Exemplary türkçesi Exemplary nedir

  • Örnek alınacak.
  • Örnek olarak gösterilmeye uygun.
  • Uyarı niteliğinde.
  • Örnek niteliğinde olan.
  • Örnek gösterilen.
  • İbret verici.
  • Örnek.
  • İbret vermek için yapılan.
  • İbretlik.
  • Emsal.
  • Örnek verici.

Exemplary ile ilgili cümleler

English: He is an exemplary person with an excellent reputation.
Turkish: O, mükemmel şöhretiyle örnek alınacak bir kişidir.

English: Ali is doing an exemplary job.
Turkish: Ali örnek bir iş yapıyor.

Exemplary ingilizcede ne demek, Exemplary nerede nasıl kullanılır?

Exemplary behavior : İdeal veya övülmeye değer davranış. Özenmeye değer davranış. Örnek davranış.

Exemplary damages : Cezai tazminat. Maddi zarardan ayrı ceza tazminatı. Cezai zarar. İbret verici tazminat. Cezai veya cezalandırıcı tazminat. Sorumlu tarafı cezalandırmak amacıyla artırılmış tazminat ödemesi.

Gratuitous exemplary : Parasız sayı. Yayım anlaşmasında yer alan koşullara ya da geleneklere göre, bir yapıtın basılmış sayılarından yazara armağan olarak verilen sayı.

Exemplar : Suret. Model. Simge. Timsal. Kopya. Sembol. Misal. Numune. Nüsha. Örnek.

Exemplarily : Örnek olarak. Örnek olacak şekilde.

Exempli : Örnek.

Exemplification : Tam ve eksiksiz onaylı suret. Örnek. Resmi mühürlü suret. Numune. Sembol. Örnekleme. Misal. Örneklendirme. Resmi onaylı suret. Timsal.

 

Exemplifications : Sembol. Numune. Resmi onaylı suret. Timsal. Örneklendirme. Örnek. Örnekleme. Misal. Tam ve eksiksiz onaylı suret. Resmi mühürlü suret.

Forms of exemplaries : Çoğaltılmış sayıların biçimleri. Çeşitli araçlarla çoğaltılarak satışa sunulan yapıtların boyutları ve dış görünüşleri (5846 sayılı yasaya göre korunmaktadır).

Exemplaire : Bir kitap kopyası (fransızca).

İngilizce Exemplary Türkçe anlamı, Exemplary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exemplary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Example : Mesala. İbret. Numune. Kip. Ders. Misal. Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça.

Examples : Misal. Ders. İbret. Örnekler.

Equals : Akran. Yaşıt. Denk.

Dampness : Rutubetlilik. Yaşlık. Islaklık. Nem. Nemlilik. Pusluluk. Rutubet.

Warning : Öğüt. Dikkat çekme. Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrenciye davranışının kusurlu olduğunun yazılı olarak bildirilmesi. Uyarı. Uyarıcı. Uyarma. İhtar. İkaz etme. İkaz. Uyartı.

Compeer : . Akran. Arkadaş.

Epitomes : Öz. Somut örnek. Özet. İdeal. Misal. Simge.

Counterparts : Eş. Meslektaş. Akran. Karşılık. Suret. Karşıtlar. Benzer.

Ensample : Örneklemek. Nümune. Örneklerle açıklamak. Örnek yoluyla göstermek. Örnek göstermek.

Exemplary synonyms : exempli, dissuasive, module, duplications, fellow, noteworthy, worthy, copy, floor area ratio, equal to, peer, compeers, archetypal, precedent, equal, exemplar, a case in point, exemplars, model, epitome, exempla, counterpart, admonitory, precedents, fellowing, ensamples, duplication, monitory, coefficient, cautionary.

 

Exemplary zıt anlamlı kelimeler, Exemplary kelime anlamı

Unworthy : Alçakça. Değersiz. Hak etmeyen. Yakışmaz. Değimsiz. Aşağılık. Değmez. Uygunsuz. Layık olmayan.

Persuasive : Güçlü. İnandırıcı. Kandırıcı. İkna edici.

Exemplary ingilizce tanımı, definition of Exemplary

Exemplary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an exemplary person. Exemplary conduct. Serving as a pattern. Commendable. An exemplar. Deserving to be proposed for imitation. Also, a copy of a book or writing.