Dissuasive türkçesi Dissuasive nedir
- Caydırıcı.
- Caydıran.
- Vazgeçirici.
Dissuasive ingilizcede ne demek, Dissuasive nerede nasıl kullanılır?
Dissuasively : Vazgeçirerek. Engelleyerek. Caydırıcı olarak. Caydırıcı bir şekilde. Caydırarak. Cesaret kırarak.
Dissuasiveness : Vazgeçiricilik. Cesaret kırıcılık. Caydırıcılık. Engelleyici olma durumu.
Dissuasion : Kandırma. Vazgeçirme. İkna. Caydırma.
Dissuasions : Caydırma. İkna. Vazgeçirme. Kandırma.
Dissuadable : Cayrılabilir. Engellenebilir. Caydırılabilir. Vazgeçirilebilir.
Dissuaded : Cesaret kırmak. Vazgeçirmek. Aklını çelmek. Çelmek. Fikrini çelmek. Caydırmak. Kandırmak. Vazgeçirtmek.
Dissuade : Kandırmak. Vazgeçirmek. Cesaret kırmak. Çelmek. Caydırmak. Vazgeçirtmek. Fikrini çelmek. Aklını çelmek.
Dissuading : Aklını çelen. Caydırmak. Aklını çelmek. Caydıran. Kandırmak. Vazgeçiren. Kandıran. Caydırma. Vazgeçirmek.
Dissuader : Caydırıcı kişi. Vazgeçiren. Engelleyen. Cesaret kıran. Caydıran.
Dissuade from : Caydırmak. -sını engellemek. Aklını çelmek. Vazgeçirmek. -den caydırmak. -den vazgeçirmek.
İngilizce Dissuasive Türkçe anlamı, Dissuasive eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dissuasive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dissuading : Caydırma. Aklını çelen. Caydırmak. Kandıran. Vazgeçiren. Kandırmak. Vazgeçirmek. Aklını çelmek.
Dissuader : Cesaret kıran. Vazgeçiren. Caydırıcı kişi. Engelleyen.
Exemplary : Örnek olarak gösterilmeye uygun. İbret vermek için yapılan. Örnek gösterilen. İbretlik. Uyarı niteliğinde. Örnek niteliğinde olan. Emsal. İbret verici. Örnek alınacak. Örnek verici.
Persuaders : İkna edici tip. Tabanca. İkna edici kimse. İkna edici. İnandırıcı kimse.
Aversive : İtici. Tiksindirici.
Warning : Uyarı. Uyarma. Nasihat. Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrenciye, cezayı gerektiren bir davranışta bulunduğunu ve yinelemesinden kaçınması gerektiğini yazılı olarak bildirme. İkaz. Dikkat çekme. Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrenciye davranışının kusurlu olduğunun yazılı olarak bildirilmesi. Öğüt. Tembih. İbret.
Deterrents : Yıldırıcı. Caydırıcı şey. Caydıran kimse. Önleyici. Vazgeçiren şey. Caydırıcı silah. Engelleyici.
Intimidating : Korkutucu. Sindirici. Tehdit edici. Göz korkutucu.
Admonitory : Uyarı niteliğinde. Uyarıcı. Öğüt niteliğinde. Sitemkar. Uyarı. Nasihat olarak. Sitem eden.
Persuader : İkna edici kimse. İkna edici tip. İnandırıcı kimse. İkna edici. Tabanca.
Dissuasive synonyms : deterrent, discouraging, disincentive, monitory, cautionary, discourager.
Dissuasive zıt anlamlı kelimeler, Dissuasive kelime anlamı
Persuasive : İkna edici. Kandırıcı. Güçlü. İnandırıcı.
Encouraging : Cesaret verici. Teşvik etme. Özendirici. Yüreklendirici. Teşvik edici. Umut verici. Cesaretlendirici. Ümit verici. Umut veren. Suça yataklık etmek.
Dissuasive ingilizce tanımı, definition of Dissuasive
Dissuasive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to dissuade or divert from a measure or purpose. As, dissuasive advice. Dehortatory.

Bu kısımda Dissuasive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dissuasive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dissuasive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dissuasive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.