Ventings türkçesi Ventings nedir

  • Tahliye.
  • Şiş çekme.
  • Gaz deliği açma.
  • Havasını alma.
  • Atmosfere yayılma.

Ventings ingilizcede ne demek, Ventings nerede nasıl kullanılır?

Venting : Havalandırmak. Çıkarmak. Tahliye. Atmosfere yayılma. Hava almaya çıkmak. Açığa vurmak. Belli etmek. Delik açmak. Gaz deliği açma. Şiş çekme.

Circumventing : Tekerine çomak sokmak. Yanından geçme. Çevresini sarmak. Dolambaçlı bir yoldan gitme. Alt etmek. Bozmak. Tuzağa düşürmek. Kurtulmak. Yana kaçmak. Savmak.

Circumventing the law : Kanunun etrafından dolaşma. Yasal sistemin etrafında olma. Yasadan kaçınma.

Conventing : Manastır. Rahibelerin yaşadığı binalar. Kadınlar manastırı. Rahibe manastırı.

Eventing : Binicilik yarışması. Binicilikle ilgili rekabet.

Ventilating : Havalandırma.

Ventiduct : Tenek borusu. Hava borusu. Havalandırma kanalı.

Ventilates : Açığa vurmak. Belirtmek. Hava vermek. Açıkça tartışmak. Oksijen vermek. Taze hava vermek. Havalandırmak. İfade etmek.

Ventilated : Oksijen vermek. Açıkça tartışmak. Belirtmek. Açığa vurmak. Havalandırma sistemi. Havalandırılmış. Havalandırmak. Havalandırılan.

Reinventing : Yeniden oluşturmak. Yeniden şekil vermek. Yeniden icat etmek. Yeniden keşfetmek.

İngilizce Ventings Türkçe anlamı, Ventings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ventings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Evictions : Kovma. Zapt hali. (ev sahibinin) evi tahliye etmesi. Dışarı atma. Çıkarma. Mahkeme kararıyla tahliye. Tahliye ettirme. Kanunen el koyma.

Emptyings : Bira veya şarap posası. Boşaltma.

Selling : Satım. Satış. Satıcılık. Satmak. Satı.

Evacuation : Ayırılma. Pislik. Kimi koşulların varlığı durumunda, bir tutmanlık sözleşmesi sona ermeden, ama genellikle tutmanlık sözleşmesinin süresinin bitiminde, konut iyesinin başvurusu üzerine, yönetim ve yargı orunlarınca, tutmanın oturtmakta olduğu yapıyı bırakmaya zorlanması. Kaka. Boşaltma. İfraz. Salıverme. Dışarı atma. Boşaltım.

Vendition : Satış. Pazarlama. Ticaret yapma.

Dealing : Davranış. İlişki. İş. Yaklaşım. Ticaret. Alışveriş. Uğraşma. Dağıtma. Muamele.

Evacuating : İnsanlardan temizleme eylemi. İnsanları tahliye etme eylemi (tehlikeli bir bölgeden, savaş hattından, vb.). Tahliye eylemi. İnsanları boşaltma eylemi. Boşaltma. Geri çekilme. Boşaltma eylemi.

Discharging : Boşalmak. Ateş etmek. Boşaltma. Görevden almak. İltihap çıkmak. İşten atmak. Muaf tutmak. Yastık altında tutulan paraların yeniden dolaşıma sokulması. Boşalıyor. Atmak.

Marketing : Sürülme. Pazarlama. Piyasaya sunma. Satış bilimi. Alışveriş. Malların iyi ve çok olarak nasıl satılabileceğini araştıran ve bunları uygulayan bilim. İşletmenin, satış olanaklarını belirleyerek üretilen mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaştırılması sırasında kar elde etmek amacıyla çeşitli unsurları etkilemeye ve denetlemeye yönelik yaptığı etkinlikler. Alışveriş yapma.

Bleeding : Beton sütü. Lanet. Adet. Kanatma. Kanayan. Suverme. Kanama. Kanayarak.

Ventings synonyms : dealings, eviction, hawking, debarkment, venting, merchandising, peddling, discharge, disembarkations, emptying, ejection, disembarkation, transaction, evacuations, rental, disembarkment, bleedings, ejections, ejectment.