Conventing türkçesi Conventing nedir

  • Manastır.
  • Kadınlar manastırı.
  • Rahibe manastırı.
  • Rahibelerin yaşadığı binalar.

Conventing ingilizcede ne demek, Conventing nerede nasıl kullanılır?

Conventicle : Gizli cemaat toplantısı. Ayin yapmak amacıyla yapılan gizli toplantı. Dini toplantı binası. Gizli dini toplantı. Kanuna aykırı ayin.

Conventicles : Dini toplantı binası. Ayin yapmak amacıyla yapılan gizli toplantı. Kanuna aykırı ayin. Gizli cemaat toplantısı. Gizli dini toplantı.

Convention : Töre. Adet. Sayma. Uzlaşma. Gelenek. Toplanma. Toplantı. İki ya da daha çok devlet arasında yapılan bağlayıcı yazılı sözleşme. Bilgisayar, iktisat, tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Uylaşım.

Convention for the protection of human rights and fundamental freedoms : .

Convention merchandieses routier : Uluslararası karayolu taşımasıyla ilgili sorumluluk ve sözleşmeleri düzenleyen ve 1956 yılında cenevre’de imzalanıp 1961 yılında yürürlüğe giren anlaşma. Cmr anlaşması.

Convention on high seas : Açık deniz sözleşmesi.

Conventional drive : Konvansiyonel tahrik.

Conventional bombs : Nükleer başlıksız patlayıcı. Klasik bomba.

Convention on the privileges and immunities of the united nations : .

Convention of the bern union for the protection of literary and artistic works : .

 

İngilizce Conventing Türkçe anlamı, Conventing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conventing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mores : Töre. Örf ve adet. Adetler. Gelenekler. Toplumun gönencine uygun düştüğüne ortaklaşa olarak inanılan gelenek, göreneklerle aktöre kurallarının tümü. Töreler. Alışkanlıklar.

Cloister : İnzivaya çekilmek. Manastıra kapatmak. Kapalı geçit. Ayırmak. Kapanmak. Kemerli yol. Manastıra kapamak. Dehliz. Tecrit etmek.

Disenchanting : Büyüden kurtarmak. Gözünü açmak. Aklını başına getirmek. Düş kırıklığına uğratmak. Gözünü açma.

Cloisters : Tecrit etmek. Manastıra kapamak. Kapalı geçit. İnzivaya çekilmek. Kapanmak. Dehliz. Ayırmak. Kemerli yol. Manastıra kapatmak.

Pattern : Örnek. Aynen kopya etmek. Benzeterek yapmak. Modele göre yapmak. Kopyasını çıkarmak. Numune. Şablon. Kalıp. Örnek almak. Bir bölümün özdeş görünümlü bir parçası, bir birimi olan bir işleme, bir şekil ya da resim.

Rule : Emretmek. Sözü geçmek. Usul. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Yönetmelik. Egemen olmak. Karara varmak. Hükümet etmek. Yönetim. İlke.

Friar : Frer (erkeklere özgü bazı dini tarikatlarda). Geçimini kiliseye yapılan bağışlarla sağlayan din görevlisi. Katolik rahibi. Keşiş (katolik). Papaz. Rahip. Keşiş.

Conventing synonyms : code of behavior, convents, nunnery, monasteries, formula, credible, friary, nunneries, normal, practice, convent, universal, priories, abbey, monastery, priory, cloistering, disillusioning, code of conduct, abbeys, persuasive, friaries.

Conventing zıt anlamlı kelimeler, Conventing kelime anlamı

Dissuasive : Vazgeçirici. Caydıran. Caydırıcı.

Unconvincing : Şüpheli. İkna edici olmayan. İnandırıcı olmayan. İkna etmeyen.

Disassembly : Sökme. Demontaj. Parçalara ayırma. Demonte. Söküş. Söküm. Dağılım. Ayırma. Parçalara kısımlara ayırma.