Dyes türkçesi Dyes nedir
Dyes ile ilgili cümleler
English: Ali dyes his hair.
Turkish: Ali saçlarını boyar.
English: I think Moustapha dyes his hair.
Turkish: Sanırım Mustafa saçını boyuyor.
English: Ali dyes his hair, doesn't he?
Turkish: Ali saçını boyar, değil mi?
English: Ali always checks to verify that no dyes are in any food he buys.
Turkish: Ali her zaman satın aldığı yiyeceklerde boya maddesi olup olmadığını kontrol eder.
English: I think Tom dyes his hair.
Turkish: Tom'un saçını boyadığını düşünüyorum.
Dyes ingilizcede ne demek, Dyes nerede nasıl kullanılır?
Acide dyes : Asidik boyalar. Asit özelliklerine sahip, protoplazmanın bazik komponentleri ile reaksiyon veren boyalar.
Acridine dyes : Akridin boyaları. Kömür katranından elde edilen, irin, kan, serum ve doku artıkları gibi ortamlarda da etkinliğini kaybetmeyen ve bakterilerin dna çift zincirindeki baz çiftleri arasına yerleşerek antibakteriyel etkinlik gösteren diaminoakridin (rivanol), akriflavin, aminakrin hidroklorür ve proflavin hemisülfat gibi boya maddeleri. akridin boyalarının bu etkinlikleri hipokloritlerce engellendiğinden birlikte veya arka arkaya kullanılmamalıdır.
Affinity to dyes : Boya alma yeteneği. Boyanabilirlik.
Azo dyes : Azo boyalar. Doku üretimini teşvik etmek ve antiseptik amaçla kullanılan n=n- bağı taşıyan skarlet kırmızısı, skarlet kırmızı sülfonat ve fenazopridin bileşiklerinin ortak adı. Azo boyaları. Azobenzenden türeyen. Azoik boyalar.
Foreign dyes : Kimi fizyolojik değerlendirmeler için veya seyrek olarak tedavi amacıyla vücuda enjekte edilen, evans mavisi, indosiyanin yeşili, metilen mavisi ve bromsulfatein gibi boyalar. Yabancı boyalar.
Anionic dyestuff : Anyonik boyarmadde.
Nitroso dyes : Nitrozo boyası. Nitro boyası.
Ingrain dyestuff : Diazo boyası. İnkişaf boyası.
Ice dyestuff : Azoik boya.
Mineral dyestuff : Mineral boyarmadde.
İngilizce Dyes Türkçe anlamı, Dyes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dyes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Engraining : İliğine geçirme. Ham iken boyamak. İçine işletme. Boyayı iyice emdirme. İçine işletmek. Ham iken boyama. Odun gibi görünmesini sağlama. Boyama.
Colour : Forma. Renk değiştirmek. Renk. Coşkunluk. Renk vermek. Renklendirmek. Renklenmek. Bet beniz. Nüans.
Imbrues : Bulaştırmak. Islatmak.
Discolours : Soldurmak. Leke. Bozmak. Rengini bozmak. Solmak. Rengi değişmek. Rengini değiştirmek. Solma. Lekelemek.
Imbruing : Islatmak. Bulaştırmak.
Discolour : Soldurmak. Lekelemek. Solmak. Solma. Rengini bozmak. Bozulmak. Bozmak. Rengini değiştirmek. Leke.
Decorate : Dekor olmak. Donamak. Bezemek. Süsleyip püslemek. Duvar kağıdı ile kaplamak. Donatmak. Allamak pullamak. Süslemek. Madalya takmak. Dekorasyon yapmak.
Stain : Boyama (kimyasal maddeyle) koyulaştırmak. Leke etmek. Vernik. Renklendirmek. Boya. Leke. Lekelemek. Lekelenmek. Kirlenmek. Kirletmek.
Persuasion : Akide. Razı etme. İnandırma. Kanaat. Kandırma. İtikat. İkna. İnanç. Tür. İkna etme.
Dyes synonyms : make oneself up, decorating, affirmative, sentiment, make up, imbrue, stains, color, view, engrain, thought, imbrued, embrue, opinion, decorates, dye, be painted.
Dyes zıt anlamlı kelimeler, Dyes kelime anlamı
Negative : Olumsuz söz. Bir imlemede artı doğrultunun tersine yönelmiş sayılara verilen im. yalnız iki eşlemi bulunan nesneler den birine verilen im; eksi yük gibi. sayıların sıfırdan küçük olanlarına verilen im. iki sayıdan, iki nicelikten birini ötekinden çıkarma işlemini belirleyen im. Olumsuz. 1a. kon dizgesinde, özeğe göre seçilen, bir bölgede alınan yerlerin imi. b. çıkarma işlemi imi. 2-durgun elektrikte ebonit çubuğun sürtünmesiyle oluşan yük imi. bir atom ya da atom kümesinin elektron kazanmasıyla oluşturduğu yük imi (bk. eksin). Menetmek. Zıt. Kabul etmemek. Negatif görüntü elde etmek için alıcıda kullanılan boş film. bu yolda kullanılmış fakat henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek üzerinde negatif görüntü belirmiş olan film. negatif görüntü. (genellikle) doğadakinin ters renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. tv. uç değiştirme yoluyla almaçta oluşturulan ve doğadakinin ters renk tonunda olan görüntü. Etkisiz hale getirmek. Negatif.
No : Ret. Hiçbir. Hayır. Gereksiz. Olumsuz oy. Değil. Yok. Numara. Artık değil. Olmaz.
Natural : Asıl. Natürel. Doğuştan hünerli kimse. Doğanın kendi düzeni içinde oluşan; yapay olarak hezırlanmamış olan. Yapmacıksız. Normal. Fıtri. Tabii. Hılki. Doğal.

Bu kısımda Dyes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dyes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dyes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dyes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.