Favorable türkçesi Favorable nedir

  • Tatminkar.
  • Ahım şahım.
  • Olumlu.
  • Lehte.
  • Bir ölçek sınarının dile getirdiği tutuma katılan ya da olumlu yanıt veren kişi ya da bir sınarı onaylayan görüş, bk. karşı.
  • Faydalı.
  • İyi niyetli.
  • Müsait.
  • Elverişli.
  • Yandaş.
  • Uygun.
  • Hoşa giden.
  • İyi.
  • Avantajlı.
  • Taraftar.
  • Lütufkar.

Favorable ile ilgili cümleler

English: A favorable review of your play will appear in the next issue.
Turkish: Senin oyununla ilgili olumlu eleştiriler gelecek basımda görünecek.

English: I have no idea what he has in mind, rejecting such a favorable proposal.
Turkish: Aklında ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok, böylesine olumlu teklifi reddetti.

English: I'm looking forward to receiving a favorable answer from you.
Turkish: Sizden tatminkar bir yanıt almayı dört gözle bekliyorum.

English: I am looking forward to receiving your favorable answer.
Turkish: Olumlu cevabını almayı sabırsızlıkla bekliyorum.

English: He made a favorable impression on his bank manager.
Turkish: O, banka yöneticisinde olumlu bir izlenim bıraktı.

Favorable ingilizcede ne demek, Favorable nerede nasıl kullanılır?

Favorable answer : Duyulmak istenen cevap. Olumlu cevap. Beklenen karşılık.

Favorable attitude : Ölçeklenmiş bir tutum sürekliliğinin olumlu konumlarını oluşturan ve bireylerin onaylamaları durumunda "yandaş" olarak niteledikleri tutum. Yandaş tutum.

 

Favorable balance : Pozitif satış dengesi. Olumlu fark.

Favorable conditions : Avantajlı durumlar. Müsait şartlar. Uygun koşullar. Uygun durum. Elverişli şartlar.

Favorable criticism : Olumlu görüş. Olumlu eleştiri. Beğenerek genel bakış. Faydalı geri besleme.

Unfavorable condition : Olumsuz şartlar. Umut vadetmeyen şartlar.

Favorable turn : Umut verici değişiklik. Avantajlı gelişme. Daha iyisi ile değiştirmek.

Unfavorable : Karşı. Bir ölçek sınarının dile getirdiği yargıya katılmayan ya da olumsuz yanıt veren kişi, ona ters düşen tutum ya da görüş. Tercih edilmeyen. Sakıncalı. Aleyhte. Açık veren (hesap). Aksi. Olumsuz. Ters. Kötü.

Favorable position : Elverişli pozisyon.

Unfavorable balance : Negatif ticari durum. Olumsuz denge.

İngilizce Favorable Türkçe anlamı, Favorable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Favorable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Do gooder : İyi niyetli ama başarısız sosyal reformcu. Velinimet.

Adaptable : Sinema özellikleri taşıyan, bundan dolayı uyarlanması kolay olan, uyarlanmaya yatkın metin. Uyumlu. Uyum sağlayan. Uyabilen. Yeni koşullara uyarlanabilen. Uyan. Uyar. Uyarlanabilir. Şartlara uyabilen.

Advocated : Savunucu. Avukat. Desteklemek. Korumak. Savunmak. Müdafi. Müdafaa etmek.

Partisan : Gerilla. Parti taraftarı olan. Fırkacı. Partizan. Taraflı. Partici. Tarafgir. Çeteci. Taraftarlık.

Accommodating : Yumuşak başlı. Yardımcı. Denkleştirici. Yardımsever. İyiliksever. Yerleştirerek. Değişime açık. Mezhebi geniş. Uysal.

 

Agreeable to : Mutabık. -e uygun. Anlaşmaya hazır.

Disciple : Çömez. Öğrenci. Havari. Mürit. Öndere bağlı olan kimse. Talebe. Şakirt.

Of service : Yardım etmek. Yararı olmak. Yararlı. Yardımcı olmak. Yardımcı.

Pleasurable : Hoş. Memnun edici. Zevkli. Zevk veren.

Discipless : Talebe. Öğrenci. Şakirt. Mürit. Çömez. Havari.

Favorable synonyms : plausive, feasible, copacetic, advisable, affirmatory, constructive, prosperous, bonny, adherent, serviceable, expedient, easy going, approving, gracious, improving, has the upper hand, satisfactory, satisfying, sure, readiest, backers, favouring, exponent, cohorts, peremptory, admissible, complaisant, beneficial, propitious, partizan, the beautiful, bonniest, positives.

Favorable zıt anlamlı kelimeler, Favorable kelime anlamı

Unfavorable : Olumsuz. Ters. Açık veren (hesap). Sakıncalı. Tercih edilmeyen. Kötü. Elverişsiz. Karşı. Aleyhte. Uygun olmayan.

Bad : Yıkım. Batak. Zarar. Kokmuş. Perişanlık. Terbiyesiz. Sert. Berbat. Çürük.

Negative : 1—a. kon dizgesinde, özeğe göre seçilen, bir bölgede alınan yerlerin imi. b. çıkarma işlemi imi. 2-durgun elektrikte ebonit çubuğun sürtünmesiyle oluşan yük imi. bir atom ya da atom kümesinin elektron kazanmasıyla oluşturduğu yük imi (bk. eksin). Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zıt. Geri çevirmek. Etkisiz hale getirmek. Olumsuz söz. Negatif. Çürütmek. Olumsuz. Olumsuz cevap vermek.

Favorable antonyms : uncomplimentary, unpropitious.

Favorable ingilizce tanımı, definition of Favorable

Favorable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Favoring. Manifesting partiality. Kind. Full of favor. Friendly. Propitious.