Disarm türkçesi Disarm nedir

  • Silahsızlanmak.
  • Şüphesini gidermek.
  • Silahsız bırakmak.
  • Yumuşatmak.
  • Silahı bırakmak.
  • Silahsızlandırmak.
  • Zararsız duruma getirmek.
  • Silahını almak.
  • Yatıştırmak.
  • Zararsız hale getirmek.

Disarm ile ilgili cümleler

English: You should advocate disarmament.
Turkish: Silahsızlanmayı savunmalısın.

English: The superpowers made significant progress in disarmament.
Turkish: Süper güçler silahsızlanmada önemli gelişme yaptılar.

Disarm ingilizcede ne demek, Disarm nerede nasıl kullanılır?

Disarmament : Silahları bırakma. Silahları azaltma. Zararsız hale getirme. Silah bırakma. Silahsızlandırma. Silahsızlanma.

Disarmed : Silahsız. Silahı bırakmak. Silahsızlandırmak. Yatıştırmak. Şüphesini gidermek. Silahsızlandırılmış. Zararsız hale getirmek. Silahsız bırakmak. Kilitsiz. Silahsızlanmak.

Disarmed plasmid : T-dna genlerinin hepsi ya da bir kısmı uzaklaştırılarak bitkilerde kanser yapma özelliğini kaybetmiş ti plazmidi. Savunmasız plazmit.

Disarmer : Silahsızlanma yanlısı. Silahsızlanmadan yana. Silahsızlandıran.

Disarmers : Silahsızlandıran. Silahsızlanma yanlısı. Silahsızlanmadan yana.

United nations disarmament commission : Bm silahsızlanma komisyonu. Birleşmiş milletler silahsızlanma kurulu.

Disarrangement : Düzensiz düzenleme. Düzensizlik. Dağınıklık. Karışıklık.

 

Nuclear disarmament : Nükleer silahları azaltma. Nükleer silahsızlanma.

Disarming : Kendini sevdiren. Yatıştıran. Yatıştırıcı. Uzlaştırıcı. Dost kazandırıcı. Zararsız hale getiren.

Eighteen nation committee on disarmament : Cenevre silahsızlanma komitesi.

İngilizce Disarm Türkçe anlamı, Disarm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disarm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alleviated : Teskin etmek. Teskin edilmiş. Azaltmak. Bastırmak. Dindirmek. Hafifletmek.

Chastens : Yola getirmek. Sadeleştirmek. Uslandırmak. Islah etmek için cezalandırmak. Islah etmek. Terbiye etmek. Dersini vermek. Basitleştirmek. Aklını başına getirmek.

Unarm : Silahtan tecrit etmek. Silahları kaldırmak.

Abating : (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Azalmak. Dindirme. Dindirmek. Hafiflemek. Azaltmak. Yatıştırma. Hafifleme. Azaltma.

Assuaged : Hafifletmek. Dindirmek. Bastırmak. Dindirilmiş.

Chasten : Dersini vermek. Yola getirmek. Islah etmek. Uslandırmak. Terbiye etmek. Sadeleştirmek. Aklını başına getirmek. Islah etmek için cezalandırmak. Basitleştirmek.

Allayed : Dindirmek. Sakinleştirmek. Bastırmak. Gidermek. Azaltmak. Hafifletmek.

Lenify : Dostluğunu kazanmak. Gönlünü almak.

Demilitarize : Askeri yönetimi kaldırmak. Sivilleşmek. Askerden arındırmak. Bir bölgedeki orduyu çekmek. Sivilleştirmek.

Disarm synonyms : win over, disarms, limber up, dispose of, unarms, abates, loosened, inarm, allays, appeasing, dulcified, appease, overpower, alleviating, straighten somebody out, disarmed, straighten out, convince, dulcify, demilitarizes, loosens, abate, alleviates, anneal, intenerate, convert, ease up, attempered, alleviate, allay, overpowers, attemper, loosen.

 

Disarm zıt anlamlı kelimeler, Disarm kelime anlamı

Arm : Pazı. Silahlanmak. Elini uzatmak. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. İnsan ve bazı hayvanlarda omuzla bilekler arasında kalan kısmı. Zırh giydirmek. Koy. Şube. Silahlandırmak. Şube kol.

Militarize : Askerileştirmek.

Militarise : Askerileştirmek.

Disarm ingilizce tanımı, definition of Disarm

Disarm kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To deprive of the means of attack or defense. To deprive of arms. To take away the weapons of. To render defenseless.