Bu sayfada Bleed ne demek nedir bleed hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi bleed resimleri yazıları türkçesi ne demek bleed ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller bleed hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Bleed nedir English: I bleed easily when I am cut. Turkish: Kesildiğim zaman kolayca kanarım. English: Moustapha might bleed to death if we don't get him to a hospital soon. Turkish: Eğer kısa sürede hastaneye götürmezsek Mu...
Bleed somebody nedir : Para sızdırmak. Akmak (boyası). Sızdırmak. [#Kanamak. Kanını emmek. Kan gelmek. Yolmak. Kan almak. Hacamat etmek. Kaçırmak. Somebody : Şahsiyet. Kimisi. Biri. Önemli kimse. Kimse. Birisi. Bazısı. Bir kimse. Önemli birisi...
Bleed white nedir : Kan almak. Kaçırmak. Para sızdırmak. Akmak (boyası). Sızdırmak. Kanamak. Boşaltmak (sıvı, gaz). Kan ağlamak. Boyası akmak. Kanını emmek. White : Yumurta akı. Solgun. Beyaz. Gözün beyaz kısmı. Beyaz ırktan olan. Soluk ben...
Bleeder pipe nedir : Geleneksel toplumlarda hastalığı iyileştirmek amacıyla hastadan kan alan kimse. Boşaltma musluğu. Akıtma yeri. Havalandırma deliği. Boşaltma vanası. Para sızdıran. Şantajcı. Boşaltıcı. Hemofili hastası. Bleeder resistanc...
Bleeder resistor nedir : Para sızdıran. Hemofili hastası. Boşaltıcı. Akıtma yeri. Havalandırma deliği. Boşaltma musluğu. Şantajcı. Boşaltma vanası. Geleneksel toplumlarda hastalığı iyileştirmek amacıyla hastadan kan alan kimse. Resistor : Ayarlı...
Bleeders disease nedir : Havalandırma deliği. Para sızdıran. Hemofili hastası. Şantajcı. Disease : Lyme hastalığı. Maraz. Hastalık. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve ...
Bleeding heart nedir : Suverme. Beton sütü. Allah'ın cezası. Havasını alma. Kanayan. Kanın veya alyuvarların kalp ve damarlar dışına çıkması, hemoraji. Adet. Kanama. Lanet. Kanatma. Heart : Can. Yürek. Orta kısım. Cücük. Ritmik kasılmalarıyla ...
Bleeding to death nedir : Kanın veya alyuvarların kalp ve damarlar dışına çıkması, hemoraji. Kanatma. Allah'ın cezası. Lanet. Suverme. Kanayan. Beton sütü. Havasını alma. Adet. To : E. İla. Arasında. Ye. İle. Oranla. -mek -mak (mastar). -e kadar....
Bleedings nedir heart : Şebboy. Başkalarının sorunlarına fazlasıyla sempatiyle yaklaşan kimse. Kız kalbi. Bleeding of the nose : Burun kanaması. to death : Kan kaybından ölmek. Bleeding tooth : Diş kanaması. vaginal bleeding : vajinal akı...
Bleed for nedir : Kan kaybetmek. Hacamat etmek. Para sızdırmak. Kan ağlamak. Akmak (boyası). Yolmak. Boşaltmak (sıvı, gaz). Kan gelmek. Kan almak. Kanını emmek. For : Çünkü. Bir takımyıldızın adı. Diye. Yönünden. İçin. Şerefine. Dolayı. Y...
Bleed off nedir : Yolmak. Kaçırmak. Kanamak. Hacamat etmek. Kan almak. Kan gelmek. Akmak (boyası). Kan ağlamak. Boşaltmak (sıvı, gaz). Boyası akmak. Off : Öldürmek. Kapalı. Dışında. Yanılmak. Azalmak. Soğutmak. İndirmek. Başlangıç. Kalkma...
Bleed to death nedir English: Moustapha might bleed to death if we don't get him to a hospital soon. Turkish: Eğer kısa sürede hastaneye götürmezsek Mustafa kan kaybından ölebilir. English: You won't bleed to death. Turkish: Kan kayb...
Bleeder nedir pipe : Boşaltma borusu. Tahliye borusu. Bleeder resistance : Yanıt eğrisi kontrol direnci. Önyükleme direnci. resistor : Gerilim düzen direnci. Kaçak direnci. Bleeders : Hemofili hastası. Şantajcı. Para sızdıran. Havalandı...
Bleeder resistance nedir : Boşaltma musluğu. Boşaltıcı. Havalandırma deliği. Boşaltma vanası. Para sızdıran. Hemofili hastası. Şantajcı. Geleneksel toplumlarda hastalığı iyileştirmek amacıyla hastadan kan alan kimse. Akıtma yeri. Resistance : Bir ...
Bleeders nedir disease : Akan kanın kolay dinmemesi hastalığı. Bleeder pipe : Tahliye borusu. Boşaltma borusu. resistance : Yanıt eğrisi kontrol direnci. Önyükleme direnci. Bleeder resistor : Gerilim düzen direnci. Kaçak direnci. : Boşal...
Bleeding nedir English: Ali is bleeding again. Turkish: Ali tekrar kan kaybediyor. English: Ali was bleeding heavily from a gunshot wound. Turkish: Ali bir ateşli silah yarasından şiddetli kanama geçiriyordu. English: Do someth...
Bleeding of the nose nedir : Kanatma. Havasını alma. Beton sütü. Allah'ın cezası. Kanama. Kanayarak. Kanayan. Adet. Suverme. Of : -nın. Nin. Yüzünden. Li. -li. Den. In. Hakkında. -dan. Karşı. [#The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse...
Bleeding tooth nedir : Kanatma. Kanın veya alyuvarların kalp ve damarlar dışına çıkması, hemoraji. Suverme. Havasını alma. Kanama. Allah'ın cezası. Beton sütü. Kanayarak. Adet. Tooth : Sert yüzey (kağıt vb.). Sert yüzey (kağıt). Diş açmak. Diş...
Bleeds nedir English: His toe bleeds. Turkish: Parmağı kanıyor. English: My heart bleeds. Turkish: Yüreğim kan ağlıyor. English: My heart bleeds for you. Turkish: Kalbim senin için kan ağlıyor. : Burun kanaması. Bleed fo...