Positive türkçesi Positive nedir
- Pozitif görüntü elde etmekte kullanılan boş film. bu yolda basım aygıtında kullanılmış ancak henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek pozitif görüntüleri belirmiş film. pozitif görüntü. (genellikle) doğadakinin aynı renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır.
- Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Kuşkusuz.
- Pozitif görüntü (film).
- Pozitif görüntü.
- Bir imleme anlaşmasında eksi doğrultunun tersine yönelmiş sayılan doğrultu, yalnız iki eşlemi bulunan nesnelerden birine verilen im: artı yük gibi. sayıların sıfırdan büyük olanlarına verilen im. iki sayıma, iki niceliğin toplama işlemini belirleyen im.
- Kesin şey.
- Artı.
- Kati şey.
- Vazıh.
- Pozitif resim.
- Olumlu derece.
- Pozitif.
- Olumlu.
Positive ile ilgili cümleler
English: Ali is positive that Mary is wrong.
Turkish: Ali Mary'nin hatalı olduğu hakkında pozitif.
English: A positron is a small particle similar to an electron, but with a positive electric charge.
Turkish: Pozitron bir elektrona benzeyen küçük bir parçacıktır fakat pozitif elektrik yüklüdür.
English: Ali got quite a few positive responses.
Turkish: Ali epeyce olumlu tepkiler aldı.
English: Ali was positive that the camera Mary had was his, but it wasn't.
Turkish: Ali Mary'nin sahip olduğu kameranın onunki olduğundan emindi ama değildi.
English: Are you positive it was Moustapha who broke the window?
Turkish: Camı kıranın Mustafa olduğundan emin misin?
Positive ingilizcede ne demek, Positive nerede nasıl kullanılır?
Positive adaptation : Olumlu uyum. Gücü gittikçe azalan bir uyarıcı karşısında bile istenilen tepkiyi gösterme. çevreye uyma.
Positive aerotaxis : Oksijene doğru hareket. Mikroorganizmaların oksijene doğru hareket etmeleri, pozitif aerotaksis. Pozitif aerotaksis.
Positive autocorrelation : Pozitif kendiyle ilgileşim.
Positive balance : Alacaklı bakiye.
Positive batmotrop effect : N. accelerantesin uyarılmasıyla kalp kasının uyarılabilme yeteneğinin artması. Pozitif batmotrop etki.
Positive cone : Pozitif koni. Artı koni.
Positive control : Bakterilerde, genlerin sadece aktif regülatör protein bulunduğu zaman, ifade edilmesinin kontrolü. Pozitif kontrol. Olumlu denetim.
Positive contrast media : Yoğunluğu doku yoğunluğundan fazla olan radyoopak kontrast maddeler. Pozitif kontrast madde.
Positive column : Artı dikeç. Uçunlar, içindeki elektrik boşalımında üst-üşek yanındaki ışıklı bölge. Pozitif kolon. Aydınlık bölge. Pozitif sütun.
Positive contrast celiography : Pozitif kontrast şeliyografi. Pozitif kontrast maddelerin karın boşluğuna verilmesinden sonra görüntü alınması.
İngilizce Positive Türkçe anlamı, Positive eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Positive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Favorable : Yandaş. Uygun. Avantajlı. İyi. Taraftar. Lütufkar. Faydalı. Bir ölçek sınarının dile getirdiği tutuma katılan ya da olumlu yanıt veren kişi ya da bir sınarı onaylayan görüş, bk. karşı. İyi niyetli. Ahım şahım.
Naturally : Tabii. Doğallıkla. Elbette. Doğal şekilde. Şüphesiz. Doğuştan. Haliyle. Doğal olarak.
Plus : İle. Ve. Bir de. İlavesiyle. Artı işareti. Fazlalık. Daha. Fazla. Sıfırdan büyük.
Affirmative : Olumlayıcı. Müspet. Doğrulayan. Doğrulayıcı. Olumlu cevap. Kesin.
Clarion : Berrak ve tiz ses. Boru sesi. Yüksek (ses). Duyurmak. İlan etmek. Boru ile çalınan müzik. Davulla zurnayla duyurmak. Temiz. Açık.
Certain : Sabit. Belli. Ayrım. Şüphesiz. Kesin. Falanca. Muhakkak. Belirlenmiş. Mutlak.
Clarioning : Temiz. Davulla zurnayla duyurmak. İlan etmek. Boru sesi. Berrak ve tiz ses. Boru ile çalınan müzik. Açık. Duyurmak. Boru.
Sure : Tabii. Emin. Şüphesiz. Kati. Tabi. Muhakkak. Mutlaka. Güvenilir. Kesin. Mutlak.
Positive picture : Sıfırdan büyük rakam gösterimi.
Pos : Satış noktası. Satış işlemlerini kolaylaştıran ve çoğunlukla envanter sayımına yardımcı olan bilgisayar uygulamaları.
Positive synonyms : beyond a shadow of doubt, favouring, evident, definitely, lucid, lucent, and no mistake, admittedly, cinch, advantageous, doubtless, assertive, affirmatives, clarioned, optimistic, affirmatory, definite, easily, no doubt, decidedly, peremptory, positives, beyond all question, favoring, supportive, indubitable, doubtlessly, plus sign, surer, clarions, constructive, approbative, favourable.
Positive zıt anlamlı kelimeler, Positive kelime anlamı
Unsupportive : Desteksiz.
Pessimistic : Karamsar. Bedbin. Kötümser. Pesimistik.
Neutral : Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olmayan yayıcı. Boşta. Tarafsız. Ph'sı 7.0 olan; ne asit ne de baz olan madde. Tarafsız ülke. Herhangi bir konuda anlaşamayan iki karşıt düşünürler arasında hiç bir yana katılmayarak yönsüz kalma. Artı ve eksi yükü olmayan, yansız. Elektrik yükü olmayan. kimyada ne asit ne de alkali tepkisi göstermeyen. Kıvıl yükü olmayan. ekşit ya da baz olmayan. Nötr.
Positive antonyms : destructive, negative, disadvantageous.
Positive ingilizce tanımı, definition of Positive
Positive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Existing in fact. Actual. Opposed to negative. As, a claw clutch is a positive clutch, while a friction clutch is not. That which is capable of being affirmed. Reality. Having a real position, existence, or energy. Designating, or pertaining to, a motion or device in which the movement derived from a driver, or the grip or hold of a restraining piece, is communicated through an unyielding intermediate piece or pieces. Real.

Bu kısımda Positive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Positive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Positive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Positive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.