Ensample türkçesi Ensample nedir

  • Örneklemek.
  • Örneklerle açıklamak.
  • Nümune.
  • Örnek yoluyla göstermek.
  • Örnek göstermek.
  • Örnek.

Ensample ingilizcede ne demek, Ensample nerede nasıl kullanılır?

Ensamples : Örnek yoluyla göstermek. Örnek. Örnek göstermek. Nümune. Örneklemek. Örneklerle açıklamak.

Trimetobensamid : Trimetobenzamit. Zayıf d2 almaç engelleyicisi etki gösteren, kusma kesici olarak kullanılan bir ilaç.

Ensanguine : Kanla lekelemek. Kanla kirlenmek. Kana boyamak. Kana bulamak. Kanla kaplamak. Kan lekesi yapmak.

Ensanguined : Kanla lekelemek. Kanla kaplamak. Kanla lekelenmiş. Kana boyanmış. Kan kırmızısı. Kana bulamak.

A mensa et thoro : (latince) daireden ve yataktan. Evlilik bağını koparmayan ancak karı ve kocaya ayrı birer yaşam sürme izin veren boşanma (hukuk terimi).

Cause a sensational emotion : Sansasyona neden olmak.

Auditory sensation : İşitsel hassasiyet.

Aileron compensation : Kanatçık düzeltmesi.

As a compensation : Telafi olarak. Hakkını vererek. Bedel olarak. Geri ödeme olarak.

Bass compensation : Kalın sesleri düzenleme.

İngilizce Ensample Türkçe anlamı, Ensample eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ensample ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exemplars : Sembol. Model. Kopya. Suret. Misal. Simge. Timsal. Nüsha. Numune.

 

Copy : Kopyalamak. Kopya. Kopya çekmek. Basımevinin bulunmasından önce yazmaların elle çoğaltılması işi. Aktarma. Yapım modeli ya da resim olarak kullanmak için, güzel sanat yapıtlarını olduğu gibi alma. Kopyasını yapmak. Bilgisayar, bilişim, hukuk, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Örnek almak. Asıl kuşağın karşıt niteliğindeki benzeri. asıl filmin, çeşitli amaçlarla kullanılmak üzere hazırlanmış benzeri (bu anlamda hep pozitif eşlem anlatılır). (bir negatifin eşlemi pozitif, bir pozitifin eşlemi negatifidir.).

Exemplify : Göstermek. Örnek vermek. Resmi onaylı suretini çıkarmak. Örneklendirmek. Örnek olmak. -in örneği olmak. Örnek oluşturmak. Örneklerle göstermek.

Epitomizes : Özetlemek. Özetini yapmak. İcmal etmek. Örneği olmak. Somut örneği olmak.

Cross section : Biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tanecik çarpışmaları olasılıklarını veren, bir taneciğin etkileşim alanı ile ilgili nicelik. Bir organizmayı boy eksenine dik ya da en eksenine paralel olarak kesen kesit. transversal kesit. Etkin kesit. Transeksiyon. Çapraz kesit. Profil. Bir öğeciğin gelen bir temel parçacık demetine gösterdiği etkin yüzey; bu yüzey, parçacıklar ile öğecik arasındaki etkileşimin ölçüsüdür. Kesit alan. Kesit yüzeyi.

Tasting : Düzensizlik. Tatma. Tadına bakma.

Exemplary : Örnek niteliğinde olan. Uyarı niteliğinde. Örnek gösterilen. Örnek verici. İbret verici. Örnek alınacak. Örnek olarak gösterilmeye uygun. İbret vermek için yapılan. İbretlik.

Instance : Misal. Aşama. Dava. Olay. İstek. Rica. Kerte. Durum. Kere.

Quintessence : Özetin özeti. Özünün özü. En mükemmel örnek. En özlü kısım. Mükemmel örnek. Cevher. Timsal. Öz.

 

Excuse : Özür. Göz yummak. Bahane. Muaf tutmak. Hoşgörmek. Affeylemek. İzin vermek. Kusuruna bakmamak. Geçirmek. Haklı çıkarmak.

Ensample synonyms : grab sample, apology, exempla, illustration, duplication, exemplifying, examples, illustrate, exempli, specimen, case in point, sampled, precedent, exemplifies, ensamples, duplications, epitomised, random sample, illustrating, epitome, example, representative, epitomises, epitomes, exception, epitomise, sample, illustrates, dampness, information, coupon, epitomize, archetypal.

Ensample zıt anlamlı kelimeler, Ensample kelime anlamı

Abstain : Çekimser kalmak. Oy vermemek. Çekinmek. Perhiz yapmak. Uzak durmak. Kaçınmak. Perhiz etmek. Çekimser olmak. Geri durmak. Sakınmak.

Ensample ingilizce tanımı, definition of Ensample

Ensample kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A pattern or model for imitation. To exemplify, to show by example. An example.