Blee türkçesi Blee nedir
Blee ile ilgili cümleler
English: Ali didn't realize his nose was bleeding.
Turkish: Ali burnunun kanadığını fark etmedi.
English: A doctor quickly cut off his left arm and stopped the heavy bleeding.
Turkish: Bir doktor derhal onun sol kolunu kesip çıkardı ve ağır kanamayı durdurdu.
English: Ali is bleeding again.
Turkish: Ali tekrar kan kaybediyor.
English: Ali cut his finger and it's bleeding pretty badly.
Turkish: Ali parmağını kesti ve oldukça kötü kanıyor.
English: Ali isn't bleeding.
Turkish: Ali kan kaybetmiyor.
Blee ingilizcede ne demek, Blee nerede nasıl kullanılır?
Bleed : Kan gelmek. Kanını emmek. Boşaltmak (sıvı, gaz). Kan ağlamak. Kan almak. Kanamak. Yolmak. Kan kaybetmek. Kaçırmak. Akmak (boyası).
Bleed for : Yüreği kan ağlamak. İçi sızlamak.
Bleed off : Kaçmak. Yük atmak. Boşaltmak. Boşaltma. Basınç boşalmak. Yük atma. Basınç. Gaz boşalmak. Kaçırmak.
Bleed somebody : Para sızdırmak.
Bleed to death : Kan kaybından ölmek.
Bleeding of the nose : Burun kanaması.
Bleeder resistance : Önyükleme direnci. Yanıt eğrisi kontrol direnci.
Bleeders : Para sızdıran. Havalandırma deliği. Şantajcı. Hemofili hastası.
Bleeding heart : Kız kalbi. Şebboy. Başkalarının sorunlarına fazlasıyla sempatiyle yaklaşan kimse.
Bleeders disease : Akan kanın kolay dinmemesi hastalığı.
İngilizce Blee Türkçe anlamı, Blee eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conformability : Yerindelik. Uygunluk.
Comparison : Kıyas. Benzetme. Teşbih. Benzetiş. Karşılaştırma. Benzeti. Mukayese. İki veya daha çok sayıdaki dilin birbirine benzeyen ve benzemeyen yanlarını ortaya koymak üzere yapılan karşılaştırma. dil akrabalıklarının ortaya konmasında bu türlü çalışmaların önemli etkisi olmuştur. Üstünlük derecesini gösterme.
Blueish : Kısmen mavi. Biraz mavi. Mavi gibi. Mavimsi. Maviye çalan. Mavimtırak.
Skin colour : Ten rengi.
Dye : Boya tutmak. Boya. Boyanmak. Çeşitli gereçleri, bir çözelti içinde boyamak için kullanılan, doğal ya da yapay renk veren özdek. Boyarmadde. Kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boya maddesi kullanarak belirli bir renk vermek. Boyarözdek. Boyamak. Cehri.
Tint : Renk vermek. Boyamak (bir rengin açık bir tonuna). Nüanslamak. Tonlama. Açmak (renk). Tonlamak. Hafif renk vermek. Nüans.
Approximation : Tahmin. -e yakın olma. Uyumlulaştırma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yakınlaştırma. Yakınlık. Kararlama. Yaklaşıklık. -e yakın bir şey.
Take flight : Uçmaya başlamak. Sıvışmak. Tüymek. Kaçmak. Firar etmek. Uçmak.
Alikeness : Benzeyiş.
Color : Çarpıtmak. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir. Üçlü benek. Renk katmak. Boyamak. Renkli almaçların görüntülüklerinin iç çeperinde bulunan ve her biri, renkli noktalardan üçünün bir üçgen biçiminde yan yana gelmesinden oluşan benek. Renk değiştirmek. Renklendirmek.
Blee synonyms : head for the hills, high tail, hightail it, skin color, bolt, break loose, make off, elope, fly, colorings, analogies, take to the woods, run, colouring, conformity, go off, analogousness, get away, scarper, break, coloring, desert, break away, community, tinctured, stampede, scat, hue, abscond, tone, chromas, complexions, fly the coop.
Blee zıt anlamlı kelimeler, Blee kelime anlamı
Achromatic : Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksiz. Akromatik. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksemez. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Perdesi değişmeyen. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız.
Southern : Güneye ait. Güneyli. Güney.
Blee ingilizce tanımı, definition of Blee
Blee kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Color. Likeness. Complexion. Hue. Form.

Bu kısımda Blee kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blee ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blee anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blee ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.