Bleedings türkçesi Bleedings nedir

  • Suverme.
  • Allah'ın cezası.
  • Adet.
  • Havasını alma.
  • Beton sütü.
  • Kanayarak.
  • Kanama.
  • Kanayan.
  • Kanatma.

Bleedings ingilizcede ne demek, Bleedings nerede nasıl kullanılır?

Bleeding heart : Şebboy. Başkalarının sorunlarına fazlasıyla sempatiyle yaklaşan kimse. Kız kalbi.

Bleeding of the nose : Burun kanaması.

Bleeding to death : Kan kaybından ölmek.

Bleeding tooth : Diş kanaması.

Abnormal vaginal bleeding : Kanlı vajinal akıntıların normalden fazla olması veya görülmemesi gereken zamanlarda (ineklerde postöstral dönem, doğum ve doğum sonrası dönem; köpeklerde proöstrüs, doğum ve doğum sonrası dönem dışında) gözlenen kan ve kanlı akıntılar. Anormal vajina kanaması.

Bleeding : Kanatma. Adet. Lanet. Kanama. Kanın veya alyuvarların kalp ve damarlar dışına çıkması, hemoraji. Havasını alma. Suverme. Kanayan. Beton sütü.

Love lies bleeding : Tilkikuyruğu. Yabani kadife. Horozibiği.

Menstrual bleeding : Adet kanaması.

Postestral bleeding : Postöstral kanama. Sığırlarda kızgınlığın bitimini izleyen 2-3 gün içinde, kandaki östrojen seviyesinin düşmesine bağlı olarak döl yatağı kılcal damarlarından diapedezis yoluyla oluşan kanama nedeniyle görülen vajinal kanlı akıntı, postöstral kanama. Metöstrüs kanaması.

Perivaginal bleeding : Güç doğumlarda vajinal yırtıklara bağlı kanama. Perivajinal kanama.

 

İngilizce Bleedings Türkçe anlamı, Bleedings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bleedings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bloodiest : Kör olasıca. Kanatmak. Kan dökülen. Zalim. Kana bulanmış. Kanlı. Kanını akıtmak. Uğursuz. Kana susamış.

Formality : Tören. Formalite. Resmilik. Usul. Bir iş ya da ilişkide uyulması öngörülen onamlı ya da onamsız kural. bk. onamlı ilişki. Biçimcilik. Muamele. Teklif. Samimiyetsizlik.

Drat : Lanet olası. Hey.

Goddamn : Kahrolası.

Ungodly : Dinsiz. Berbat. Allah'sız. Kötü. Günahkar.

Bloodier : Kanlı. Kana susamış. Kana bulanmış. Lanet olası. Kan dökülen. Uğursuz. Zalim. Kan gibi. Kanını akıtmak.

Hematocele : İç kanama (tıp veya medikal terimi). İç kanama. Hematosel. Vücudun bir boşluğuna kan kaçması.

Venting : Atmosfere yayılma. Tahliye. Çıkarmak. Gaz deliği açma. Şiş çekme. Belli etmek. Havalandırmak. Açığa vurmak. Delik açmak.

Ventings : Gaz deliği açma. Atmosfere yayılma. Tahliye. Şiş çekme.

Entries : Madde. Kayıt. Girdiler. Sahneye çıkma. Girişler. Kalem. Antre. Girme. Katılma.

Bleedings synonyms : haemorrhagia, elegance, fashions, drat it, hemorrhages, customary usage, bloody, ungodlier, blithering, groove, custom, catamenia, haemorrhage, fashion, convention, goddamned, courses, haemorrhagic, folkway, folk, genteelness, conventions, haemorrhages, quenching, fruitful, bleeding, consuetude, drat you, blinking, gentility, hemorrhage.

Bleedings zıt anlamlı kelimeler, Bleedings kelime anlamı

Unfruitful : Kısır. Başarısız. Meyvesiz. Bereketsiz. Verimsiz. Meyvesız.

Inelegance : Zarafetsizlik. Terbiyesizlik. İnce olmama. Kabalık. Çirkinlik.