Boyama nedir, Boyama ne demek
- Boyamak işi, pentür

- Renkli yazma ya da mendil.
- Rengi boya ile sonradan verilmiş olan.
"Boyama" ile ilgili cümle
- "Bunlar, eşitlikten yana olduklarını söyleseler de yaptıkları işler hep kendi ipliklerini boyamaya dayanır." - S. Birsel
- "Kara olan uzun bıyıkları, saçlarına pek uymuyor, boyama bıyığa benziyordu." - O. C. Kaygılı
Yerel Türkçe anlamı:
Boyanmış bez, şalvar, başörtüsü.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Filmin herhangi bir renge elle boyanması işi. (Renkli film çıkmadan önce, seyirci üzerinde etki uyandırmak amacıyla bazı görünçlükler çeşitli renklere boyanırdı. Boyamada pozitif görüntü tek renge boyanır; böylelikle görüntünün saydam bölümleri renkli olduğu halde saydamsız bölümleri değişmez. Renklendirmenin karşıtı).
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Doku ve organların ışık mikroskobunda incelenmesi için boyama tekniklerinin uygulanması. Kullanılan pek çok boya asidik ve bazik bileşikleri içerir. Bazik boyaları toluidin mavisi, metilen mavisi, bazik fuksin, tiyonin, safranin, hematoksilen ve karmin; asit boyaları ise oranj G, eozin, Kongo- kırmızısı ve pikrik asit oluşturur.
Bilimsel terim anlamı:
Metal yüzeyleri boya ile örtme işlemi.
İngilizce'de Boyama ne demek? Boyama ingilizcesi nedir?:
painting, tint(ing), dyeing, colouring (abd: coloring), staining
Osmanlıca Boyama ne demek? Boyama Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
televüm
Boyama hakkında bilgiler
Boyama tekstil malzemesi olan gevşek lif, iplik ve kumaşa renk verme işlemi veya boya ile giysiyi biçimlendirmedir.
Binlerce yıldır boyama insanların giysilerini süsleme, veya kumaşların diğer kullanımı için kullanılıyor ve birincil kaynak olarak tabii boyalar hayvan ve bitkilerden çıkartılıyordu. Son 150 yıl içinde insan renk yelpazesini genişletmek ve boyaların yıkanmaya ve genel kullanıma karşı daha dayanıklı olması için yapay boyaları üretti. Farklı lif tipleri için farklı boya sınıfları kullanıldı ve kumaş ve giysi üretmek için farklı tekstil üretim aşamaları kullanıldı.
Akrilik lifler ana boyalar ile boyandı, naylon ve protein lifler ise yün ve ipekliler gibi asid boyasıyla boyandı, polyester ipliği dağılma boyayla boyandı. Pamuk tekne boyası içeren bir seri boya ile boyandı.
Boyama ile ilgili ilk kanıt Hindistan'da Mohenjo-daro (İ.Ö. 3ncü milenyum) bölgesinde yapılmış olan arkeolojik kazılarda bitki boyası ile boyanmış bir pamuk parçasının keşfedilmesinden gelir. Bu olayda kullanılan boya rubia adlı bitkiden elde edilen boyadır ve çivit boyası gibi diğer boyalar diğer bölgelere ticaret yoluyla tanıtılmıştır. Büyük İskender ile ilişki (boyamayı askeri kamuflajda başarıyla kullanmıştır) bundan başka boyamanın Hindistan'dan yayılmasına yararı dokunmuştur.
Boyama ile ilgili Cümleler
- Evi boyamayı bitirmenin kaç saat süreceğini merak ediyorum.
- En sevdiğiniz boyama araçları nelerdir?
- Çitimizi boyamanızı istediğimiz renk bu.
- O küçük kız kardeşine odasının duvarını boyamasına yardım ettirdi.
- O odayı boyamak birkaç saatimi aldı.
- Garaj boyamak bizim için tüm hafta sonu sürdü.
- Tom'un çiti boyamasına yardım ettim.
Boyama anlamı, tanımı:
Boya : Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep.
Boyama kazanı : Örgü yünlerinin veya ipliklerin boyanma işleminin yapıldığı büyük tekne.
Boyama kitabı : Küçükleri eğitici nitelikte içinde boyanacak resimler bulunan kitap.
Gaz boyaması : En son işlem olarak gaz yağına sokularak boyaları sabitleştirilmiş olan başlık, başörtüsü.
Boyamak : Azarlamak. Boya sürerek veya boyaya batırarak renk vermek. Ağır söz söylemek, aşağılamak.
Göz boyamak : Kandırmak, yanıltmak, gösterişle aldatmak.
Kana boyamak : Kan içinde bırakmak.
Renkli : Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan.
Yazma : Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha. Bu bezden yapılmış. Yazmak işi, tahrir. Kabakulak. Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez.
Mendil : İçine bazı şeyler konulan kumaş, yağlık. Burun ve ter silmekte, el ve yüz kurulamakta kullanılan küçük, kare biçiminde kumaş veya yumuşak, ince kâğıt.
Tekstil : Dokuma. Dokumacılık.
Malzeme : Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı. Gereç.
İplik : Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi. Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu.
Kumaş : Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma. Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.
Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.
Boyamaddesi, pigment : (zooloji)
Diğer dillerde Boyama anlamı nedir?
İngilizce'de Boyama ne demek? : n. coloring, colouring [Brit.], painting, dyeing, dye, stain
Fransızca'da Boyama : coloration [la], coloriage [le], peinture [la]
Almanca'da Boyama : n. Tinktion
Rusça'da Boyama : n. окраска (F), краска (F), крашение (N), покраска (F), раскрашивание (N), намазывание (N)

Bu kısımda Boyama nedir? Boyama ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Boyama tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Boyama hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.