Dye türkçesi Dye nedir

  • [#boya Boyama].
  • Boya ile boyamak.
  • Boya.
  • Boya tutmak.
  • Boya maddesi.
  • Çeşitli gereçleri, bir çözelti içinde boyamak için kullanılan, doğal ya da yapay renk veren özdek.
  • Kumaş boyası.
  • Boyarözdek.
  • Renközü.
  • Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri.
  • Cehri.
  • Kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Renk.
  • Boyanmak.
  • Boyanabilmek.
  • Boyarmadde.
  • Boya maddesi kullanarak belirli bir renk vermek.
  • Boyamak.

Dye ile ilgili cümleler

English: Ali says he might dye his goatee red and green for Christmas.
Turkish: Ali keçisakalını Noel için kırmızı ve yeşile boyayabileceğini söylüyor.

English: Ali helped Mary dye her hair.
Turkish: Ali Meri'nin saçını boyamasına yardım etti.

English: Ali tried to convince Mary to dye her hair red.
Turkish: Ali Mary'yi saçını kırmızıya boyaması için ikna etmeye çalıştı.

English: Ali said he wanted to dye his hair black.
Turkish: Ali saçlarını siyaha boyamak istediğini söyledi.

 

English: A dye was injected into a vein of the patient's arm.
Turkish: Bir boya hastanın kol damarına enjekte edilebilir.

Dye ingilizcede ne demek, Dye nerede nasıl kullanılır?

Dye absorption : Boya soğurumu. Boyanabilme. Boyanabilirlik.

Dye affinity : Boyanabilme. Boyanabilirlik.

Dye autoclave : Basınçlı boyama aparatı.

Dye back : Boya teknesi. Boya kabı.

Dye base : Boya bazı.

Dye feeding roller : Boya merdanesi.

Dye in the wool : Hakiki. Dokunmadan önce boyanmış. Sabit fikirli. Rengi çıkmaz. Önyargılı. Koyu. Tutucu.

Dye beam : Boya levendi.

Dye bobbin : Boyama bobini.

Dye core : Boyama bobini.

İngilizce Dye Türkçe anlamı, Dye eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dye ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bromothymol blue : Bromotimol mavisi. Bromtimol mavisi.

Coloring matter : Boya maddeleri.

Coloring material : Boyama malzemesi.

Bluing : Menevişleme. Çarçur etmek. Meneviş. Maviye boyamak. Çivit. Har vurup harman savurmak. Çivitleme. Mavileştirme. Silaha renk verme. Mavi yapmak.

Colorations : Renklendirme. Kolorasyon. Renklenme. Boyanma.

Colouring : Gıda boyası. Tiyatro konuşmasında tekdüzelikten kaçmak için seste tını, hız ve vurgu değişikliği yaparak konuşmaya canlılık getirme. Görünüş. Renklendiren. Yanıltıcı görünüş. Renklendirme. Ten rengi. Yüz rengi.

Colorings : Yanıltıcı görünüş. Yüz rengi. Renklendiren. Görünüş. Ten rengi. Renklendirme. Gıda boyası.

Lead acetate : Kurşun asetat. Kurşun şekeri.

Discolour : Rengini bozmak. Soldurmak. Bozulmak. Rengini değiştirmek. Leke. Bozmak. Rengi değişmek. Lekelemek. Solmak. Solma.

 

Imbrues : Bulaştırmak. Islatmak.

Dye synonyms : basic colour, kendal green, vat color, double dye, quercitron, piece dye, direct dye, colouring material, bromophenol blue, kendal, deep dye, fluoresceine, bromphenol blue, substantive dye, hand dye, radiopaque dye, safranin, basic color, hair coloring, tetrabromo phenolsulfonephthalein, fluorescent dye, saffranine, resorcinolphthalein, chroma, paint, orchil, cochineal, stains, acid dye, sugar of lead, lac dye, make oneself up, yarn dye.

Dye ingilizce tanımı, definition of Dye

Dye kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To stain. Same as Die, a lot. To color. Color produced by dyeing. To give a new and permanent color to, as by the application of dyestuffs.