Bleed somebody türkçesi Bleed somebody nedir

  • Para sızdırmak.

Bleed somebody ingilizcede ne demek, Bleed somebody nerede nasıl kullanılır?

Bleed : Para sızdırmak. Akmak (boyası). Sızdırmak. Kanamak. Kanını emmek. Kan gelmek. Yolmak. Kan almak. Hacamat etmek. Kaçırmak.

Somebody : Şahsiyet. Kimisi. Biri. Önemli kimse. Kimse. Birisi. Bazısı. Bir kimse. Önemli birisi.

Bleed for : Yüreği kan ağlamak. İçi sızlamak.

Bleed off : Basınç boşalmak. Boşaltma. Boşaltmak. Kaçmak. Yük atmak. Yük atma. Kaçırmak. Gaz boşalmak. Basınç.

Bleed to death : Kan kaybından ölmek.

Bleed white : Kan veya kaynakların boşaltılması. Beyaz kanama.

İngilizce Bleed somebody Türkçe anlamı, Bleed somebody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bleed somebody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blackmailed : Şantaj yapmak.

Gouges : Kazıklamak. Şantajla para almak. Oymak.

Squeezes : Sıkıştırmak. Tıkıştırmak. Sıkmak (meyve veya ıslak bez vb'ni). Sıkmak. Sıkışmak. Zorla almak. Ezmek. Suyunu çıkarmak. Baskı yapmak.

Squeeze : Ezmek. Sığdırmak. Sıkışmak. Baskı yapmak. Sıkmak (meyve veya ıslak bez vb'ni). Ezilmek. Sıkma. Merkez bankasının paranın değerini artırmak amacıyla para sunumunu daraltması. piyasalarda sunumun yeterli olmadığı durumda istem fazlasının yüksek fiyatlarla dengelendiği durum. maliyetlerdeki artışların tüketiciye yansıtılamadığı ve dolayısıyla karların azaldığı durum. Zorla almak.

 

Clean out : Soymak. Boşaltıp temizlemek. Seçmek. Ayıklamak. İçini silmek. Temizlemek. Boşaltmak. Parasız bırakmak. Birşeyin içini boşaltmak.

Bled : Akmak (boyası). Kan ağlamak. Kan kaybetmek. Kanını emmek. Kanamak. Kan almak. Boşaltmak (sıvı, gaz).

Extort money : Koparma. Bir kimseden baskı ve tehditle yasadışı olarak alınan para. Şantajla koparılan para. Gasp edilen para.

Gouge : Oluk. Kazıklamak. Aldatmak. Oyma keskisi. Oyuk. Heykeltıraş kalemi. Küçük orak. İskarpelayla oymak. Oymak.

Bleeds : Kan ağlamak. Kenar taşması. Kan almak. Kanını emmek. Kanamak. Akmak (boyası). Kan kaybetmek. Boşaltmak (sıvı, gaz).

Shake down : Kıvrılıp yatmak. Uyum sağlamak. Yığmak. Telaşla toparlanmak. Silkelemek (ağaç vb.). Yerleştirmek. Yer yatağında uyumak. Silkmek. Üstünü aramak. Haraca bağlamak.

Bleed somebody synonyms : bleed, squeeze money out of, tap, blackmails, blackmail.