Negative türkçesi Negative nedir
- Olumsuz söz.
- Zıt.
- Çürütmek.
- Olumsuz.
- 1a. kon dizgesinde, özeğe göre seçilen, bir bölgede alınan yerlerin imi. b. çıkarma işlemi imi. 2-durgun elektrikte ebonit çubuğun sürtünmesiyle oluşan yük imi. bir atom ya da atom kümesinin elektron kazanmasıyla oluşturduğu yük imi (bk. eksin).
- Kabul etmemek.
- Etkisiz hale getirmek.
- Ters.
- Menetmek.
- Bir imlemede artı doğrultunun tersine yönelmiş sayılara verilen im. yalnız iki eşlemi bulunan nesneler den birine verilen im; eksi yük gibi. sayıların sıfırdan küçük olanlarına verilen im. iki sayıdan, iki nicelikten birini ötekinden çıkarma işlemini belirleyen im.
- Negatif görüntü elde etmek için alıcıda kullanılan boş film. bu yolda kullanılmış fakat henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek üzerinde negatif görüntü belirmiş olan film. negatif görüntü. (genellikle) doğadakinin ters renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. tv. uç değiştirme yoluyla almaçta oluşturulan ve doğadakinin ters renk tonunda olan görüntü.
- Reddetmek.
- Eksi.
- Negatif.
- Olumsuz cevap vermek.
- Geri çevirmek.
- Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Negative ile ilgili cümleler
English: He understood the negative outcomes of being wasteful.
Turkish: O, savurgan olmanın olumsuz sonuçlarını anladı.
English: I won't translate such a negative sentence.
Turkish: Böylesine olumsuz bir cümleyi çevirmeyeceğim.
English: Some people argue that technology has negative effects.
Turkish: Bazı insanlara göre teknolojinin olumsuz etkileri var.
English: I think that globalization has negative effects as well as positive.
Turkish: Küreselleşmenin pozitif olduğu kadar negatif etkilerinin de olduğunu düşünüyorum.
English: Protons have a positive charge, electrons have a negative charge, and neutrons have no charge.
Turkish: Protonlar pozitif, elektronlar negatif yüke sahiptir ve nötronların yükü yoktur.
Negative ingilizcede ne demek, Negative nerede nasıl kullanılır?
Negative acceleration : Negatif ivme. Hareketli bir cismin yavaşlaması.
Negative acknowledge : Olumsuz alındı. Alınmadı.
Negative acknowledge character : Olumsuz yanıt karakteri. Olumsuz yanıt damgası. Olumsuz alındı karakteri. Bir duraktan, bağlantı kurulan başka bir durağa, olumsuz yanıt olarak gönderilen bir gönderim güdüm damgası. Olumsuz alındı damgası.
Negative acknowledgement : Olumsuz alındılama. Olumsuz alındı. Nak (bilgisayar, telekomünikasyon). Bir veri paketinin eksik geldiğini ve yeniden gönderilmesi gerektiğini belirtmek için alış modeminden gönderen modeme gönderilen karakter veya ileti.
Negative ad : Bir kişinin veya ürünün olumlu niteliklerinin reklamını yapmayan aksine başka bir kişiyi veya ürünü eleştiren ve kusurlarını ortaya çıkaran reklam (özellikle siyasi reklam).
Negative aspects : Dezavantajlar. Oluşuz yönler. Olumsuz taraflar.
Negative bombe : Konserve kutu içinde fazla vakumdan dolayı kutunun içe çökmesi, ürünün ambalajının içe çökmesi. Negatif bombaj.
Negative binomial distribution : Negatif binom dağılımı.
Negative answer : Olumsuz yanıt. Olumlu olmayan cevap. Olumsuz cevap.
Negative approach : Olumsuz muamele. Olumlu olmayan yaklaşım. Olumsuz yaklaşım.
İngilizce Negative Türkçe anlamı, Negative eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Negative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Absonant : Akla uygun olmayan.
Demurs : İtiraz etmek. Tereddüt. Karşı koymak. Karşı çıkmak. Duraksama. İtiraz. Zorluk çıkarmak. Etmek. Tereddüt etmek.
Antithetic : Karşıt olan. Tezatlı. Karşıt. Aykırı. Zıt olan.
Refuse : Direnmek. Karşı koymak. Kaçınmak. Çöp. İzin vermemek. Ayak diremek. Refüze etmek. Cerh etmek.
Addles : Bozulmak. Çürük. Çürümek. Bozmak. Kafa karıştırmak. Kokuşturmak. Kokmak. Cılk. Bozulmak (yum.).
Bind : Yapıştırmak. Usandırmak. Yarayı sarmak. Sarmak. Bağlamak. Tutmak. Birleştirmek. Yasa gücü ile zorunlu kılmak. Zorunlu bırakmak.
Favorless : Elverişli olmayan. Tercih edilmeyen. Avantajlı olmayan. Favori olmayan. Müsait olmayan. Sakıncalı. Elverişsiz. Müsait olmayan (ayrıca favourless).
Pessimistic : Pesimistik. Karamsar. Kötümser. Bedbin.
Counteract : Önlemek. Etkisizleştirmek. Karşı koymak. Karşılık vermek. Etkisini gidermek. Etkisini yok etmek. Gidermek. Karşı savaşmak. Mukabele etmek.
Consumes : Bitirmek. Yiyip bitirmek. Yakmak. Sarfetmek. Ziyan etmek. Yakıp kül etmek. Tüketmek. Yanmak. Tüketim yapmak.
Negative synonyms : demurred, avert, consume, contravened, minus, disapprove of, cankering, back, disable, poorly, call of, counteracted, contra, decline, disallow, clamp, deactivating, counteracts, antithetical, disallows, agin, confute, contravene, counteracting, controverts, defused, deprecating, negative numbers, abhorrent, abnegates, conflicting, acrimonious, destructive.
Negative zıt anlamlı kelimeler, Negative kelime anlamı
Positive : Kati şey. Pozitif görüntü (film). Pozitif. Kesin şey. Pozitif resim. Bir imleme anlaşmasında eksi doğrultunun tersine yönelmiş sayılan doğrultu, yalnız iki eşlemi bulunan nesnelerden birine verilen im: artı yük gibi. sayıların sıfırdan büyük olanlarına verilen im. iki sayıma, iki niceliğin toplama işlemini belirleyen im. Olumlu. Artı. Vazıh. Pozitif görüntü.
Neutral : Tarafsız ülke. Üçlü, dörtlü elektrik kablolarındaki toprak teli. Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olmayan yayıcı. Seçmez yayıcı. Tarafsız kimse. Arı durumda ya da çözeltisinde asit ya da baz özelliği göstermeyen ve ph değeri 7 olan (özdek). üzerindeki artı ya da eksi elektrik yükleri denkleşmiş olan (özdek). Belirli bir niteliği olmayan. Artı ve eksi yükü olmayan, yansız. Ph'sı 7.0 olan; ne asit ne de baz olan madde. Ilın.
Supportive : Yardımcı. Destekleyici. Destek verici.
Negative antonyms : optimistic, constructive, inclined, favorable, affirmative.
Negative ingilizce tanımı, definition of Negative
Negative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To disprove. To prove unreal or untrue. Opposed to affirmative. Implying, containing, or asserting denial, negation or refusal. Denying. Returning the answer no to an inquiry or request. A proposition by which something is denied or forbidden. A negative opinion. An opposite or contradictory term or conception. A conception or term formed by prefixing the negative particle to one which is positive. As, a negative answer. Refusing assent.

Bu kısımda Negative kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Negative ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Negative anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Negative ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.