Positive column türkçesi Positive column nedir

  • Pozitif kolon.
  • Pozitif sütun.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Aydınlık bölge.
  • Uçunlar, içindeki elektrik boşalımında üst-üşek yanındaki ışıklı bölge.
  • Artı dikeç.

Positive column ingilizcede ne demek, Positive column nerede nasıl kullanılır?

Positive : Pozitif görüntü elde etmekte kullanılan boş film. bu yolda basım aygıtında kullanılmış ancak henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek pozitif görüntüleri belirmiş film. pozitif görüntü. (genellikle) doğadakinin aynı renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. Olumlu. Kuşkusuz. Pozitif. Artı. Bir imleme anlaşmasında eksi doğrultunun tersine yönelmiş sayılan doğrultu, yalnız iki eşlemi bulunan nesnelerden birine verilen im: artı yük gibi. sayıların sıfırdan büyük olanlarına verilen im. iki sayıma, iki niceliğin toplama işlemini belirleyen im. Kati şey. Pozitif görüntü (film). Vazıh. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Column : Destek. Kuyruk. Köşe yazısı. Köşe. Kolon. Dikeç. Kol. Omurgalılarda kalın bağırsağın rektumdan önce gelen, dışkıdan fazla suyu emen bölgesi. böceklerde bağırsağın ikinci bölgesi. elektron mikroskobunda elektromanyetik merceklerin yerleştirildiği, içinden elektronların geçtiği havası boşaltılmış metal boru. Basamak (matematik terimi).

 

Positive adaptation : Gücü gittikçe azalan bir uyarıcı karşısında bile istenilen tepkiyi gösterme. çevreye uyma. Olumlu uyum.

Positive aerotaxis : Oksijene doğru hareket. Pozitif aerotaksis. Mikroorganizmaların oksijene doğru hareket etmeleri, pozitif aerotaksis.

Positive autocorrelation : Pozitif kendiyle ilgileşim.

Positive balance : Alacaklı bakiye.

İngilizce Positive column Türkçe anlamı, Positive column eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Positive column ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Accelerometer : Hızlanma ölçer. İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvme ölçer. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvmeyi ölçen. İvme ölçme aleti. İvmeölçer.

Absorptiometer : Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Soğurma cihazı. Soğurumölçer. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Absorbsiyometre.

Absorption loss : Emme yitiği. Soğurum yitimi. Emme yitmesi. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Absorpsiyon kaybı. Soğurma kaybı. Emme kaybı.

Absorptivity : Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurganlık. Yutma katsayısı. Emicilik. Soğurabilirlik. Emme yetkesi. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Soğurma katsayısı. Yutuculuk. Emebilirlik.

 

Absorption band : Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Absorpsiyon bandı. Soğurum kuşağı. Soğurma bandı.

Absolute magnitude : 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Mutlak büyüklük. Saltık büyüklük.

Acoustic feedback : Akustik geribesleme. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Ses geribeslemesi. Hoparlör geri beslemesi.

Absolute units : Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Temel kütle. Salt birimler. Saltık birimler.

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Positive column synonyms : absorption edge, abcoulomb, abnormal reflection, absolute zero, abampere, acoustic absorptivity.