Boyamak nedir, Boyamak ne demek

  • Boya sürerek veya boyaya batırarak renk vermek.
  • Azarlamak
  • Ağır söz söylemek, aşağılamak.

"Boyamak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Rastıkla, yanağındaki beni boyamayı da unutmadı." - S. M. Alus

Yerel Türkçe anlamı:

Ağır söz söylemek, aşağılamak.

Koku ortalığı kaplamak.

İngilizce'de Boyamak ne demek? Boyamak ingilizcesi nedir?:

paint

Boyamak anlamı, kısaca tanımı:

Boyama : Boyamak işi, pentür. Renkli yazma veya mendil. Rengi boya ile sonradan verilmiş olan.

Boya : Yazmak için kullanılan mürekkep. Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya. Aldatıcı görünüş.

Göz boyamak : Kandırmak, yanıltmak, gösterişle aldatmak.

Kana boyamak : Kan içinde bırakmak.

Batı : Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika. Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp. Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta.

Renk : Çeşitlilik. Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik.

 

Vermek : Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Satmak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Doğurmak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Dayamak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Ödemek. Ondan bilmek, atfetmek. Ayırmak, harcamak. Sahip olmasını sağlamak. Kazandırmak, katmak. Tespit etmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Yaymak. Bırakmak veya bağışlamak.

Söylemek : Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak. Yazmak, düzmek. Türkü, şarkı vb. okumak. Sipariş etmek. Yapılmasını istemek. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Haber vermek.

Aşağılamak : Küçültücü davranışlarda bulunmak, hor görmek. Değerinden düşük göstermek.

Azarlamak : Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek.

Ağır : Davranışları yavaş olan. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Sindirimi güç (yiyecek). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Keskin, boğucu (koku). Çapı, boyutu büyük. Çetin, güç. Yavaş. Sıkıntı veren, bunaltan. Ağırbaşlı, ciddi. Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Kısık, alçak. Yoğun. Değeri çok olan, gösterişli. Ağır sıklet.

 

Söz : Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil.

Boyamak ile ilgili Cümleler

  • Garaj boyamak bizim için tüm hafta sonu sürdü.
  • Ali saçlarını siyaha boyamak istediğini söyledi.
  • O odayı boyamak birkaç saatimi aldı.
  • Ali ve Mary arabalarını boyamak zorunda.
  • Ali saçını siyaha boyamak istediğini söyledi.
  • Ben sulu boya ile boyamak istiyorum.
  • Onların işi arabaları boyamak.

Diğer dillerde Boyamak anlamı nedir?

İngilizce'de Boyamak ne demek? : v. paint, dye, color, colour [Brit.], decorate, engrain, imbrue, stain, wash

Fransızca'da Boyamak : colorer, colorier, peindre, teinter, barbouiller, (ayakkabý) cirer

Almanca'da Boyamak : v. abtönen, anmalen, ausmalen, beizen, bemalen, färben, streichen, tingieren

Rusça'da Boyamak : v. красить, закрашивать, раскрашивать, окрашивать, расписывать, намазывать, накрашивать, выкрасить, закрасить, раскрасить, окрасить, расписать, намазать, накрасить