemi : Voleybolda topun veya ayağın çizgiye temas durumunu belirlemekle görevli hakem.
Hakemli dergi : Yazıları hakemin denetiminden geçtikten ve onaylandıktan sonra yayımlanan dergi.
Hakemlik : Hakem olma durumu. Hakemin görevi, yargıcılık.
Yardımcı hakemlik : Yardımcı hakem olma durumu.
Anlaşma : Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
Çözmek : Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak, halletmek. Saçı açmak. Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak. Düğmeyi iliğinden açmak. Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak. Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak. Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek.
Yetkili : Mezun. Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar.
Yargıcı : Hakem.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Seçme : Seçmek işi, intihap, seleksiyon. Seçkin, seçilmiş.
Karar : Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Tam ölçüsünde, ne az ne çok. Değişmez olma. Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Bu yargıyı bildiren belge. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik.
Oyun : Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Kumar.
Hakem atışı : Kimi nedenlerle hakemce durdurulan oyunu yeniden başlatırken hakemin topu eliyle yere bırakarak oyuna sokması.
Hakemli : Hakemi olan.
Hakemlik belgesi : Ayaktopu Birliğince hakemlere oyun yönetme yetkisi veren belge.
Diğer dillerde Hakem anlamı nedir?
İngilizce'de Hakem ne demek? : [Hakim] adj. arbitral
n. arbitrator, arbiter, referee, umpire, adjudicator, judge
Fransızca'da Hakem : arbitre [le]; juge [le]
Almanca'da Hakem : n. Kampfrichter, Obmann, Schiedsrichter, Spielleiter, Unparteiische
Rusça'da Hakem : n. судья (M), арбитр (M), посредник (M)
adj. судейский, третейский

Bu kısımda Hakem nedir? Hakem ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hakem tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hakem hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.