Ensamples türkçesi Ensamples nedir

  • Örneklerle açıklamak.
  • Örneklemek.
  • Nümune.
  • Örnek göstermek.
  • Örnek.
  • Örnek yoluyla göstermek.

Ensamples ingilizcede ne demek, Ensamples nerede nasıl kullanılır?

Ensample : Örneklemek. Örnek yoluyla göstermek. Örnek. Örneklerle açıklamak. Nümune. Örnek göstermek.

Trimetobensamid : Zayıf d2 almaç engelleyicisi etki gösteren, kusma kesici olarak kullanılan bir ilaç. Trimetobenzamit.

İngilizce Ensamples Türkçe anlamı, Ensamples eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ensamples ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Epitomizes : Örneği olmak. Özetlemek. Somut örneği olmak. Özetini yapmak. İcmal etmek.

Illustrates : Resimlemek. Sergilemek. Tanımlamak. Anlatmak. Resimler koymak. Resimlerle süslemek. Resimlendirmek. Resmetmek.

Copy : Taklit etmek. Kopya çekmek. (sınavda) kopya çekmek. Kopya. Eşlem. Kaynak verilerde hiçbir değişiklik yapmadan, verileri bir veri ortamından okuyup, değişik de olabilen bir fiziksel biçimde, başka bir ortama yazma. örn. bir deste delikli kartı mıknatıslı kuşağa aktarma. sonuç, aktarmanın yapıldığı koşullara bağlı olarak, özgün kaynaktan belli ölçülerde değişik görünümlere de dönüştürülebilir. veri kaynağına ve sonucun amacına göre türlü bağlamlarda "aktarma" sözcüğünün çizelgede gösterilen eşanlamlıları kullanılır: aktarma türleri: ..tablo. Yapım modeli ya da resim olarak kullanmak için, güzel sanat yapıtlarını olduğu gibi alma. Kopyası çıkarılabilmek. Bilgisayar, bilişim, hukuk, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kopyalamak.

 

Epitomise : Örnek göstermek (ayrıca epitomize). Simgelemek. Özetlemek. Kısaltmak. Somut örneği olmak. Örneği olmak. İcmal etmek. Özetini yapmak. Simgelerle anlatmak.

Exemplifying : Temsil etmek. Örnek oluşturmak. Örnek olma. Örnek teşkil etme. Örnek vermek. Resmi onaylı suretini çıkarmak.

Duplication : Asıl eşlemle aynı özelikleri taşıyan yeni bir eşlemi tek işlemde elde etme; başka bir deyişle, bir pozitiften doğrudan doğruya bir pozitif, bir negatiften doğrudan doğruya bir negatif elde etme. eşlem'in karışıtı. (çoğaltımın bu çeşidinde en yalın işlem basımdır. negatif-pozitif işlemdeyse, bir ana pozitiften bir çoğaltım negatifi elde etme anlamına gelir. bu çoğaltım negatifi de bir ana negatiften sağlanmıştır. bu durumda, çoğaltımın ikinci anlamı, asıl kuşağın özelliklerini taşıyan yeni bir kuşağı iki işlemde elde etmektir). Kopyalama. Bir kromozomun bir parçasının iki kopyasının varlığı. bir organ veya dokunun normalden fazla sayıda oluşması. üreme. Çoğaltma. Kopya. Teksir etme. Tekrar. Teksir. Gayrisafi milli hasıla hesaplamalarında aynı mal veya hizmetin hesaplara iki veya daha çok kez geçirilmesi.

Epitomises : Örneği olmak. Somut örneği olmak. Örnek göstermek (ayrıca epitomize). Özetini yapmak. İcmal etmek. Simgelerle anlatmak. Simgelemek. Özetlemek. Kısaltmak.

 

Exemplars : Suret. Timsal. Kopya. Numune. Model. Misal. Nüsha. Sembol. Simge.

Epitome : Özet. Özetkitap. Uzun bir kitabın, özü yitirilmeden kısaltılmış ya da özetlenmiş biçimi. Somut örnek. Öz. İdeal. Simge. Misal.

Exemplar : Suret. Misal. Sembol. Numune. Simge. Timsal. Nüsha. Model. Kopya.

Ensamples synonyms : sample, exemplifies, exempla, duplications, ensample, example, illustrating, archetypal, exemplify, exemplified, examples, epitomize, exemplary, dampness, illustrate, epitomised, sampled, exempli, epitomes.